|
|
- tarafımca kafa göz dalınmak istenen satıcıdır. ya çakaldır ya da görgüsüz. öyle cevap verdiğinde "pahalıdan kastınız nedir? benim için mi pahalı yoksa herkes için mi" gibi sorular sorarak zihnindeki pahalı kavramı irdelenmelidir, yaptığı davranışın ne denli(!) mantıklı olduğu yüzüne çarpılmalıdır. aklı sıra gaza getirip ürünü aldırma taktiği güder çakal versiyonu. neticede tasvip edilecek bir satıcı modeli değildir.
-o biraz pahalı
-ne yani şimdi ben alamaz mıyım sar şurdan iki tane huleyn....
- tipinizi beğenmeyen satıcı türüdür. çoğu zamanda malasef haklı çıkan satıcıdır.
- +ustam kolay gele.
-eyvallaaah bilader buyur.
+hocam şu ne kadar,siyah olan?
-on beş lira.
+hımm,peki şu gri ne kadar?
-o ucuz ya beş liraya olur sana.
+iyimiş,aa ama bak şu daha iyi sanki çok hoşuma gitti.o ne kadar?
-e o biraz pahalı,ehe.
...
+tamam o zaman sen bana şu beş liralıktan versene bi tane.al parasını da.
-buyur hocam,allah bereket versin.
+yok senin artık o sana aldım!
-?!
- karakter tahlilini ilk dakikada yapmış esnaftır. "ulan bu herif belli ki pinti, ben buna ancak bunu satarım diye" kendince neyi satmak istediğini çoktan belirlemiştir. bir de o mal yaramaz diyen satıcı vardır ki abi niye satıyon denmek istenir sürekli.
- (bkz: yiğit özgür karikatürleri/@1817974)
- pek fazla modern giyinmeyen ama hali vakti yerinde olan bir tanıdıkla gözlükçüde güneş gözlüğü bakılmaktadır.
*arkadaş
-ukala satıcı
* hmm bu olmadı şu kahverengi ray ban e bi bakim
- siz şu taraftaki gözlüklere bakın onlar size biraz pahalı
(o anda cüzdan dan bir tomar para çıkarılır ve tezgaha konur)
*olsa olsa senin maaşın kadardır.
denir ve gözlükle birlikte kasada ödeme yapılıp çıkılır.
not : ilk baktığınızda belki güzel bir davranış olmayabilir. çalışanın maaşını küçümsemek gibi gözükebilir. ama sonradan baktığınızda da hak ettiğini düşünüyorsunuz. ama ben hala 2 tarafın da davranışının etik değerlere uymadığını düşünenlerdenim.
- kurban bayramından önceydi.annem, ablam ve ben çarşıya alışverişe gittik. küçüğüz o zamanlar daha ben 9 yaşlarımdayım felan. neyse girdik bir dükkana, bakınıyoruz. tezgahtar çocuk yaklaştı yanımıza. saçlarını o zamanın tarkanı gibi bi karış havaya dikmiş. popstar edasıyla yaklaştı yanımıza. 'buyrun ne bakmıştınız, yardımcı olabilir miyim?'annemde elinde bir bluz 'bu ne kadar acaba' diye sordu. salak gerizekalı tezgahtar müsfettesi hemen annemin elindeki bluzu alıp askıya astı. 'bunlar size göre değil, biraz pahalı' deyip bizi altkattaki ucuzluk reyonuna yönlendirdi. erkek olsam iki tane geçirecektim ama... neyse annem ne diyeceğini bilemeden elimizden tutup çıkardı bizi mağazadan. sıkıyorsa şimdi çıksın karşıma.. ukala dümbeleği..
- parayla tokatlanması gereken insandır.
(bkz: seni paramla döverim bebeğim)
(bkz: şahika kocarslanlı)(cruiser, 20.01.2008 19:55 ~ 19:56)
- kendi malını kötüleyen satıcıdır. "onu alma, o biraz pahalı" der. ironiktir biraz.
|