400binden az nüfusu olan ada ülke(cik). otobüsleri ve (bir zamanlar) şövalyeleri (belki de korsanları) ile meşhurdur. ve türkler için gözde tatil yerlerinden tabi.
türklerden vize istemeyen, halk dilinin ingilizce ve maltaca olarak bilindiği, uzun süre ingiliz sömürgesinde kalmış, dil anlamında kendini geliştirmek için gitmeye değer olup olmadığına karar veremediğim adacık..
malta'da çok miktarda 18-22 yaş arası insan vardır. bunların çoğu dil öğrenmek için malta' ya gelmiştir.
18-22 yaş arası insanların yarısı erkektir. bu insan grubunun benimsediği özdeyiş ise dil dile değmeden dil öğrenilmezdir.
ülkenin tarihine bakmak gerekirse..ortaokul lise tarih kitaplarından hatırlayacağımız osmanlı düşmanlarından biri olan rodos şövalyeleri rodos'un düşmesiyle pılını pırtını toplayıp gemide beklemeye başlamışlar..bunlara acıyan ispanyol kralı çağırmış demiş ki benim akdenizde boş bi adam var koyunların otlamasından başka bi işe yaramıyor böyle gemilerde sürünceğnize gidin orda bi devlet kurun kendinize ama gözünüzü seveyim onu da kaybetmeyin elin adamlarına..lakin bizim muzur şövalyeler önce napolyona sonra ingilizlere kaptırmışlar adayı.neyseki şimdilerde hür vaziyette rodos şövalyelerinin şubesi olarak yaşamktalar..
ikinci sicil bayrak uygulaması ile birçok geminin bayrağını taşıdığı ülke. ayrıca türkiye'ye vize uygulamaz, akdeniz'in ortasında cazip bir tatil mekanıdır. başkent valletta'nın otelleri, st. julien'in hiç bitmeyen gece hayatı, gozo'nun muhteşem görsel zenginliği, marsaxlokk'un tertemiz plajı mutlaka gidilip görülmelidir.
yeşil pasaport sahibi türklere vize uygalamaz ancak normal pasaport için vize istemektedir. hayır gidip görüldüğünde neyine senin vize diye sorası gelir insanın. nüfusu 400bini geçmeyen ve bu 400binin 350 bininin bildiğin öküz olduğu bir populasyona sahip, bir tek ormanı ya da tatlı su kaynağı bulunmayan bir adacık. sürgün yeri olmasına şaşırmamalı zira insan gerçekten kafayı sıyırabilir burda. ancaak dil öğrenme kisvesi altında gidilmiş ise ve st juliens ta ikamet edilirse(özellikle st georges park) bi de düzgün ortam yakalanırsa keyifli hale gelebilir. kızları bilmem ama her erkek (en azından uzun boylu iri göğüslü sarışın ve renkli gözlü kzılardan hoşlanan her erkek) mutlaka gençken maltayı görmeli. temel reisin köyü, ya da bir kaç güzel plajın dışında pek bi özelliği yok. tek oluru comino
nüfusun kış aylarında 400 bin, yaz aylarındaysa 2 milyonu bulduğu, sevip sevmediğimden hala emin olamadığım küçük, minik, miniminnacık ada...ada deyince tropik bir yer gelmesin aklınıza...orhan veli'nin gemliğe doğru denizi göreceksin şaşırma demesi gibi "maltaya inerken çölü göreceksin, şaşırma," demek yanlış olmaz hani...eskiden thy'nin seferleri vardı ama birkaç yıldır yalnızca air malta gidiyor..pazartesi ve perşembe... uçak maltaya iniş yaparken görüp göreceğiniz şey çorak bir arazi olacak...ama siz yine de pişman olmayın...sadece hızlı feribotla sicilya sefası yapmak için bile gidilesi yer...gerçi sicilya ne kadar görülesi bir yer o da ayrı bir tartışma konusu elbette... taormina cennetiniyse tüm bu sicilya muhabbetinden tenzih ederim..
nam-ı diyar sürgün yeri bir zamanların memleket aydınlarının neredeyse hepsinin toparlandığı ada. o yüzden krem rengi veya sarı taştan yapılmış zindanlar falan canlanır aklımda malta diyince. bünye korkar.
başkenti valletta olan bir iki günde gezilebilecek ülke. avrupa birligine girmeden önce vize uygulaması yoktu fakat ab den sonra bu uygulamaya geçildi.para birimi olarak önceden malta lirası olup euro dan daha değerli ve pahalı bir ülkedir.gozo adası gezilecek ilk yerlerden biridir. valletta marina sahil boyunca gözetleme kuleleri dikkat çeker. tarihi kalesinden tüm kent panoramik olarak izlenebilir. ismini hatırlayamadığım bir şehirde osmanlı barbarlığı müzesi vardır.bir o kadar ilginç bu müzede temsili mankenler ve ses efektleri ile canlandırılmıştır.tarihi katedraller müze edasında gezilebilir.ayrıca kaktüs kökü aromalı milli içecekleri vardır ki alışılması zordur.çok az olsada türk nüfus vardır bu ülkede.
normalde ineceğiniz duraktan bir durak sonra inseniz dahi farklı bir şehre geçmiş olacağınız,sokakları labirenti andıran,ada olmasına rağmen kum sahil bulmanın çok zor olduğu, inanılmaz pahalı ama bir o kadar şirin ülke.
sınırsız sosyal imkanın bulunduğu, gece hayatı enfes ada/ülkecik. bazı kumsalları hakikaten görmeye değer. nüfusu yalnızca 400.000 olsa gerek. st. julians adanın en güzel bölgesidir, şayet gidip görmeden anlaşılamaz. başkenti valleta'dır. gozo ve comino adaları bitişiğinde bulunur, fazla bir numaraları yoktur. son derece pahalı bir yerdir, öğrenci mekanı yalanlarına atlamayalım. maltalılar uyuşuk ve biraz sevimsiz insanlar sanki, ayrıca osmanlı sürgünleri kökenleri bulunduğundan türklere epey benzerler. dil eğitimi için gelmeyi düşünüyorsanız hiç gelmeyin, yalan olur. ingiltere falan cok daha makul seçim olur. malta'da sağlıklı beslenmek olanaksızdır, nerde bir meyve sebze... zaten salgınlar hastalıklar cenneti, bide beslenemeyince bütün ada sakinleri hasta oluyor yazın. tabi gece hayatı ve barlarda çalışan gereksiz güçte klimalar hastalanmanın baş faktörü. o eğlenceli atmosferi solumak lazım, anlatılmaz yaşanır. ha bide tüm sokak dövmecileri türk orda, sülale gibi yerleşmişler