2 senedir aynı şeyi yapan programdır. herkes 11 kasım 2006'da beklerken yine geçen seneki gibi bir hafta ertelenmiştir. bir pazarlama tekniği falan herhalde.
televizyon makinası'nın evrim geçirmiş olanı.yeni tipler ve skeçlerle hele hele hakkı devrim ve zerrin özeriyle sabırsızlıkla beklenen program.
edit:ertelenmesiyle hevesleri kursakta bırakmıştır.
ilk başta konuklara değinelim; safiye ve faik,nez,asuman krause gibi insanları neden çıkarırsın daha ilk programda?hele safiye ve faik! aman allahım,sabahları hiç oturup izlememiştim okan bayülgen'in sayesinde ne olduklarını da gördüm.samimi konuşuyor dedikleri,ama benim oldukça antipatik bulduğum ve kitap okumadığını gururla söyleyen bir adam,onunla atışan,programın bir yerinde "aman konuşmayım sağ tarafındayım vurur" gibi bişiler geveleyen türk sanat müziği eskisi yeni sabah programcısı bir bayan.
bi yerde "beni dinlemeden karar vermesinler" diyen bir eski manken yeni şarkıcı.diğer tarafta vücut sergilemek dışında konuşma yetisine sahip olmadığını gösteren birisi...
bir de artık ilk programın acemiliği mi (aslında ne ilk programı lan geçen sene de aynı şeyi yapıyorlardı) bilemiyorum ama konuk devir daiminde problem vardı.masada oturan 6 kişi hiçbirşey yapmazken sahnede 5 tane sınav filmi oyuncusuyla konuşuldu.ki ömer faruk sorak'ın filmine saçma sapan felsefik ve "biz birşey anlattık bakın anlamadıysanız anlatayım bıdıbıdı..." tarzı birşeyler katmaya çalışması can sıktı.
konukları geçelim, özellikle ara skeçler ve öfkeli kalabalık gibi bölümler oldukça uzun ve amaçsızdı.skeç girişlerinde anlamsızca uzun görüntüler vardı,öfkeli kalabalık bölümü ise bir konseptten uzak ve kendini tekrar ediciydi.bu adamlar bir yaz boyunca birşey düşünmeden yattı mı?
bunun yanında dekor güzeldi.masa düzeni iyi olmuş diyicem ama geçen sene ki o samimiyetten uzaktı.çok boş kalmış eskiden portakal falan koyuyorlardı.ne güzeldi.sahneyi sağ tarafa çekmişler,sol bölümü arkaya doğru genişletmişler sanırım büyük bir tribün koymuşlar oraya.genişlemiş stüdyo.
neyse, sonunda saat 3.30 gibi abzürd bir saatte verdiğim "yatsam mı yoksa bitene kadar otursam mı?" muhasebesinde uykum ağır bastı.gittim,yattım,uyudum.rüya falan gördüm böyle aksiyon dolu.ooooh.makina'nın sonunu izlemedim ve eksikliğini hissetmiyorum...
işleyememiş, doğru düzgün çalışamamış, çıkardığı gereksiz seslerle insanın psikolojisini bozmuş, çalşıması için kalkıp tekme yumruk atma isteği doğurmuştur dün geceki ilk makina. çalıştıkça düzeleceğini ümit etmek istiyorum sadece.
bu gecenin konukları şöyleymiş :pınar altuğ, yağmur atacan, ebru elver, "dondurmam gaymak" filminin oyuncuları, neco, oray eğin, "bana mastika çalsana" müzikalinin oyuncuları, hüsnü şenlendirici, asuman dabak, ve mazlum çimen. bakalım bir iki saate başlar bekliyorum.
bugün erken biten program.nedeni bazı *kendini programı izlemeye zorunlu hisseden* kişilerin okan bayülgen'e ''bu ne yahu,saat 12'de izlemeye başladım,5 te bitti,allah belanı versin''demesiymiş. ilk defa gerçekten uykum kaçmışken,oh bu defa sonunu getiririm diye düşünürken,bu gece erken bitmesi üzdü.sonuçta uykum geldiği zaman gidip yatma özgürlüğüm zaten var.neden azınlık çoğunluğu kendine uydurmaya çalışır,ya da şöyle söyleyeyim,neden birileri dayatıyor diye düzen değişir?varsa bir düzen,neye yarar üzülen gibi bir şey.e şimdi melda duygulu mu dinleyeceğim gecenin bu vakti?
yine yeniden cok severek izlediğim program veee aynı konuşma sırasında
m.ali erbil : ben aynı anda tek kadını hamile bırakabiliyorum hanfendii...
rüya hanım: ya lütfeeenn eşim yanımdaa!!! böyle şeyetmeyin ama ........................
şuanda ekşisözlük'ün yazarlarının seyirci olarak yılbaşı özel bölümüne katıldıkları programdır. acaba itüsözlük olarak bizde böyle bir aktiviteye girişebilir miyiz? sormak lazım.
türk televizyonlarında yapılan vasatın üstündeki program. okan bayülgen, farklı ve sıradışı bir tarz denediği için çoğu insana garip gelen, beğenilmeyen programdır. bir programda en fazla 3-4 konuk görmeye alışmış olan türk izleyecisi karşısında 15-20 tane konuk görünce bir süre sonra programdan kopuyor, izlemiyor. bu kopmayı yaşadıkları içinde programı beğenmiyorlar.. oysa makina'nın formatı bir tek kitleye hitap etmiyor. belli bir süresinde gırgır şamata, belli bir süresinde sinema ve kalan zamanda sanat konuşuluyor program içinde. ara ara çeşitli aksaklıklar olsa da kaliteli bir yapımdır.