belki ilginizi çeker
  1. · anadolu kapılarının türklere açılması
  2. · hilal taktiği
  3. · unutulmayan ilkokul bilgileri
  4. · 1071 m
  5. · malazgirt meydan muharebesi
  6. · 1071
  7. · diyojen
  8. · beyaz tavşanı izlemek
  9. · türklere anadolu nun kapısını açan savaş
  10. · anadolu kapılarının türklere açılması
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · allahın belası piç şerefsiz altıncı nesil yazarlar
  2. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  3. · author
  4. · insanın hayatına sıçan şeyler
  5. · aşk ı memnu
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · ezel
  8. · bosna hersek in euro 2008 için türkiye ye yatması
  9. · ankesörlü telefon

malazgirt savaşı  

  1. tarih kitaplarına göre dört (sayıyla 4) sonucu olan bir savaş. başka hiç bir şeye etki etmemiş, hiç bir şeyi değiştirmemiştir. bu dört sonucu ezberleyip gerekirse takır takır saymak (ve ötesini düşünmemek her türk gencinin boynunun borcudur.

    sonuçlarından birisi için:

    (bkz. anadolu kapılarının türklere açılması)
    (archmagus, 02.05.2004 20:27 ~ 20:27)
  2. 1071 yılında gerçekleşmiş savaş.
    (archmagus, 02.05.2004 20:27)
  3. türkler'e (yani bize), tarih kitaplarında anlatıldığı üzere anadolu'nun kapılarını açmış olan savaş. savaş sonunda esir düşen bizans komutanı romen diyojen'e, türk hükümdarı alparslan'ın göstermiş olduğu nezaket yerli-yabancı bir çok tarih kitabında yer almıştır.
    (legolas, 17.06.2004 17:55 ~ 18:47)
  4. eğer gerçekleşmeseydi dünya tarihi nasıl olurdu diye bol bol geyik yapabileceğimiz savaş. (bizans eski topraklarını alır, avrupa haçlı seferilerini yapmaz, islam alemi asırlar öncesinden geriler, türkler kendi bozkırlarında sade bir hayat sürer, ayasofya'da pazar ayinleri yapılır....)
    (favorius, 20.11.2004 00:34)
  5. 1071'de yapılmış savaştır.öncesinde alparslanın tüm askerleriyle birlikte namaz kıldığı ve bembeyaz atına beyazlar içinde bindiği rivayet edilir.bu da tarihin masal kısmına girer.
    (böcek, 15.10.2005 16:22)
  6. (bkz: @410673)
    (easy company, 03.01.2006 11:14)
  7. ağustos 1071de doğu roma ve büyük selçuklu arasında yapılan savaştır.

    bizans ordusunda rus, norman, frank, alman, peçenek, oğuz, kuman ve bulgar paralı askerleri, ermeni yedek birlikleri, bizans'ın ünlü varangian muhafızları, 10.000 kadar bizans askeri ve antakya duxuna bağlı piyade bulunmaktaydı. ordunun başında 4. romanus diogenes; selçuklu hafif atlılarından oluşan ordunun başında ise alp arslan bulunmaktadır.

    orduların büyüklükleri konusunda çeşitli rivayetler vardır. selçuklu ordusu için 50.000 ila 70.000 arasında değişen sayılar verilmektedir. alp arslanın ordusu muhtemelen başta 30.000 atlıdan oluşmaktaysa da sonra katılan bizans askerleriyle büyüdü. bizans ordusu için rakamlar çok daha oynaktır ve 40.000 kişiden 200.000 kişiye kadar değişen sayılar verilmektedir. bizans ordusunun sayısı önemli değildir zaten çünkü john tarchaneiotes yönetimindeki kumanlar, peçenekler, oğuzlar türk saflarına geçmiş, ve yine john tarchaneiotes yönetimindeki franklar ve normanlar savaşmayı reddetmiştir. john tarchaneiotes'in türk asıllı olduğu söylenmektedir ve zaten romanus diogenese aleyhtarı olduğu bilinmektedir. imparatorun rakibi andronicus ducas yönetimindeki artçı birlikler de hiç savaşmamışlardır, ducas'ın emriyle hemen geri çekilmişlerdir. ducas o dönemde romanus diogenesin baş düşmanıyken neden orduda komutanlık yaptırılmıştır, bu da ayrı bir aptallıktır romanus adına. kendi düşüncesi şu şekildeydi, bu adamı istanbulda bırakırsam burda arkamdan entrika çevirir* onun yerine ben bunu alayım yanımda götüreyim demiştir.

    tüm kaçanların, geri çekilenlerin selçuklulara katılanların yardımlarıyla ve alp arslanın hilal taktiği sayesinde romanus diogenes kendi özel korumasıyla selçuklu ordusu arasında sıkıştırılmıştır. romanus diogenes tutsak edilmiştir fakat kendisine bir tutsaktan ziyade bir misafir şeklinde hürmet edilmiştir. bir hafta boyunca alparslanla beraber yiyip içmiş sonra da alp arslanın şahsi muhafızları eşliğinde istanbula gönderilmiştir. bunun bu şekilde gerçekleştiğini batılı kaynaklar da teyit etmektedirler. hatta aralarında efsaneye göre şu şekilde bir dialog gerçekleşmiştir:

    -sen beni yakalasaydın bana ne ceza verirdin?
    +hemen idam ettirirdim ve kelleni istanbul sokaklarında dolaştırırdım.
    -ben sana daha ağırını yapıyorum ve seni serbest bırakıyorum.

    savaş sonucunda bizans ve selçuklu arasında barış yapılmıştır. alparslanın barış istemesinin sebebi suriye ve mısırda sorun çıkaran fatimilerle uğraşmak istemesiydi. fakat diogenes istanbula dönemez. istanbul yolunda kendi rakipleriyle yaptığı savaşları kaybeder ve kendisine bir zarar verilmemesi şartıyla bir manastıra çekilip keşiş hayatı yaşayacağına dair yemin eder. lakin istanbula döndüğünde gözleri kör edilir ve egedeki adalardan bir tanesine sürülür. bu esnada kaptığı enfeksiyon kendisinin ertesi sene ölmesine neden olacaktır.
    (tuygun, 05.05.2006 04:19)
  8. (bkz: malazgirt marşı)
    (lemuria, 10.10.2006 18:54)
  9. sultan alparslan suriye seferinden dönerken, ordusu büyük kayıplar vermiştir. geri kalan askerleri ise yaşlı ve yaralı askerlerdir. ülkeye dönerken muhakkak bizans topraklarından geçilmesi, sultan alparslan'ı endişelenmektedir. nitekim komutanlarından afşin bey'den aldığı istihbaratlar da bölgede büyük bir bizans ordusunun bulunduğunu göstermektedir. çaresiz savaşılacaktır.

    tarihler 26 ağustos'u gösterdiğinde sultan alparslan şehadet şerbetini içebilmek için beyaz kefenini giyer ve askerleri ile cuma namazı'nı kılar. galibiyetin çok zor olacağını bilmektedir.

    iki ordu malazgirt ovası'nda karşılaştığında bizans tarafı güçlü ve ağır zırhlı birlikleri ile göze çarpmakta, selçuklu tarafında ise bitkin ve yorgun askerler görülmektedir. bizans kralı diyojen galibiyetten o kadar emindir ki, sultan alparslan'ın barış elçilerini kovar ve savaş başlar. lâkin hesapta olmayan gelişmeler olur. bizans ordusunun kanatlarını oluşturan paralı askerler peçenek, uz, kuman türkleridir. soydaş kanı dökülmesini istemediklerinden bizans'a tarafına ihanet ederek, selçuklu tarafına geçerler. bizans ordusunun kanatlarının çökmesi ile bizans ordusu türk kuvvetleri arasında sıkışır ve imha edilir. savaş umulduğundan kısa sürmüş, selçuklular ise büyük bir zafer kazanmışlardır.

    zafer sonrası orta asya'dan gelen afşin bey, çaka bey, süleyman şah gibi kumandanlar anadolu'daki otorite eksikliklerinden yararlanarak her tarafa seferler düzenlerler. birkaç sene sonra istanbul önlerine kadar ilerler.
    (dünyayı kurtaran adam, 19.10.2007 07:14 ~ 07:15)
  10. adını her duyduğumda "türklere anadolu'nun kapılarını açan savaş" şeklinde cevap vermek gibi bir tikim olan savaş. (bkz: ilginç tikler)
    (crafter, 19.10.2007 15:21)
  11. liseye gidene kadar, bütün türk kavimlerinin tek bir kapıdan ite kaka anadolu'ya girmesi halini kafamda teori olarak kalmasını sağlayan , malazgirt savaşı'nın genel tanımı.

    not: bu tarihi kapılar arkeolojik araştırmalara rağmen hala bulunamamıştır.
    (omfarka, 27.06.2009 01:43)
  12. abartıldığı kadar büyük bir bozgunla sonuçlanmamış savaştır. 40 bin civarında doğu roma ordusuyla, 30 bin civarında selçuk ordusu arasında cereyan etmiştir. romanus diogenes komutasındaki ordu daha savaş başlamadan fire vermeye başlamıştır ve selçuk tarafına geçen ermeni, sırp, peçenek, türkmen ve bazı rum paralı birlikler sayısal üstünlüğü tam tersine çevirmiştir. savaş çok kısa sürmüş ve roma tarafında takriben 2000, selçuk tarafında 1500 kişi ölmüştür. burada yaşanan en önemli olay diogenes'in savaş sırasında esir düşmesidir. hilal taktiğinin kendi birliğini kuşatacağını anlayan diogenes arkasını koruması için doukas'a verdiği emri doukas yerine getirmeyip aksine imparator'u oracıkta kaderine terketmiştir ve tabi ki imparator da esir düşmüştür. bu olaya rağmen doğru roma ordusu çok iyi eğitimli askerlerinin sayesinde çok kayıp vermeden geri çekilmiştir. hatta doukas ve kendisiyle bu komploya karışmış komutanlarla daha başından böyle birşey olacağını tahmin ederek önceden planlı bir geri çekilme gerçekleştirdiklerini de tarihçiler tartışmıştır.

    savaşın bu kadar önemli olmasının sebebi aslında bundan sonra yaşanan olaylar. doğu roma ordusuna komuta eden bir sürü subay savaştan sonra devlet içinde kendi nüfuzlarını artırma peşine düşmüşler ve her biri kendine bağlı birlikleri de alarak anadolu'da iç isyanlar çıkarmış, kendilerini imparator ilan etmeye kalkmıştır. özellikle doukas fırsattan istifade hemen istanbul'a gidip yönetime el koymaya kalkmıştır. bu darbe girişimi imparatorluk için gerçek felaket olmuştur ve iç savaş sonunda anadolu'daki bütün devlet otoritesi 5-6 yıl içinde yokolmuş ve bu bölge selçuklular'a kolay yem olmuştur.

    alparslan diogenes'i öldürmeyip serbest bırakarak aslında hem tarihi değiştirmiştir, hem de diogenes'e en büyük cezayı vermiştir, çünkü bilmektedir ki esir düşmüş ve serbest bırakılmış bir imparator'u roma'lılar çiğ çiğ yer. diogenes'in serbest kalmasıyla anadolu'da doukas ve diogenes çatışması yaşanmış ama kısa sürede diogenes yakalanarak sürülmüş ve işkenceler ile gözlerine mil çekildikten sonra enfeksiyondan ölmüştür.

    sanıldığı gibi anadolu'nun kapılarını türklere açan savaş değildir. bazı türkler zaten daha öncelerden anadolu'nun belli yerlerinde yerleşmiş bizans vatandaşı ve askerleri olarak yaşamlarını sürdürmekteydiler. selçukluların anadolu'yu ele geçirmeye başlaması savaşın hemen sonrasında değil, sonraki 5-10 yılda gerçekleşmiştir.
    (lamentable belaborment, 02.09.2009 09:02 ~ 09:05)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil