mısır tanrı ve tanrıçaları her ne kadar yunan ve roma tanrıları ve tanrıçalarının yerine konsa da mısır mitolojisi aslında özgünlüğünü hiç kaybetmemiş ve kendi içinde hapsolarak
isis’i ne
venüs gibi karizmatik ve seksi, ne de
afrodit gibi güzel ve hınzır bir kişiliğe bürümüştür.her ne kadar
thoth hermes’le bir tutulsa da hermes asla milattan 4000 yıl önce yaşasa o kadar bilge olamayacaktı..
inanışlara göre, güneşin tanrısı, esas yaratan , en büyük kudret timsali ra vardı önce. öyleydi ki kimse karşısında duramaz içine girdiği tüm firavunları zaferden zafere koştururdu.sonra çoğaldı kendisinden tanrılar oluşturdu.varisler, yardımcılar…sonra, zaman tanrısı, bilgelik tanrısı, edebiyatın yaratıcısı, hiyerogliflerin babası thoth oldu…ve yine
ra’ nın yarattığı sonsuz adalet timsali, evrensel düzenin sahibi adalet tanrıçası
maat ile evlendi. heg, heghet nun(heg_h_et nun), kauket amen, naunet kau, amenet, mut isimlerinde çocukları oldu..ranın yarattığı diğer varisi doğruluk tanrıçası
sekhmet’ti.insanları doğrularıyla yargılar yanlışlarıyla ölçülendirirdi sekhmet…ve mısır tarihinin ra’dan sonraki en büyük firavunlarından birinin eşi olur..ptaah..eski dilde bazı yazıtlarda
ptah olarak yer alsa da gerçeği ptaah olarak bilinir.cennetin evrenin tüm kainatın yaratıcısıdır..öyle ki tüm tanrıların kıskandığı bir tanrıdır, güçlüdür azimlidir ra’nın timsalidir adeta..
sonra shu olur ra’nın yaratmadığı kendi tohumlarından oluşturduğu oğludur
shu..ve böylece artık bir kan bağıyla tanrılar parçalanır adeta..rüzgarın tanrısı, doğa olaylarının tanrısı, yağmurun tanrısıdır shu..felaketlerin yöneticisidir..tek bir nefesiyle insanları havasızlıktan öldürebilecek bir kudret vermiştir ra ona..ve öyle ki hakimiyeti sonsuzluğa kanatlansın diye yine kendi tohumlarından yarattığı yine tanrılar arasında ikinci bir sarsıntıya sebep olacak
tefnut ile eşlendirir shu’yu..ve tefnut’a eşine başkaldırmasını önlemek için daha hafif ama yetkin bir görev verir..bulutların tanrısıdır tefnut..aslan başlı sadık tefnut..
sonra çoğalmaya başlar tanrılar kudretlerini yayması için. çoğaldıkça çoğalır ve uygarlıklara isimlerini duyurmak için kah maatın tüyüyle kah tefnutun sahip olduğu aslan başı suretinde oradan oraya yelken açarlar adeta..shu ve tefnut dünya(
geb) ve gökyüzü(
nut) tanrı ve tanrıçalarını yaratırlar. öyle ki en asil tanrılar ve tanrıçalar ra’nın esas tohumlarından meydana gelir.yani shu ve tefnuttan..onlar da çoğalıp mısırın en bilinen tanrılar savaşının üç önemli kahramanını da içinde barındıran
isis,
seth,
osiris ve
nephtys’i dünyaya getirirler. seth ne nephtys
anubisi yaratır..öylesine korkunç bir tanrıdan(seth) böylesine korkunç bir tanrı olabilirdi ki neticede ölüler tanrısı olmuştu anubis..ölülerin bile ürkeceği çakal başıyla mumyalamayı icat eder..bazı efsanelere göre mumyalamayı sadistçe bi dürdüten ötürü bazı efsanelere göre ise ra’ya yaranabilmek için ve ruhların ona olan sadakatini gösteren tek tanrı olduğunu ispatlamak için keşfetmişti mumyalamayı..ilk efsane anubis’in seth ve nephtys’in oğlu olduğuna inanan bilimcilere ait olmakla birlikte ikinci efsane isis ve osiris’in oğlu olduğuna inanan daha iyimser bilimcilerin ortaya koyduğu düşüncelerdir.ancak seth isise aşıktır..çok güzeldir isis.ünvanı aşağı ve yukarı mısırda duyulur tüm tanrılar tanrıçalar onu görmek ister..oysa isis tapınağından çıkmaz..kapalı bir güzelliğin ve içe dönük bir seksapalitenin simgesidir isis.anneliğin simgesidir.
kıskanç seth’in osiris’i öldürmesinden sonra osiris’in tohumuyla horus’u dünyaya getirmiş ve daha sonra kimi efsanelerde gökyüzü tanrısı kimi efsanelerde ölüm tanrısı olarak geçse de aslında aşkın ve güzelliğin timsali
hathoru yaratır.
horusu hayatı boyunca babasının intikamını almaması için korur.ancak başarılı olamaz horus babasının intikamını alıp seth’i öldürür.horus ve hathorun iç organların koruyucusu olan dört çocuğu olur.
amset,
hapi,
duamutef,
qebehsenuef..
bunun dışında tohumdan olmayan pek çok tanrısı vardır mısırın..tek bir nefesle doğan..tek bir haykırışla batan..tek bir kılıç darbesiyle ölmeyen ama tek bir hakaretle tapınağına çekilip sonsuza kadar kendisine hakaret edeni lanetleyen..bu yüzdendir ki firavunların hepsi tanrıların öfkesini almamak için bir idol belirlerlerdi kendilerine..öyle ki bu referans gibi birşeydi..mahkeme zamanında onu savunacak ve tüm hareketlerini gözlemlemiş bir tanrı..aynı zamanda tüm gücünü kendisini seçen firavuna bağışlayan bir tanrı..böylece zaferden zafere yenilmeden koşacaklarına inanırlardı..hatta bazen bu öylesine aşırıya kaçardı ki..yenildikleri halde yenilmemiş gösterirlerdi kendilerini sırf inandıkları tanrılarının öfkesini kazanmamak için.
ama yine de hathorun teb’de ölümün tanrıçası ,edfu’da horus’un eşi olarak bilinmesi gibi tanrılar belirli şehirlerde şivenin değişmesi gibi kimlik değiştirebilirlerdi.o yüzden onlar üzerine kesin yargılara ulaşılamaz çoğu zaman..bir tanrı birkaç doğa unsurunun hakimi olarak karşımıza çıkabilir. kötülük timsali seth’in hem fırtınanın hem de çölün tanrısı olması gibi.