bir çocuk doğuğundan itibaren yirmi yaşına kadar, babasının maaşından her ay cüz'i bir miktarın çocuğun hacc parası olarak biriktirildiği ülkedir. çocuk yirmi yaşını doldurunca biriken parayı devlet aileye bir yazı ile bildirir. tabii yirmi yaşı ile yirmibeş yaşları arasında bu parayı kullanarak hacca gitmek zorunda olduğunu da anlatan bir iki paragraf ilavesiyle... o genç şu tarihte hacca gidecem dediği zaman, haccın gerekleri olan tavaf, sa'y, şeytan taşlama ve diğer sünnet ibadetlerin güzel bir şekilde öğrenilmesi için onbeş günlük kursa alınır. kursun çoğunluk süresinde, birebir inşa edilmiş mescid-i haram, kabe, merve, safa tepesi ve gerekli diğer tüm binaları kullanarak birebir hac provası yaparlar. yani orada hacı amca, hacı teyze gibi lakaplar kullanılmaz. ayrıca cuma kelimesinin toplanmak olan manasını da iyi anladıklarından sadece cuma ve bayram gibi toplu namazlarda dolan onbinlerce kişilik camileri vardır. hani meşhur ramazan geldi fotoğraflarında kullanılan geniş çaplı
mermer direkli camilerden. ayrıca sağda solda insan asıldığı veya şeytan taşlama provalarında hazırda bekleyen zânî veya zâniyelerin taşlandığı da görülmemiştir. işte böyle kendi yağıyla kavrulan bir ülkedir malezya. kendilerinin gayet benimsemiş olduğu münzevi hayat tarzının başka memleketlerde rant kapısı yapıldığından bile haberleri yoktur.