makası kıran, kağıda sarılan, yüce gönlünün ardında pırlanta gibi bir akıl saklayan, beş sene sonra eğer isterse pul koleksiyonumu emanet edebileceğim insan. nesli kontrollü heyecanından kat be kat üstün bir sözlük yazarı.
aklımda kanlar içinde bir kız olarak kalmış. adı yok, sesi yok ama kanlar içinde. sabahlara kadar. bi gün görürsem kendisini saçını çekip "foşşşş" diyeceğim ki gıcık olsun. saçlarını ilk kez kendi mi kesmişti, kısacık mı kalmıştı saçları? sadece 3 nöronum hatırlıyor gibi birşeyler. selam olsun majikdaimon, denize..
beyaz peynir hastası, azcık çatlak, hoş sohbet, oricınıl ama antika, hande yener'le ebru yaşar karışımı bir şey.