|
|
- haydarpaşada çok ihtişamlı bir binaya sahip fakülte.
(mezun, 30.04.2004 16:39 ~ 16:39)
- marmara üniversitesinin haydarpaşa yerleşkesinde bulunur.binası şahanedir ve kanımca feci harcanmaktadır..hatta pencereler yakında insanların kafasına düşmeye başlayabilir..kantinin kapısı kapalıyken görünce 'oo cafe marmara süper yere benziyor' diyebilirsiniz ama içine girince o el kadar yerde hele öğle vakti oturabilmenin zorluklarını anlarsınız hatta bi süre sonra yeltenmezsiniz bile oturmaya alır çayınızı paşa paşa çıkarsınız..tuvaletinde hacetinizi giderirken donmanız muhtemeldir mümkünse kullanmayın işiniz acilse hızlı davranın hatta ellerinizi yıkamak yerine ıslak mendille elinizi silin..
öğrenci işlerine işiniz düşmedikçe bulaşmayın çünkü çalışanları meşgul insanlardır sizin önemsiz işlerinize ayırıcak vakitleri yoktur 15.55te öğrenci belgesi imzalatamayabilirsiniz o iş 2sn sürer ama siz kim oluyorsunuzdur ki öğrenci belgesi imzalatasınız kapanmasına 5dk kala.sinir sahibi insanlardır ve bu sinir sahibi olma durumu bulaşıcıdır..
fakat her öğrencide binanın avlusunda ne güzel klip çevirilir gibi fikirler oluşmasına sebep olur bu okul yani bir nevi ilham kaynağıdır..(subuo, 04.12.2005 22:26 ~ 06.12.2005 17:43)
- (bkz: marmara hukuk da öğrenci olmak)
- öğrencisi olmasam da ceza hukuku kürsüsüne hayran kaldığım fakülte. diğer kürsüleri de böyleyse gerçekten çok başarılı bir bilim yuvası olmalı. bu arada centel ile artuk neden ortak bir ceza hukuku kitabı yazmazlar anlamış değilim, tahminim aralarında büyük bir rekabetin yaşanması.
- dışarıdan bakıldığında binası oldukça güzel görünmekle beraber , içeriden dışarısı pek de güzel görünmemektedir. bina her daim soğuktur. kışın belirli saatten sonra kaloriferleri kapatmaktadırlar.bu yüzden eğer ikinci öğretim öğrencisiyseniz, gününüzün yarısı üşüyerek geçmektedir. kışın tuvalete inmek, o soğukla mücadele etmek ayrı bir yürek işidir. birinci sınıfta anayasa dersini verememişseniz sonraki sınıflarda sıkıntı yaratır, üstünze başınıza yapışır.anayasa dersine gelen ibrahim kaboğlu, derslerinde uzun ve sonu gelmeyen cümleler kullanmakla beraber senenin çoğunluğunda; anyasa, aşkın bir dal demek suretiyle kişilere baygınlık getirmeyi başarmıştır. bir iki hoca dışında, kürsüler oldukça iyidir. vizesi belirli bir notun altında olanlar, üstün bir çaba göstermedikçe dersi bir sonraki yıla bırakmaya mahkumdur.üçüncü sınıfa gelenler için kamil yıldırım efsanesi başlamış demektir. sene başında bir hevesle kamil yıldırım'ın adı geçen kitapları alırsınız.tabi kanun da dahildir buna. sanki onun kanunu alınca herşey daha anlaşılır hale gecektir.. medeni usul denilen bu ders sizin bütün yaşam sevincinizi bir anda söndürür, her gün biraz daha çökersiniz. bu sene yeni yeni adını okul çapında duyurmaya başlayan ve ileride bir efsane olma yolunda emin adımlarla ilerleyen, geçen sene borçlar genel hukuku, bu sene de eşya hukuku dersine giren dekan yardımcısı hocadır. bedenen derste olsanız dahi tinsel olarak ilk 15 dakikadan sonra çok uzaklardasınızdır. camdan dışarı bakarak farklı hayallerin tam ortasında bulursunuz kendinizi. derste, bu hocanın dilini çözmüş ve irtibata geçebilmiş arkadaşlar gözlemlenmiştir, kendileri takdir edilmiştir defalarca. işte tüm bunlara dayanabilmek demek, iş hayatındaki pek çok şeyi yenebilmek demektir ve işte tam da o anda mezun olmuşsunuzdur.
- ibrahim kaboğlunun da öğretim görevlisi olduğu önde gelen hukuk fakültelerinden.
- ömür törpüsü, güzel binalı okulum
günde sadece 4 saat çalışan öğrenci işleriyle, sınavlarda düşük not vermeyi güzel bişey sanan hocalarıyla yıllarımı yiyen, daha da yiyecek olan okul
- teknolojinin doruk noktasını, adeta aydınlanma çağını yaşayan güzide ilim yuvasıdır.
evet efendim, yanlış görmüyorsunuz ! kışları akşam sekize kadar ders yapılmasına rağmen akşamüstü beş gibi kaloriferlerin kapatıldığı, kırık kapılarının yıllardır tamir edilmediği, kuş yuvası asistan odalarının köhne merdivenlerinin yenilenmediği, kütüphanesinde internetin dahi kullanılmadığı marmara hukuk fakültesine son birkaç gündür,
sınavlarda cep telefonu ile kopya çekilmesin diye, cihaz konulmuştur. (bkz: hayrettin, bak cama kuş kondu)
gerçekten onca ihtiyaç varken, fakültemizin yemeyip içmeyip; kitabı yalayıp yutup da ortalama 50 ile zor geçen biz öğrencilerine yeni süprizi !!!
çoğu derslerde geçme oranı yerleri süpürürken, yalanıp yutulup, çemkirilip sümkürülüp parça parça olmuş kitaplar ve yorgun gözler kendilerine yetmemiş olacak ki, böyle müthiş bir yola başvurmuşlardır.
gerçekten bunu kim akıl etmişse, kendisine çok teşekkür ediyoruz. bir tabaka kağıdı zaten biz cep telefonundan gelen mesajlar ile dolduruyorduk..
bunlar için o kadar uğraşacaklarına, bütün kış, dişleri soğuktan birbirine vuran öğrencileri düşünüp de ısınma yahut tuvalet yahut kantin sorununa çözüm bulsalardı ya da, hala inşaat görünümü veren kimi koridorları düzeltselerdi daha memnun olurduk. zira zatüre ya da bronşit geçirme durumunda hastane ve ilaç masraflarını karşılamazlar tabiki.. onlara ne ..
yemeyip içmeyip bu uygulamaya başlamalarının yanısıra, bugün cihazın tam olarak çalışmaması neticesinde sınavdan evvel hocanın;
- sanırım cep telefonalrı çekiyor, kimse telefonuna bakmasın, demesi de ayrı bir tat katmıştır havaya.
- sınav dönemleri nerden baksanız 1 ay süren , bünyeye perişanlıkları oynatan fakültedir. sınavların aralıklı olması iyidir hoştur fakat; şizofren olmanızın da bir nedeni olabilir. bu dönemlerde kişi zaten soyut olarak kopmuş olduğu hayattan somutlaşmalarla olayını tamamlar. vize notunuz ne kadar yüksek olursa olsun final daha önemlidir ki bu, deneyimle sabitleşmiş bir gerçektir.
- 2007-2008 dönemine süprizlerle giren eğitim yuvası.
ütopik ve bir o kadar reformist olan dekanımız, dur durak bilmeksizin yepyeni süprizler yapmaktadır.
özellikle sınavlarda cep telefonları çekmesin diye hiçbir masraftan kaçınmamıştır, gerekli işlemi yapmıştır. biz bunun şokunu atlatırken bir yeni şok daha yaşadık..
şok üstüne şok yaşıyoruz, her tarafımız şok oldu. peki bu şoktan bizi kim kurtaracak ?
tam okulu bitireceğiz derken 12 derslik program 18'e yükseldi. ikinci öğretimler derse sabah 8.30da başlar oldu akşam 8de çıkar oldu.
bizler ki, yemek yemez, tuvalet ihtiyacı olmaz bir minik eli teraziliyiz.
peki sorarım ey cemaat ? bu garipler sınav vakti ne yapacaklar ? evlerine nasıl gidip dönecekler? akli dengelerine nasıl mukayet olacaklar..
madem bu kadar meraklısınız, çıkartın efendim 5 sene olsun hukuk. zaten bu kadar ağır derslerde 4 senede bitirmenin imkanı yok bu hedeyi.
bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.
bizler ki bir küçük cezveyiz.
bu olaydan sonra yeni öneriler getirme hevesiyle;
- ders araları artık hiç olmasın (zaten belli bir saatten sonra 5 dk oluyor)
-tuvaletler ve yemekhane kapatılsın.
-kalioriferler kışın hiç yanmasın, yazın hep yansın
-camları sökelim toptan
-tüm öğrenciler aynı anfide derse girsin (bkz: cem uzan)
işte bu alanlarda kısıtlamalar yaparak; sıralara pranga vs.. gibi eklemelerde bulunup gerçekten kafasına huni olan (bkz: yiğit özgür karikatürleri) bir nesil çıkartır, adliyelerde tozu dumana katabiliriz.
son olarak eklemek isterim ki;
şu ah duvarların dili olsa , şu kapının memeleri olsa, şu parkelerin....
(bkz: yiğit özgür karikatürleri)
- 1985 yılına kadar haydarpaşa lisesine ait olan binada an itibariyle tıp ve eczacılık fakülteleriyle birlikte öğretim yapan fakültedir.
- birinin alttan 20 dersi varmış, okuldan bezen bu arkadaş kafasına koymuş okulu bitirmeyi . yememiş içmemiş çalışmış.. tam 20. sınavına gircekmiş ki bu da roma hukukuymuş. sınav soruları dağıtılınca ''ben bunu biliyorum, bunu da biliyorum'' diye oynamaya başlamış ayağa kalkarak.. hoca da gülümseyip o zaman yap diye söylemiş. eleman o heyecanla olmadık bir el hareketi yapmış hocaya karşı ve deli gömleği ile okuldan alınmış.. aylarca tedavi görmüş.
işin asıl üzücü yanı girdiği 19 dersi de vermiş ve sadece son sınavda çıkardığı olay yüzünden tek dersi kalmış.. bu adam artık avukat ve deli..
geçiş notunun düşük olması geçmenin kolay olduğu anlamında olmayan ve insanlarda ,yaşanan bu gerçek olay gibi beyin işlevlerinde sakatlıklara sebep olan fakültedir.
- gökhan antalya'nın hayal dünyasının gerçek hayattaki yansımasıdır.
(subuo, 02.12.2007 21:41)
- içerisinde bulunduğu binanın hakkını göstermelik bir iki düzenleme dışında, bir türlü veremeyen bir öğrenci işlerine sahip okuldur. okul biteli 3 yıl olmasına rağmen diplomalarını hala alamamış mezunları bulunmaktadır.
|