|
|
- şarap saklama ve yıllandırmada kullanılan tercihen tebeşir madeni içi bölmeler, odalar, kilerler.
ancak aynı zamanda çiçek pasajı girişinde yer alan pasajın en iyi meyhanelerinden biri. daha fazlası için:
http://www.tarihicicekpasaji.com/...
http://www.viskosite.com/...
- ünlü gurmelerden palanthaser, son yazısında bu mekanı incelemiş:
"çiçek pasajı, eski adıyla cite de pera‘daki hristaki pasajı…
mahzen restoran, işte bu çiçek pasajı’nın hemen girişinde, sağında yer alan en güzel mekanlarından biri. sıcak bir yaz akşamında pasaj kısmında oturup serin, dingin çiçek atmosferinde bira yudumlamak, ya da alt katında adı gibi mahzene benzeyen dekorun içinde bol mezeli bir rakı akşamı yaşamak mümkün. pasaj restoranları arasında şahsi favorim oluşu da bu dekorun, o 1876'dan bugüne akan çiçekçiler pasajı anılarının saygılı hizmet ve uygun fiyatlarla harman olması sanıyorum.
mekanla ilgili ufak detayları vermeden, çiçek pasajı’nın dolayısıyla da mahzen’in geçmişine bir göz gezdirmekte fayda var.
“tanzimat döneminde, sultan abdülhamit ve sultan abdülaziz tiyatro seyretmek için beyoğlu’na, istiklal caddesi ile sahne sokağı’nın bulunduğu köşede yer alan ünlü naum tiyatrosu’na gelirlerdi. verdi’nin ünlü operası “ıl trovatore”, paris’ten önce istanbul’da beyoğlu’ndaki naum tiyatrosu’nda oynamıştı. naum tiyatrosu’nda sahnelenen italyan operaları nedeniyle istanbul ve avrupa’nın sayılı kültür merkezleri arasına girmişti.
1870 büyük beyoğlu yangınında, naum tiyatrosu da yanarak yıkıldı. bu tarihten sonra, beyoğlu binaları yeniden inşaa edilmeye başlandı.
1876 yılında “galata bankerleri” sanıyla tanınan ve gerektiğinde saraya bile borç verecek kadar güçlü mali yapısı bulunan rum bankerlerden biri olan hristaki zografos efendi, yanan naum tiyatrosu’nun yerini satın aldı. rum mimar cleanthy zanno’ya projelerini çizdirerek bu arsa üzerine, yeni bir tip çarşı ve apartman olacak bir bina yaptırdı.
1876 yılında yapımı biten binanın altında o sıralar pera’da moda olan paris tarzında düzenlenmiş 24 dükkan ve üstünde 18 lüks daire bulunuyordu. dükkanların oluşturduğu pasaja “hristaki pasajı”, binaya ise “cite de pera” adı verildi. pasajın ilk dönemlerinde açılan maison parret ve vallaury’nin pastanesi, japon mağazası, natürel çiçekçisi, pandelis’in çiçekçi dükkanı, schumacher’in fırını, papadopulos’un mücellithanesi, keserciyan’ın terzihanesi, yorgo’nun meyhanesi, sideris’in kürk mağazası ve acemyan’ın tütüncü dükkanı gibi işyerleri pasajda bulunuyordu.
1908 yılında binanın mülkiyeti sadrazam said paşa’ya geçince pasaj “said paşa geçidi” adını aldı. 1940 mütareke yıllarında pasajdaki küçük dükkanlarda çiçekçiler yerleşti. ekim devriminden kaçan beyaz rus kadınları, baronesler, düşesler de burada çiçek satmaya başladılar. cite de pera bir süre de çiçek mezat yeri olarak da kullanılınca, beyoğlu’ndaki çiçekçiler pasaja toplandı. pasaj “çiçekçiler pasajı”na dönüştü.
1940'lı yıllardan başlayarak açılan bira ve meyhaneler, bir süre sonra apartman sakinlerini ve çiçekçileri yavaş yavaş başka yerlere taşıdı ve geriye “çiçek” adı kaldı. pasajın ilk meyhanesini yorgo efendi açtı.
ilerleyen yıllarda ise tarihi doku da dikkate alınarak restorasyon çalışmaları başlatıldı. 1988’deki restorasyondan sonra meyhane olarak kullanıma tekrar açılmıştır. 2005 yılı aralık ayında ise, mey içki a.ş’nin desteği ile tarihi binanın son bakım ve yenileme çalışmaları yapıldı. çatı ve diğer tüm görsel öğeler yeniden restore edilerek aydınlık,ferah ve hoş bir ortam oluştu. eski işletme sahiplerinin resimleri, pasajın müdavimlerinden ünlü gurme ,mimar ve yazar aydın boysan’ın ve akardeoncu madam anahit’in resmi pasajın duvarlarını süsledi.
gösterişli cephe mimarisine sahip çiçek pasajı (hristaki pasajı-cite de pera) halen, beyoğlu’nun en süslü binası olma özelliğine sahiptir. binanın ikinci katındaki balkonun yukarısında da aslan ve insan başları ile alt tarafları çiçek süslemeleri ile birleştirilmiş genç kız heykelleri ortasında bir saat bulunur.”
işte öyleydi böyleydi derken on yıllardır, istanbul tarihinin en nezih meyhanelerini biraraya getiren bir mekana sahip.
kesinlikle uğramanızı tavsiye ettiğim mahzen’in kalabalık menüsüne gelelim şimdi:
“soğuk mezeler:
ahtapot, karides, lakerde, semiz, kabak kızartma, patlıcan sos, patlıcan salata, imam bayıldı, enginar, haydari , yengeç, mantar salata, ak ciğer, çoban salata, mevsim salata, grek salata, göbek salata.
ara sıcaklar:
tereyağlı karides, karides güveç, paçanga böreği, kaşar pane, karides pane, su böreği, kokoreç, midye tava, patates kroket.
ana yemekler:
pirzola, et sote, köfte, özel spesyal, görme bonfile, papi çıkın, büftek, et şiş, tavuk şiş, tavuk şinitsel, deniz levreği, çupra, kalkan, çinekop, lüfer, somon, mercan, tekir, barbun.”
hatırladığım kadarıyla mahzen kendi üretimi olan şaraplara geçti ve bunları servis ediyor, yeni rakı tabii ki demirbaş ve fıçı efes pilsen harareti almaya devam ediyor. tarih itibariyle rakı için iki fiks menü mevcut (35 ytl: sınırsız yerli içki ve 6 tabak meze ya da 45 ytl: sınırsız yerli içki ve yemek). özellikle haftasonları 3-4 kişilik müzisyen gruplarından oluşan fasıl akşamlarını yaşamamak, ve yine haftasonu masaların arasında rakseden dansöze para takmamak olmaz.
elbette bu kadar güzel bir ortamın da eksikleri yok değil. yaz mevsiminin kavuran ağustos’unda dahi gitseniz alt katta ürpertecek bir serinlik mevcut, sabah beşe kadar açık meyhanede uzun süre kalacaksanız, omuzlara alınacak bir kıyafet gerekli. birçok meze çeşidi mevcut olmasına rağmen mücver gibi en lezizinden mezelerin eksikliği şaşırtabilir, dahası genç ve yeni işe başlamış garsonlar mezeleri henüz layıkıyla tanımadıklarından olmayan mezeleri duymamışlarsa, garipseyebilirsiniz.
kadı kızının da kusursuz olmadığını anımsatıp akşamüstünden sabaha kadar açık bu güzel mekanın adres ve telefonunu vereyim, çekileyim:
adres : istiklal cad. tarihi çiçek pasajı no:4 beyoğlu / istanbul
tel: (+9) 0 212 249 03 29
web: http://www.tarihicicekpasaji.com/...
not: şerefe, cheers falan! "
- ayna'nin gittiğin yağmurla gel albumünde ki güzel bir sarki,
mahzen gönlüme
sevda türküleri
kurumuş gözyaşlarıma
bir mavilik getirdin
kaç zamandır hasretim sana
unuturum demiştim oysa
unutamadım ne seni ne o günleri
ya senden ya benden
birşeyler var düşündüren
güzel olan sen değil
geçer zaman
güzel olan sen değil
o günleri biliyorum
ama yine de
- galata'da bu isme sahip bir mekan vardı. eski bir ceneviz sarap mahzeninden bozma. yok dediler artık, yok...
- hazne ve hazine ile aynı kökten olan kelimedir.
- çiçek pasajının hemen girişinde, şarapları oldukça kaliteli bi yer. bu aşırı sıcak yaz gününde, içerisi sizi üşütecek kadar da serin.
|