kıskanılmayı, kısıtlanmayı seven kadınlar. kıskanılmayı her kadın ister konusu biraz ayrıntılı burada. özgür ve karsılıklı güvene dayalı iliskilerin insanları değillerdir çoğunlukla. bir bayanın ağzından çok fazla boş bırakıyorsun gibi bir söz bile duymuştum.
*-senin sevgilin bara içmeye gitse tek başına ve sana haber vermese, başkasındna haber alsan ne yaparsın.
-afiyet olsun derim.
*-bu kadar özgür bırakırsan sıfır kural olan bir ilişki olursa kadın senin onu sevdiğini nerden bilecek ?
-sevgimi göstermek için illa kurallar koymam kısıtlamam mı lazım ?
*-bazı kadınlar sevildiğini böyle anlarlar.
*-ben eski sevgilime mesaj atardım hiç sormuyorsun orada ne yapıyorum diye yoksa beni kıskanmıyor, merak etmiyormusun derdim..
-saçma. özgüvenle karşılıklı güvenin harmanı maçoluğu öldürür diyorum sana.
*-
ben bilmem beyim bilir.
-
hadi bakalım
kisisel görüsüm toplumumuzun yapısından kaynaklanıyor bu maço severlik. gelenekler, görenekler, ananeler..
çekirdek ailelerde eşlerin ilişkileri üzerinden yola çıkarsak aslında bunun sosyolojik yapının sonucu olduğu alenen ortada. klasik argüman olan "her kadının aslında sahiplenilme, korunma isteği vardır" sözü de bu kanıyı destekler nitelikte.
güçlü yaşamış, tek başına bir dönem geçirmiş, zorluklar atlatmış mücadeleci bir kadında bu talebin olacağına inanmıyorum. derinlerde bir yerlerde olsa bile maço yapıda ki bir erkekle bunu paylaşması, yaşamışlığına hakaret olur.