bir elma modeli olmakla beraber, apple'ın lisa'dan sonra çıkardığı modellere verdiği isimdir. power macintosh, performa gibi modelleri çıkmış, dünyada uzun bir süre ve hala da grafik tasarım alanında ortalığın tozunu attırmıştır.
apple firması tarafından üretilen ve üzerinde macos x işletim sistemi çalışan farklı ve güzel tasarımlara sahip bilgisayar modeli. macos x son zamanların en iyi işletim sistemlerinden biridir. arka planda unix ile sağlam bir temel atılmış ve o eşsiz macintosh grafikleriyle son kullanıcıya 'oha' dedirtebilmiştir. en kolay unix diye de adlandırılabilir. unix platformunda çalışan birçok açık kaynak kodlu program macos x işletim sistemine dahil edilmiş ve tadından yenmez sunucu sistemleri ortaya çıkmıştır. grafik tasarımı yapanlar için vazgeçilmez bir sistem olmakla birlikte göz zevkimiz var bizim diyenler için de tercih sebebidir.
yakın zaman içinde intel işlemciler ile çalışmaya başlayan ve üzerine windows kurulabilen, her geçen gün hayranlığımı biraz daha artıran steve jobs'ın aşmış bilgisayar sistemi.
windows'tan gerçekten üstün olduğu alan virüstür ve bu tartışılamayacak kadar ortadadır. diğer tüm özellikleri karşılaştırılabilir olmakla beraber üstesinden gelinemeyecek bir zayıflığı bulunmamaktadır.
bir zamanlar kullanmanın karizma demek olduğu, kullanımı sade, daha çok grafik tasarım, animasyon ve müzik üzerine olan işlerde kullanılan, tasarımı şık apple bilgisayarı. bir zamanlar "pc misin mac misin" sorusuna "mac" cevabı vermek gerçekten marjinallikti. pc alışıldık, daha çok oyun, internet türevi işlere kullanılan, mac ise "bilmediğimiz, muamma işlere"e kullanılandı çünkü. tek tuşlu mouse olayı ise bir pc sever olarak tam bir kabustu benim için. daha az kullanılan bir bilgisayar olduğu için virüs kapmayan bir bilgisayardır ayrıca, pc de karşınıza çıkan sürprizler mac'te çıkmaz.
pc nin başınızı yiyen fan sesi, mac te yoktur. şahsen ben pc nin fan sesinden, kasayı açıp vantilatörü kasaya dayamak suretiyle bir nebze kurtuluyorum ama mac'te böyle bir sıkıntı yok.
bir pc kullanıcısıyım ama mac i öğrenmek ister miyim, hala karizmatik geliyor mu evet. ortama ayak uydurmaya çalışmayan, bilgisayar dünyasının cool çocuğu mac. ehm yine de pc, içimizden biri. bu yaştan sonra kalbim böyle değişiklikleri kaldıramaz.
"cool" diye bir tabir vardır ya hani, işte mekintoş cool bir alet. böyle düşünmemin sebebi tabii ki yıllardır birçok amerikan filminde ısrarla gözümüze sokulması ve bunun yanı sıra kullanıcılarının öve öve bitirememesi.
bir ara çok ciddi niyetlendim, fiyatlarını araştırdım, özelliklerine baktım falan. elde ettiğim sonuç kabaca, 2x özelliğe sahip bir pc'ye verilecek para ile ancak x özellikte bir mekintoş alınabileceği idi. sonra "abi amerikadan getirtsene madem?" önerisi ile karşılaştım, ki bu öneri pek hoşuma gitti.
amerikadan mekintoş getirtmeyi planladığım süre zarfında birçok mühendis arkadaşıma "abi mekin olayı nedir allasen?" diye sordum, aldığım cevapların yekünü şu eksende dönmekteydi: "geç abi, şekilden başka bişi değil". en son grafik tasarımı ile hayatını kazanan bir abiye bu soruyu sorduktan sonra aldığım cevap ise, amerikadan mekintoş getirtme dürtüme son verdi.
her insan gibi benim de hayatımın belli kademelerinde gerçekleştirmek istediğim bazı (audi q7 sahibi olmak, orta avrupa'da yaşamak, çift kapılı buzdolabı almak) hayallerim var. hallice bir mekintoş edinip ustaca kullanabilmek de bunlardan biri sayılabilir. yalnız öyle bir noktaya geldim ki, mekintoş kullanıcısının neyi savunduğunu, mekintoşu neden çok çok sevdiğini anlayamıyorum. virüs mü? ben yıllardır pc kullanıyorum ama henüz virüsten dolayı başım ağrımadı?
bu mekintoşu çok janjanlı yapan sebep ne ise açık seçik belirtin de öğrenelim, belki çok zengin olunca bir tane de ben alırım.
apple'ın ilk çıkardığı bilgisayar. sanırım ibm'den daha atik davranıp bu işe girmişler.
bunun yanında şu an için değil ancak geçmişte tarihi bir hezimet olduğu söylenebilir. zamanında genel satışları çok düşük olmuştur. ibm'in daha sonra çıkardığı bilgisayar apple'dan daha çok satmıştır. bunun sebebi ibm bilgisayarlaırnın daha iyi olması değil, (hayır o günlerce mac cidden tüm ibm bilgisayarlarının eline veriyordu) apple'ın "biz alemin kralını yaptık. bizi bilen bilir. bizim bilgisayarlarımızı tanıyan tanır" diyip pazarlama ve reklama hiç ağırlık vermemesinden kaynaklanır.
o gün aslında apple'ın hayatı boyunca unutamayacağı gündür. zira o günlerde en az ibm kadar reklama ağırlık verilseydi, şimdi hepimizin evinde birer apple marka bilgisayar, birer mac olması işten bile değidi. belki windows nedir onu bile bilemeyecektik. bill gates 30 yaşına gelmeden batacak, üniversiteyi erken bıraktığına pişman olacaktı.
macintosh bir işletim sistemidir ve apple markalı bilgisayarlarda kullanılır. yaygın sorular vardır.
s1.:neden mac?
s2.:farkı ne?
s3.:öğrenmem ne kadar sürer? gibi.
ülkemiz tüketici profili genel olarak ihtiyaçtan ziyade, "onda var, bende de olsun" ve "abi adamlar ne makina yapmış be bir tane alalım hemen" gibi sebeplere dayalı olduğundan; mac ve pc ayrımını anlatmak biraz zordur.
öncelikle bir bilgisayarı ne amaçlı kullanacağımıza karar verirsek, bu ayrımı daha kolay yaparız. eğer ki kullanım amacınız, internette bağlanmak, oyun oynamak, bilgi ve belge arşivlemek, ofis programları kullanmaksa; kendinizi kasmaya hiç gerek yoktur. tercih kesinlikle pc olmalıdır.
ancak kullanım amacınız bilgisayarınızı yoran, ağırlaştıran ve kasan; sık sık kilitlenip reset atmanıza sebebiyet veren programlarla çalışmaksa, baskı işleri yapıyorsanız (ki apple ekranında gördüğünüz renk tonunun aynısı baskıda da çıkmaktadır.) tercihiniz mac olmalıdır.
sanırım yukarıdaki iki paragrafla s1'e yanıt verebildik.
gelelim farka yanı s2'ye;
öncelikle reset denen şeyi unutacaksınız. mac'te böyle birşey yok.
anti-virüs programı kullanmayı unutacaksınız. virüs denen şey yok.
mac işletim sisteminin size sunduğu tüm kolaylıkları çözmenize paralel bir daha pc'ye elinizi sürmeyeceksiniz.
s3 windows işletim sistemini hakkıyla bilen bir insan, mac işletim sistemine geçiş yaptığında, meraklı ve çabuk kavrar bir yapısı varsa en az bir hafta, en çok bir ayda işi çözecektir.
kendisiyle tanıştıktan kısa bir süre sonra windows'ta neler çektiğimi anladığım bilgisayar. en başta tasarım harikası. daha açmadan bile vay be diyor sevinerek oturabiliyorsunuz. daha sonra dakikalarca beklemeden cart diye açılıyor. sonra herhangi bi işlem yapacakken her şeyi insana keyifle yaptırtıyor , zibilyon tane program açıkken dahi kasma nedir bilmiyor , yorulmuyor alet azizim. sıcaklık 30 derecelerde seyrediyor. zaten eğer sanatın herhangi bir dalıyla uğraşıyorsanız elinizin altında kullanması da herkesin anlayabileceği şekilde tasarlanmış durumda. örneğin qbase'i birçok insan baya bi süre sonra anlayabilirken garageband - ki macintoshlarda beleş gelen programdır kendisi - hem çok daha iyi sonuçlar veriyor hem de öğrenmeniz için bir gün başında kalmak fazlasıyla yetecektir. grafik alanında zaten tartışmasız. standard ev kullanıcıları için de aynı şekilde. gerçi onlar standard kullanıcı ne farkeder diyebilirsiniz ancak evde olup müzik dinleyip internette takılıp pc'si çöken tonlarca insan var ama maclerde çökme henüz görmedim. mutlaka vardır ama çökmeyecek işletim sistemi yok ancak bu maclerde kayda alınmayacak kadar az. e sorunsuz bi bilgisayar da herkesin isteği sanırım. eksilerine gelicek olursak evet mühendislik programlarının çoğu pc'ler için yazılıyor ancak boot camp sayesinde artık maclerde de windows kullanabileceğimiz için bu problem ortadan kalkmış vaziyette. tek eksisi ise gerçekten ne doğru dürüst oyunu var ne de olan oyunlarında iyi performans veriyor ancak ben ve benim gibi bilgisayarda oyun oynamayı ayda yılda bir yapan insanlar için gerçekten iyi bir deneyim olacaktır macintosh. steve jobs amcanın da katıldığı gibi ''once you go mac , you never go back!''
herhalde bilgisayarda müzik ve grafik yapanların kullandığı cihaz. gazeteciler bundan kullanıyor. birde i book vardı bir zaman. renkli şeffaf makinelerdi. i mac te öyleydi gerçi. her zaman bir gizdir macintosh benim için.
müzik üretimi için biçilmiş kaftan. hoş donanım olarak değil ama işin özünde osx olunca, bir çok konuda avantajlı oluyorsunuz. tek eksik noktası: sadece profesyonellere hitap etmesi. müziğe yeni başlayan ya da yarı-profesyonel takılan bir kişiyseniz, cep yakar. pc'deki kadar h2o ya da paradox release bulamazsınız.