belki ilginizi çeker
  1. · montla sıç
  2. · bipolar bozukluk
  3. · minör depresyon
  4. · psikomotor
  5. · distimi
  6. · ilgili majör minör
  7. · ağlarken bir anda gülmeye başlayan kız
  8. · paroksetin
  9. · fulsac
  10. · sözlük yazarlarının hastalıkları
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  2. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · ugg
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · colin kazım richards
  7. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  8. · hpg
  9. · 13 yaşında hamile kalmak

majör depresyon  

  1. sürekli bir yas hali.
    (drama queen, 06.06.2007 16:27)
  2. depresyonun ilerlemiş hali. her depresyon türünde olan intahar eğilimi bu türünde daha bi kendini gösterir.
    (src, 06.06.2007 16:31)
  3. hastanın intihar ve ölüm düşüncelerini yakınlarıyla paylaşmasının önemli olduğu depresyon türüdür. zira hastanın yaşamıyla ilgili önlemler alınması erken teşhis ve tedavi kadar büyük önem taşımaktadır.
    aile/yakın çevreye büyük iş düşer. hastanın bu hastalık haline anlam veremeyen aile/çevre gözlemlenebilmektedir. ancak hastalık zamanla olduğuna göre iyileşme süreci de zaman alacaktır. sabrın önemini kazandığı duygusal bir rahatsızlıktır.
    depresyona dönüşme ve depresyondan majör depresyona dönüşmelerle karşılaşılmaktadır.
    (nilay, 26.04.2008 02:54)
  4. tedavisi yıllarca, etkisi ömür boyu surebilir efendim.
    (diesel, 26.07.2008 21:19)
  5. bilinenin aksine intihar düşüncesinin daha az yer ettiği bir depresyon çeşidi.
    süreğenleşme.
    son gözlemler ve araştırmalar majör depresyonda debelenenlerin bir kısmının manik haller de sergilediği aslında farketmeden ve farkedilmemişliğin içinde artık nurtopu gibi bir bipolar bozukluk sahibi olduğunu göstermektedir.
    görmek lazım, bakmalar* bu kadar eksik iken.
    (biyolojiksaat, 26.07.2008 21:26 ~ 21:27)
  6. (zaknafein, 26.07.2008 21:29)
  7. genelde tek başına dolaşmayan, yanında mutlaka başka rahatsızlıklar da getiren psikolojik rahatsızlık. bilinen tek tedavisi montla sıçmaktır.
    (diesel, 26.07.2008 21:32)
  8. majör depresyondaki hastada intihar düşüncesi vardır ancak hayat öyle bir durmuştur ki hastanın intihar etmeye bile mecali yoktur. "lan ne intihar edecem nasıl olsa öleceğim" cümlesi ile ölümü bekler.

    ancak hastayı tedaviye başlayıp, az buçuk takat kazandırdığınız zaman varolan intihar düşüncesini gerçekleştirmek için kuvvet kazanabilir.

    bu yüzden tedavi altına alınmış majör depresyon hastalarını sıkı gözlem altında tutmak gerekir.
    (diabetik nöropati, 26.07.2008 21:45)
  9. anne babadan genetik yollarla geçebilen bir rahatsızlıktır.
    (diesel, 26.07.2008 21:52)
  10. uyku bozukluğu, iştahsızlık, değersizlik ve umutsuzluk duygusu, konsantrasyon bozukluğu ve olmazsa olmaz ölüm duygusu ve ölme isteği gibi belirtileri vardır. yalnız bu belirtilerin yaklaşık olarak iki haftadır devam ediyor olması gerekmektedir. her insanın başan gelebilir fazla abartılmamalıdır ancak yine de bir psikolağa görünmekte fayda vardır . her ne kadar literatürde ağır depresyon olarak boy gösterse de atlatılmayacak bir şey değildir. sakin olmalısınız, bi yerine iki düşünmelisiniz. depresyonda olduğunuzu ilk öğrendiğinizde bunu kabullenmek çok çok zor oluyor ama hayat işte insana neleri öğretmiyor onunla yaşamayı da öğrenmek zorundayız başa geldiğinde ki öğrendim de. bir kaç insanı mutlu eden ilaç bi kaç güzel söz yetiyor çoğu zaman. verilen ilaçlar hep depresyonu öteliyor sadece o anı kurtarıyor zannederdim ama bir uzman kontrolünde ve dozunda alınırsa gerçekten işe yaramakta. bulunduğumuz dönemde çoğu insanın başına gelebilecek bir hastalık. söylemek istediğim en önemli şey artık aklı başında insalarız çevrenizdeki baskıdan kurtulup lütfen ama lütfen bir uzmana başvurun bırakın ne düşünürlerse düşünsünler, sizden önemli değil ya..
    (thelordofthedrinks, 01.01.2009 07:01 ~ 07:04)
  11. depresyonun yoğunluğuyla ilgisi yoktur, sadece hastalığın belirtisi olarak belirlenmiş yaklaşık 13 emareden en az 6'sını taşıdığınızda konulan teşhistir. bu belirtilerin sadece 1 -2 tanesine sahip olunabilir (bkz: minör depresyon), fakat bu iki belirti çok yoğun yaşanabilir.

    unutmadan; intihar ya da intihar düşüncesi bir depresyon sonucu değil, depresyon belirtisidir.
    (feklavye, 01.01.2009 09:17 ~ 09:17)
  12. bu hastalığa sahip kişileri sürekli mutsuz görmezsiniz keza insanların yanındayken çok ağır bir maske takıp son derece eğlenceli ve hayattan zevk alan kişiler gibi gözükürler fakat yalnız kaldıklarında işler değişir. yalnızken mutsuz, depresif, biraz romantik (yada depresif halden dolayı böyle gözükür) ve aşırı duygusal olabilirler. intihara olan eğilimleride yalnız kaldığında tavan yapar ki, kimse birisinin yanında intihar etmez herhalde.
    bu insanlar için geceleri çok zor geçer, hatta gece sanki hiç bitmez. sabaha kadar mutsuz mutsuz oturabilirler oturdukça kafayı birşeylere takarlar ve sonradan kafayı yerler.
    bu şekilde düşünüldüğünde tek zararları kendilerinedir. ha eğer onların bu durumlarına ve kendilerine yaptıklarına üzülüyorsanız sizede zararı dokunabilir fakat kimseyi incitmek için yapmazlar. hatta bu durumda olmak istemezler.

    ilaçla tedavi konusuna gelirsek, yararı var mıdır tartışılır fakat zararı oldukça fazladır. hele hele büyük bir tavsiye vereyim kesinlikle bu hastalığı yenmek için ilaçları alkolle birlikte kullanmayın. bu aşırı miktarda karaciğer ve beyinde zarara neden olur. eskiden zehir gibi olan hafızanız kullanılamaz hale gelebilir. eskiye dair şeyleri hatırlarsınız fakat kısa süreli hafızada ciddi bir bozukluk görülebilir.

    kanımca en güzel tedavi kendinize zaman ayırmanız ve farklı bir şeyler yapmanızdır. tatile çıkın, eğlenin, kafanızı ve vücudunuzu dinlendirin, balık tutun, hobi edinin... sadece yaşamak için yaşamayın.
    (discomancer, 16.04.2009 20:29)
  13. gözdeki yaşların donduğu zaman evresidir.zamanla geçen değil giderek yaygınlaşarak benliğe egemen olandır.öfkedir. varlığın ben-merkezinde yolunu kaybetmektir.kişisel gücünü beyninin potasında eriterek hapsetmektir.hem hissizleşmek hem de yoğunlaşmaktır.ne yapsan daha çok dibe çekilmektir.yapay neşeleri acıların üstüne örtmek için insanüstü biçimde çabalamak, dıştakilere karşı acını inkar etmektir.alışmaktır, yapışmaktır mutsuzluğa.ve rahatsız olmaktır biri mutsuzluk kılıfını üstünden çekip çıkarma gayretine/gafletine girince.bunalımını sahiplenmek, içselleştirmek, doğal bulmaktır bir süre sonra.duygu durum bozukluğunun varabileceği son noktadan kendine bakmak ama olan biteni algılayamamaktır.davranışları değiştirmeden duyguları değiştirmeye çalışmak denetleyemeyince de yaşama karşı ilgini kaybetmektir.küskünleşmek, enerjini, kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan çok hayattan soğumaya kanalize etmektir.dışsal bağımlılıklarından arınıp sorumluluk almamak adına, hayatta sahip olabildiğin her şeyin kendi içinde bulunduğu düşüncesini bilinçaltında uykuya bırakmaktır.bu nedenle alelade bir depresyon belirtisi tehlikesi bile farkedildiği an tedavi altına alınmaya başlanmalı, hayat ruhsal zindanlarda geçirilmemelidir.
    (balefulwhisper, 16.07.2009 18:02 ~ 18:05)
  14. özsaygının dibe vurduğu, depresyonun kronikleşmeye yüz tutmuş biçimidir.
    (molly, 18.07.2009 22:47)
  15. ilaçla düzeldikten sonra da konjoktürel bir geri dönüş olabilir
    hasta/danışan
    iyileşme sonrasında daha temkinli olsa iyidir
    (çilem82debaşladı, 18.07.2009 22:56)
  16. bildiğin kronik bu. hiç olmadık bi yerden patlak verip insanı ilaçlarıyla baş başa bırakabiliyor. durur durur bi selam çakar bize, sağolsun!
    (angelica13, 18.07.2009 22:58)
  17. depresyonun en klas olanıdır
    (hadigülümyandan, 18.07.2009 23:49)
  18. yaşam bağlarının koptuğu bir hal.

    bunu bir 6 ay yaşamak demek, o 6 ay'ın nasıl geçtiğini bile bilemeyecek kadar hayattan kopuk olmak demektir. yaşam boyu, sanırım ya da umarım en fazla bir defa yaşanıyordur.

    2 ile 2'yi toplamaya bile üşenmek, tuvalete gitmeyi üşenmek, bir şekilde kendini bırakmayan ve intihar düşlerini tetikleyen bir suçluluk, ve sürekli uyuma ile sürer gider.

    bu durumu yaşamış biri olarak diyebilirim ki, aslında major depresyon halindeki insan, kendini kurtarmak ister, ama enerjisi o kadar azdır ki, buna herhangi bir teşebbüsü bile gerçekleştiremez. bu halinden ötürü oluşan kendine yönelik kızgınlık da intihar düşüncesini tetikler. bu durumu yaşarken, bendeki intihar düşlerini tetikleyen şeylerin başında, bazı yakınlarımın bana söylediği "ne olacak senden, senden bir bok olmaz, okulu neden bıraktın, kaldır kıçını da bir işe yara..." gibi söylemlerin olduğunu hatırlıyorum. bunlar masum sözler gibi gözükebilir ama söz konusu kişi mevzu bahis durumdaysa, en basit anlamda, "sorumsuzluktur" bunları demek. eğer bir yakınınız major depresyon geçiriyorsa, ki bunu görmemenizin imkanı yoktur zaten, ona mümkün mertebe şevkatli ve anlayışlı olun. zira intihar etmeyi düşünmesine rağmen, buna bile enerjisi olmadığını hatırlayın.

    ayrıca antidepresan kullanımı sonrasında kişi biraz kendine geldi mi, intihar teşebbüsünde bulunmak konusunda daha tereddütsüz olabilir. bu da doğası açısından oldukça ilginç ve de bir o kadar tehlikeli bir olaydır.

    son olarak belirteyim, major depresyonda en belirgin his, suçluluk duygusudur. kişi hareket edemeyecek kadar dolmuş ve bırakmıştır, son damlayı taşıracak bir söz, bir davranış, hele ki antidepresanlarla ve diğer ilaçlarla kendine gelme durumuna girdiyse kişi, intiharı kaçınılmaz kılar.

    (bkz: distimi)
    (skuba, 16.09.2009 21:10 ~ 21:12)
  19. ağır depresyondur.

    aileyle ve genlerle alakalı olabilir. kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmesinin yanı sıra evli kadınlarda daha sık ama evli erkeklerde daha az gölülür.

    eger kişide; 2 hafta ya da daha uzun süredir bitkinlik ve enerjisizliğin yanında;
    - uyku bozukluğu(azalma ya da artma),
    - suçluluk duygusu,
    - psikomotor
    - enerji azalması,
    - konsantrasyon kaybı,
    - yeme bozuklukları(iştal azalması ya da artması)
    - intihar düşüncesi
    maddelerinden en az 4 tanesi varsa majör depresif bozukluk tanısı konabilir.

    tedavi edilmediğinde kendiliğinden bir yıl kadar bir sürede geçmesine rağmen intihar riski ve tekrarlama ihtimali yüksektir.

    tedavisinde psikoterapi ve farmakoterapi beraber kullanılır. hastalık geçmesine rağmen izleri kalabilir.
    (chericheri, 26.09.2009 15:35 ~ 18:05)
  20. (lets not kill the karma, 26.09.2009 15:37)
  21. büyük hayaller kurdurtup, size hayallerinizi gerçekleştirme gücünü vermeyen hastalık.

    belki kelimelerle fazla uğraştığımdandır bunca feryadım yada bilemiyorum işte. belki de insanları çok fazla büyütüyorum gözümde. ağızlarından çıkan yanlış olduğunu hissettiğim bir kelime yada cümle onların o sözü neden söylediklerine dair içsel bir araştırmaya-çatışmaya itiyor beni.

    doğrusu sadece görmek istiyorum doktor. gözlerim açılsın istiyorum artık. bir yere baktığım zaman oraya bütün düşüncelerimle odaklanmak istiyorum. çok sevdiğim o denizin mavisini yada bulutların beyazlığını görmeyeli çok oldu. teşekkürler, göz doktoruna görünmüştüm daha önce.sağ gözüm için 1.25 sol gözüm için 1.50 miyop teşhisi konuldu. peki siz de algılarım için bir teşhis koyabilir misiniz doktor? bana ''sen sanatçısın, dünyaya normal bir insanın gözünden göremezsin.'' sözünüz dışında hayatımı kastettiğim ve kastettiğiniz normal bir insan hayatına döndürebilir misiniz? hiç yaşayamadığım ama delicesine imrendiğim o güzel dünyada bana da nefes alma şansı verir misiniz? sıkıldım yalnızlığımdan doktor. yalnız olmadığımda da yalnızlığımı istemekten sıkıldım. kaçmaktan yoruldum, saklanmaktan sıkıldım. yoruldum doktor. bana hissetmeyi öğretebilir misiniz? yeniden heyecanlanmak istiyorum mesela, kalbimin attığını hissetmek istiyorum. korkmak istiyorum yada, birileri için endişelenmek istiyorum. şikayet etmeyi bırakalı çok olmuştu halbuki. ağlamayı bile unuttum doktor. kendimi bırakıp delicesine ağlamak istiyorum.


    kaçıncı intihar mektubumdu hatırlamıyorum yırtıp yırtıp attığım. bir türlü düzgün kelimeleri düzgün yerlere koyamadığımı farkettim. hani giderken bile kapıyı çarpmadan usulca kapatarak gitmekti niyetim. halbuki yerimden kalkmaya bile gücüm kalmamış.


    şimdi öyle bir yerdeyim ki, sanki büyük bir kalabalığın içinde kaybolmuş küçük bir çocuk gibi. annesini babasını aramaktan usanmış ve aramayı da bırakmış, elinden tutacak kimsesinin olmadığı, hiçbir şeye ve hiçbir yere ait olamamış bir çocuk gibi.

    edit: imla
    (gnaahh, 15.10.2009 21:26 ~ 24.11.2009 12:31)
  22. uyku bozuklukları, yeme sorunları, umutsuzluk, suçluluk, değersizlik duygusu gibi belirtilerin en az iki haftadır devam ediyor olması. ismi, ağır depresyon olarak da geçer. ağır depresyon, tam bir yıkımdır. intihar olasılığı hep vardır.

    kısa süreli depresyonu yaşayıp da, bunun nasıl bir cehennem olduğunu bilenler için, bunu yaşama ihtimali bile gerçekten ürkütücüdür.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 15.10.2009 22:28)
  23. kol gibi girdi, hayatıma sıçıldı demenin tıbbi hali.
    (duygusuz, 15.10.2009 23:11)
  24. (re, 16.10.2009 01:35)
  25. hayatının bombok edilmesinden yakınamayan, içine atıp ilmik ilmik attığı kördüğümleri kendi bile çözemeyecek hale gelen,bunun üstünede çevresi tarafından 'dayak istiyor bunun canı' diye nitelendirilip neşesi yerine getirilmeye çalışılan insan evladıdır.

    öyle bir kaç günde geçecek bir durum değildir. ilaç kullanıp kullanılmayacağı konusunda doktorunun tavsiyesine uymasını söylerken bende nacizane kullanmamasını önerdiğim kişidir.

    bu bir hastalık değildir. yaşantılarınızın zincirleme bozukluğudur. eğer halkayı bi yerden kopartmıyorsanız ömrünüz boyunca ilaç kullanmaya mahkum olursunuz.aman diyim.

    şuda uyduruktan bir tespit gibi gelsede majör depresyona yakalanmış kişiler çok değerli insanlardır. garip bir havaları var. hayır çevremden biliyorum. valla bak sanatçı ruhlular resmen.bi sohbet edin iki çift kelam edin, derin derin nasılda konuşuyorlar. öyle sizden bizden biri gibi bakmayın.

    bitti.
    (psişik, 22.11.2009 22:04)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil