son bölümdeki patlamanın sonrasında anneye çemkiren malcolm'a annesinin verdiği cevap şuurumu bulandırmış; nefesimi kesmiştir.
(bkz:
aşağıda)
-----------
spoiler-----------
söz konusu diyalog bulunmuş ve çevirilmiştir. "izlerim ben" diyorsanız mutlaka bölümü izleyin ama okumayı isteyenler, buyrun:
bütün aile baştan aşağı boka bulanmış, temizlenmeya çalışırken,
malcolm: biliyor musunuz, mutluyum. bu uyuyor, hayatım şu an tam hissettiğim gibi görünüyor. (annesine hitaben) bana nasıl böyle ihanet edebilirsin?
lois
*:çünkü o işi alacaktın ve hayatını bir kenara atmana izin vermeyeceğiz.
malcolm: zengin olmak, nasıl hayatımı bir kenara atmak oluyor ki?
lois: çünkü bu senin yaşaman gereken hayat değil! yaşaman gereken hayatta harvard'a gidecek ve verecekleri tüm bursları kazanacaksın. döneminin birincisi olarak mezun olup kamu yararına savcı ya da bir kurumun yöneticisi çalışmaya başlayacak, ardından orta çapta bir eyaletin valisi ve sonrasında da başkan olacaksın.
malcolm: ne?!
lois: amerika birleşik devletleri'nin.
malcolm(babasına): baba?
hal
*: üzgünüm evlat, bu doğru.
francis
*: bildiğini sanıyordum.
hal: beklentilerimiz başlangıçta çok daha küçüktü; ama sen çıtayı sürekli yükselttin.
malcolm: ya başkan olmayı istemiyorsam?
hal(ya da lois)
*: bunun için çok geç, olacaksın.
malcolm: a, gerçekten mi? peki benim vergi kesintileri ve sermaye gelirleri hakkındaki duruşuma da karar verdiniz mi bari? peki dış politika hedeflerim ne olacak?!
lois: bunlar önemli değil; önemli olan senin, o konumda olup bizim durumumuzdaki insanları bugüne kadar umursamış tek insan olacağın. binlerce yıldır kısa çubuğu çekiyoruz ve ben, kendi adıma, bundan bıktım artık. yani, başkan oluyorsun bayım ve bu da son sözüm.
malcolm: hiç aklınıza, bu işi alıp, gerçekten zengin olduktan sonra başkan olmaya çalışabileceğim gelmedi mi?
lois: elbette geldi. tersine karar verdik.
malcolm: ne?!
lois: çünkü sonrasında iyi bir başkan olmazdın. yeteri kadar sürünmemiş olurdun.
malcolm: ben bütün hayatım boyunca süründüm.
lois: üzgünüm, bu yeterli değil. fakir olmanın ve çok çalışmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorsun. şimdiyse yerleri süpürüp, kıçını yırtarak çevrendeki çocukların iki katını başarmayı öğreneceksin. yine de hiç bir şey ifade etmeyecek ve seni hor görecekler. seni sevmelerini deli gibi isteyeceksin ama sevmeyecekler ve bu kalbini kıracak. ama bu durum yüreğini büyütüp gözlerini açacak ve sonunda, hayatta dünyadaki en zeki insan olduğunu kanıtlamaktan daha fazlası olduğunu farkedeceksin. üzgünüm malcolm, ama kolay yoldan gitmiyorsun. eğlenip zengin olmayacak; lüks bir hayat yaşamayacaksın. onu dewey yapacak.
dewey: gerçekten mi?
malcolm: bu inanılmaz; benden ciddi ciddi başkan olmamı bekliyorsunuz. hayır, hayır, üzgünüm. siz benden, amerika birleşik devletleri tarihinin en büyük başkanlarından bir olmamı bekliyorsunuz.
lois: gözlerimin içine bak ve bana bunu yapamayacağını söyle.
malcolm: ...
------------
spoiler-----------