|
|
- "reklamın altın çağı, piyasanın dahi çocukları" sloganıyla 1960'ların new york'unda geçen değişik bir yapım. yakında e2'de yayına giriyormuş. izlemek lazım...
- yapımcıları aynı zamanda the sopranos un da yapımcıları olan yakında ekranlara (ekranında e2 kanalı bulunabilenlere, herkese değil) gelecek dizi.
- e2 trailer'ı ile midemi bulandırılmış yeni dönem e * * dizilerinden.
amerikada reklamcılık işinin altın çağı döneminde, piyasanın altın çocukları olarak lanse edilen meymenetsizleri konu alan bir diziymiş...
the sopranos'un yazar ve yapımcıları yapmış yine. bende diyorum var bir meymenetsizlik...
http://media.amctv.com/...
http://www.youtube.com/...
ve ayrıca sanıyorum bu sefer doğru yerdeyim!
(bkz: teşekkürler) *(lestat, 05.09.2007 17:39 ~ 17:41)
- spoiler-------------------
lucky strike sigaralarının reklam fikrinin nasıl çıktığı konusu ilk bölümde anlatılan konudur.
(bkz: it's toasted)
ne hikmetse dizide çok fazla sigara içilmektedir.
spoiler-------------------
- 17 eylül pazartesi günü, e2 ekranlarında yayınlanmaya başlanacak olan dizi.
- trailer ında çalan şarkı amy winehouse - you know i'm no good
- (bkz: sigara)
(bkz: içki)
(bkz: seks)
vee evet...
(bkz: psikoloji)
(bkz: ayrıntı)
vee tabii ki...
(bkz: the sopranos)(sonador, 17.09.2007 23:54 ~ 23:55)
- e2 ekranlarında yayınlanmaya başlayan ve daha ilk bölümde insanı kendine bağlayan, 1960'ların reklam dünyasını konulan şahane dizi.
- enterasan bir giriş oldu. çok fazla detay var fakat dönemi bilemediğimiz için neyin komik, neyin ilginç, neyin dikkat edilmesi gereken nokta olduğunu bir çırpıda kavrayamıyoruz.
sadece güzel bir replik vereyim de dizinin cazibesine parmak basayım.
kadın aşık olmadığı için evlenmediğini falan söyler. reklamcı -metin yazarı adam ise der ki:
(mealen)
- aşk benim bulduğum bir şey. heyecanlanmak, yemeden içmeden kesilmek, konuşamamak vs. halbu ki aşk diye birşey yok.onu biz icat ettik. mutlu olun deyu. buna inadırdık fişman...
yani ben şimdi tam şey edemedim de bu mealde yani. izleyin. güzel dizi. ama seks neyim beklemeyin, yok. ona niyetlenen soft pornocuların önünü kesmeyi borç bilirim.
sonador düzeltti sağolsun : "aşk dediğiniz şey benim gibi adamlar tarafından naylon çorap satmak için uyduruldu."(altlejant, 18.09.2007 12:57 ~ 08.10.2007 11:11)
- izlerken sigaradan tiksinmenize neden olacak kadar çok sigara içilen dizi. sigaradan vakit bulunabilirse reklamcılara da küfredilebilir. dönemin özelliklerini yansıtmaya çalıştıklarına göre kadının statüsü konusunda abd'yi eleştirdiklerini düşünüyorum.
- e2 de yayımlanmış (ve yayımlanmaya devam eden), gerek senaryosu, gerek diyalgoları-kostümleri gerekse (ve özellikle) ışıklarıyla, tadını damağımda bırakmış dizidir. pazartesi sendromunu bana pek bir güzel atlattırıyor. zira kendisi pazartesi günü e2 de 22:15 te başlıyor.(bkz: reklam) e o zamana kadar da insan pazartesiyi iple çekmez mi?
herşey bir yana gerçekten oldukça beğendim. bölümleri (en azından şu ana kadar izlediğim) gerçek bir sinema tadında. dizi bitiminde koltuğa çakılıp kalmayı bana gayet güzel anlatmış, ülkemin 'çocuklar duymasın', 'kurtlar vadisi' gibi dizilerinden sonra bir kaç (hatta beş-on) beden büyük gelip, yayından kaldırılmamasını umduğum ama şimdiden haksız eleştirilere maruz kalmış," aha dizi böyle çekilir" e en bi güzel örneklerden olan yeni dizi.
(bkz: ne dedim ben)
edit: başroldeki hakikatli karizmatik abimizin de ayaklarının pek bir büyük olduğunu da gördüm. (bkz: oha)
- don drapper abimizin haftada 40 usd'ye çalışan sekreteri peggy karakterine hasta olduğum dizidir.
- don draper'ın aşağıdaki sözleriyle insanı derinden etkilediği dizi.
“advertising is based on one thing: happiness. and you know what happiness is? happiness is the smell of a new car. ıt’s freedom from fear. ıt’s a billboard on the side of the road that screams with reassurance: whatever you’re doing, it’s okay. you…are…okay.”
- konseptine aşık olduğum, amy winehouse'un i'm no good şarkısının o aşık olduğum konsepte cuk oturduğu ama hala izlemeye fırsat bulamadığım dizi.
- e2 de 2. sezon bölümleri sonbaharda başlayacak olan dizi.
- bir dönem dizisi nasıl çekilir, dünya aleme gösteren muhteşem yapıt. bir ofis ve birkaç evin arasında amerikan toplumunun bir dönemini tüm ayrıntılarıyla ve kesinlikle sanatkar bir üslupla ortaya koymayı başaran dizi. yazık ki türk yapımcıları bunları izlemeye tenezzül etmez; dönem dizisi ya da filmi çekiyoruz diye millete kepaze oldukları gibi zavallı türk izleyecisini de bu tarz yerli yapımlara hasret bir şekilde ölmeye mahkum ederler.
- beklendiği gibi altmışıncı emmy ödülleri'nde en iyi dizi ödülünü kaptı. sönük bir gecenin sönük şampiyonu..
- ilginç bir şekilde 1 bölümünü bile izlemediğim ama sadece müziğiyle bile beni büyülemeyi başarmış olan dizi.emmy ödüllerinde de drama dalında ödülleri toplayarak başarısını bir kez daha kanıtlamıştır.en yakın zamanda izlemeye bşlamalıyım diye düşündüğüm bir yapımdır.
- seyrederken arka planda duyulan müziklerin ne olduğunu merak edenlerler için;
http://blogs.amctv.com/...
- 2.sezon tanıtımında e2'de kullanılan şarkı bir yahudi ilahisi/ağıtı olan "by the waters of babylon"dur..
sürgüne ağlayan yahudileri anlatır,ve hüznü tanıtım filmine gerçekten çok yakışmıştır..
- yine ve yeniden mad men'e ilginin daha bu ay içinde, yine cnbce hostuyla ortaya çıktığını görmek üzücü.
ancak, yine bebekliğinden itibaren tanıdığım mad men, abartılardan uzak, mükemmel bir seyir ve kurgu sunmaya devam ediyor diyebilirim.
ve ne yalan söyleyeyim; duck & philips alegorilerine de ancak alışabildim.
fakat bir gerçek var hepinizden uzak; bu mad men geçtiği zaman itibariyle öyle bir dilde sunuluyor ki altyazısız anlamak neredeyse imkansız hale geliyor. ve bu kadar ödül almasına, bu kadar iyi işlenmesine rağmen konusunun çoğu insana uzak gelmesinden olacak; yeteri kadar ilgi yaratmadığından ingilizce transkriptler dahi güncel bölümden bir hafta sonra sunuluyor. bu gerçekten sinir bozucu.
velhasılı, the decemberist'in delirten "infanta"sı ile başlayan 2 x 6 (meydınform) ve ardından gelen bölümler don'ın genel depresyonlarını vurgulayarak işliyor. adam hasta falan olabilir ve hayata bakışı değişebilir yakında ve böylece, ve, ve, thank you for smoking'le olan benzetimlerimi haklı çıkartır bu dizicağız.
çok başarılı buluyorum senaristleri. helal olsun lan! ne güzel işliyorsunuz ilgili tarihleri, ne kadar uygun. bravo!
- herhangi bir bölümünü izlediğinizde alışkanlık yaratan dizi.özellikle vodka ve sigara şirketlerinden iyi para aldıklarını düşünüyorum.gece gece bana salem , smirnoff düeti yaptırmış dizi.
(zoso, 03.10.2008 14:39 ~ 14:40)
- fenomen. bu diziyi tanımlamak için başka söze de gerek yok sanırım. özellikle iletişim piyasası içindeyseniz sizi daha bi saran yapıt.
(rojhot, 03.10.2008 14:57 ~ 14:57)
- sahip olduğu atmosfer nedeniyle, kendisinden sonra izlenen ve 60'lar amerikasını konu alan hiçbir yeni yapıma dudak bükmeden yaklaşılamamasına sebep olan müthiş kaliteli dizi. yalnızca 60'ların reklam dünyasını ve amerikan tarzını değil, insanı anlatır.
(sonador, 03.10.2008 20:46 ~ 20:47)
- 1.sezonu bob dylan 'ın don't think twice ı ile bitirmiş dizi.şimdi dahada güzel.
|