• videolar

  1. a capella : çalgı eşliği olmayan koro
    a tempo: önceki tempoda.
    accelerando : hızlanarak.
    accent: vurgu
    adagio: yavaş.50-65
    adagietto : (1) “adagio” tempoda kısa parça. (2) “adagio”dan az daha hızlı tempo
    affrettoso: coşkun.
    agile : çabuk, çevik.
    agitato : hızlı, sarsıntılı, heyecanlı
    akor: en az üç sesin oluşturduğu uyumlu ya da uyumsuz tını.
    akordiyon : hava etkisiyle ses veren, körüklü ve klavyeli çalgı. çoğunlukla dans orkestralarında kullanılır.
    akustik (fran. acoustique/ ing. acoustic): sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu.
    alla marcia : marş temposunda, marş gibi.
    al fine: sonuna kadar.
    alla: ..tarzında.örnek: alla tuca: türk tarzında.
    alla marcia: marş gibi.
    allamande: özellikle barok dönemde rastlanır.ölçü 4/4 lük veya 2/4'lük olabilir.alman dansıdır.
    allegro: metronom hızı 130-145 arası olan hız terimi.sonat, senfoni ve konçerto gibi formlarda ilk bölüm.
    allegro non troppo: fazla allegro değil.
    alla turca : türk müziği benzerinde.
    alto: en kalın kadın sesi.
    amabile : sevimli, okşayıcı.
    andantino : “andante”den daha hızlı.
    andante: kelime anlamı yürümek.yürüme hızında, ağır.
    animato : canlı.
    arco: yay. yaylı çalgıların, pizzicato tekniğinden sonra yaya geçişinde bu terim kullanılır.
    armoni: ahenk, uyum.
    assai: çok.
    a tempo : icrada tempo değişmesinden sonra, yeniden önceki tempoya dönüş.
    a tonalite: tonalite dışı. majör, minör, yada başka modal dizilerle ilgisizliği anlatan terim. bu türlü müziğin başlıca siması sonradan tonalite dışı yazıyı kurallaştıran, avusturyalı besteci arnold schönberg’dir.
    balaykara : rus halkının ulusal çalgılarından. üçgen biçimli, uzun boyunlu ve üç telli.
    ballade: genellikle acı ve hüzün gibi duyguların anlatımında kullanılan ve çok ezgiden oluşan lirik parçalardır.
    bagatelle : kelime anlamı “boş, önemsiz”. hafif, kısa piyano parçası anlamına gelir. başka çalgılar içinde “bagatelle” yazmış besteciler vardır.
    banço : çoğunlukla amerikan gezginci halk şarkıcılarının kullandığı beş, yada daha çok telli çalgı. ilk caz orkestralarında gitar yerine kullanılırdı.
    bando : nefes ve vurmalı çalgılardan kurulan, çoğunlukla törenlerde kullanılan çalgı topluluğu. bandolar, genel olarak askeri marş çalarlar. bugün ya bu türlü topluluklar için doğrudan doğruya yazılmış, yada düzenlenmiş, senfonik müzik çalan bandolar vardır.
    barcarolle . sandal şarkısı. genellikle venedik gondolcularının söyledikleri hafif ve durgun parça
    bariton: bas ve tenor arasındaki sesleri seslendiren erkek.
    barok : müzik alanında barok çağı 1550 yıllarında başlamış, 1600’den sonra yayılmış, çağın öbür sanatlarındaki renk ve süsleme gösterişi, italyan madrigalinin kromatik armonisinde, venedikli bestecilerin birden çok koro için yazdıkları yapıtlarda belirmiştir. barok eğilimlerine uygun müzik yazmış besteciler arasında gabrieli’ler, schütz, buxtehude, bir sınıra kadar bach, haendel, rameau ve lully gösterilebilir.
    bas: kalın erkek sesi.
    bel canto : güzel şarkı, güzel söyleyiş anlamına gelir. italyan operasının ses gösterisine ve hançere cambazlığına dayanan söyleme üslubu.
    bemol: bir notayı yarım aralık pesleştiren işaret.
    berceuse : ninni.
    bis : konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemek için kullandığı kelime. yerine “ encore” kelimesi de kullanılır “yine” anlamına gelir. notada “bis” yazısı, bir bölümün bir kere daha çalınacağını gösterir.
    bolero: bir çeşit ispanyol dansı. üç vuruşludur, kastanyet eşliğinde oynanır. bu dansa sanat müziğinde de rastlanmaktadır. en ünlü bolero, ravel’in yazdığı aynı adlı orkestra yapıtıdır.
    bourree : fransa’nın auvergne bölgesinden doğma şen bir dans. dört zamanlıdır. barok süitlerinde kullanılmıştır.
    buffo : güldürücü. operalarda güldürücü rollere çıkan şarkıcı.
    burlesca : güldürücü alaycı karakterli bestelere verilen ad. bach’ın “la minör” klavsen partitasında bu adın ilk kullanılışından birine rastlanılır.
    brilliante: parlak, gösterişli.
    brio: çevik.
    brioso: çevik ve sürükleyici.
    cacophonie : kakışma. geleneksel armoni kurallarına göre uyumsuz sayılan nota bileşimi.
    cadenza : (kadans. fran: cadence. alm: kadenz) latince “düşmek” anlamına gelen “cadere” sözcüğünden. (1) melodi ve armonide, bir dinlenme noktasına varış. (2) yorumda, düşüş noktasına, parçanın ana tonalitesine varırken çalınan yada söylenen süslü, gösterişli geçit; genellikle konçertolarda rastlanır.
    camera : “oda” anlamına gelir. “sonata da camera”, yada “concerto da camera”, dindışı niteliği olan çalgı müziklerini anlatmak için kullanılan terimlerdir. “sonata da camera”, dürlü dansların art arda dizilmesi bakımından süite benzer.
    cantabile : şarkı söyler gibi.
    canto : şarkı.
    canzone : (1) halk şarkısı. (2) çok sesli şarkı. (3) yazı bakımından madrigali andıran; iki yada üç sesli çalgı müziği parçası. canzonetta: kısa “ canzone”.
    capella : bir müzik parçasını seslendiren türlü çalgılardan kurulu topluluk.
    capriccio : başlangıçta fuga yazısına dayanan bir türlü çalgı müziğini tanıtması bakımından “ricercar” ve “fantasia” ile aynı anlama gelirdi. bugün beklenmedik etkiler taşıyan “kaprisli” besteler için kullanılmaktadır.
    cavatina : daha arık, daha gösterişsiz bir arya türü.
    celesta: mekanizması piyanoyu andıran klavyeli küçük çalgı. alanı orta”da” dan yukarı dört oktavdır.
    chaconne (fran. italyancası ciacona): ispanyol kaynaklı olduğu sanılan bir dans. aslında 4/4 ölçüdedir. sanat müziğinde kullanılışı, pes alanda tekrarlanan ¾ ölçüdeki motif üzerine çeşitlemelere dayanır. passacaglia’ya benzer.
    coda (ital.): “kuyruk” anlamındadır. bir bestenin sonuna konan bitiş bölümü.
    capriccio veya caprice: neşeli tarzda yazılan serbest parça.
    composition: beste, eser, kompozisyon.
    courante: fransız dansıdır.ölçü genellikle 3/4'lüktür.barok dönemde sık rastlanır.
    crescendo: gittikçe kuvvetin artması.
    courante : 16. yy.’da ortaya çıkmış, hızlı tempoda, üçlü zaman ölçüsünde fransız dansı.
    credo : dua.
    çalgılama : çalgıların tını nitelikleri, ses sınırları, birbirleriyle birleştiklerinde, ne türlü sonuçların ortaya çıkabileceği konusundaki bilgilerin tümü.
    çeşitleme : bir temanın, bir konunun, bir düşünün değişikliklerle tekrarlanması. değişim, ritm, armoni ve melodide, çoğu kere konunun her bir tekrarında bunlardan yalnız birinde yapılır.
    decrescendo: gittikçe kuvvetin azalması.
    delicato: narin bir şekilde.
    deşifre: notayı ilk kez okumak, deşifre yapmak.
    dimminuendo: gittikçe kuvvetin azalması.
    dissonance : bak. cacophonie…
    divirtimento : (1) operada danslar bölümü. (2) çalgı müziğinde, danslar dizisi. 18. yy.’da süit’den çıkma bir biçim.
    dizek: standart 5 çizgiden oluşan ve üzerine notaların yazıldığı alan.
    diva: opera'daki en yetenekli kadın ses sanatçısı.örneğin türk divası leyla gencer.
    diyez : bir notayı yarım aralık tizleştiren işaret.
    diyapazon: akort etmekte kullanılan ve sadece la sesi veren demir çubuk.
    dolce: tatlı bir şekilde.
    dolente: acıyla.
    dönemsel biçim : sonat biçiminde yazılmış yapıtlarda, ilk bölümde sunulan konuların, sonraki bölümlerde de kullanılması. örnek: césar franck’ın “re minör” senfonisi.
    dramma der musica : müzikli oyun. opera.
    düet: iki kişi yada grup tarafından seslendirilen anlamında.
    düzenleme : bir ortam için yazılmış bir yapıtı bir başka ortama aktarmak. örnek: schubert’in şarkılarını liszt’in piyano için düzenlemesi… bach’ın org yapıtlarını, stoskovski’nin orkestra için düzenlemesi.
    elegie: kederli.
    ensemble : beraberlik, topluluk.
    eşlik : insan sesi yada tek çalgı için yazılmış yapıtlarda, başlıca ses yada seslere yardımcı durumda olan çalgı bölümü.
    etude : çalışma yada terim parçası. bu amaçla yazılmış pek çok parça, anlatımla ilgili bağımsızlıkları yönünden, başlı başına birer sanat yapıtı değeri taşımaktadır. örnek: chopin veya debussy’nin piyano “étude”leri.
    eroic-eroica: kahramanlık.
    espressivo: etkileyici, tutkulu.
    falsetto : erkek seslerinin normal alan dışında tiz, kadın sesine benzer sesler çıkarmak amacıyla başvurdukları yöntem.
    fandango : üç zamanlı, canlı, gitar ve kastanyet eşliğiyle oynanan ispanyol dansı.
    fanfar : maden çalgıların çaldığı, genellikle şenliklerde ve törenlerde ilgi çekmek için kullanılan müzik.
    fantasie: serbest formda genellikle doğaçlama çalınan eserlerdir.
    fine: son
    finale: parçanın son bölümü.
    folia: eski portekiz dansı.
    forlana: jig’e benzer italyan dansı.
    forte: kuvvetli
    fortepiano: forteden hemen sonra aniden piano'ya düçmek.
    fortissimo: fortenin iki katı yüksek.
    forza: kuvvet.
    fuoco: ateş.
    fuocoso: ateşli.
    fuga : kontrapunta yazısı biçimlerinden biri. tema (yada, başka bir deyişle konu) bir seste sunulur ve sonra öbür seste birbiri ardından benzetiş yoluyla konuyu izler. “fuga” sözcüğü latince’de “kaçmak” anlamına gelir. nitekim fuga’da seslerin birbiri ardına sıralanması kovalamayı andırmaktadır.
    furioso: öfkeli.
    gigue: iskoç dansıdır.karakteri hızlıdır ve ölçüsü 3/8'lik veya 6/8'lik olabilir.
    glissando: telli çalgılarda parmağın teller üzerinde hızlı bir şekilde kaydırılması.
    grazioso: zarif.
    heroic: bkz. eroica.
    ınnocenza: masum.
    ınterpretation: yorum, katkı.
    kanon: aynı ezginin farklı zamanlarda farklı gruplar tarafından söylenerek oluşan çok sesli müzik.
    kastrato: 1800'lü yılların sonlarına kadar opera ve operetlerde kadın sanatçıların görev alması yasaktı.bu yüzden o dönemde kadın seslerini seslendirebilecek ve henüz sesi çatlamamış olan erkek çocuklarını hadım edip kadın seslerini söyletme yolu gelenek olmuştu.işte bu seslere sahip olanlara kastrato denirdi.en son kastrato sanatçısı 1922 yılında ölmüştür.
    kontralto: altodan daha kalın alto sınırında olan.
    koral: alman protestan kilisesinin ilahileri.
    koro: tek sesli veya çok sesli eserleri seslendiren karma ses sanatçılarından oluşan grup.
    lagrimoso: yalvarma.
    larghetto: largodan daha ağır. 58-66
    largo: ağır
    legato: bağlı
    ma: fakat, ancak.
    marcato: ayrı ayrı.
    menuet: üç bölümden oluşan fransız saray dansıdır.ölçü 3/4'lüktür ve genellikle sonlara doğru bir trio bölümü eklenir.
    mezzo: yarım.
    mezzo soprano: sopranodan bir kalın olan kadın sesi.
    moderato: orta hızda. metronomda 88-104 hızı.
    molto: çok
    monofoni: tek seslilik.
    motif: en az iki notadan oluşmuş ve bir eserin baş harfi niteliğindeki bölümdür.beethoven'ın 5. senfonisinin ilk iki ölçüsü bir motife örnektir.
    nocturne: gece müziği demektir.serbest formda yazılır.karakteri hüzünlü bazen de canlıdır.en ünlü noktürn bestecisi chopin'dir.
    opus: latince eser anlamındadır.eser sırası yapmak için kullanılır.kısaca op.
    ostinato: sürekli.
    pastorale: çobanlama, kır.
    parti: armonik bir ezgideki her bir ses tabakası.
    partisyon: bir parçanın bütün seslerini bir sayfada gösteren dizek grubuna partisyon denir.örneğin senfoni orkestralarını yöneten şeflerin önünde bütün orkestranın partilerinin yer aldığı bir partisyon bulunur.
    piano: hafif.
    pianosimmo: piyanodan daha hafif.
    piu: daha.
    pizzicato: yaylı çalgılarda elle(yaysız) çalma tekniği. kısaltılmışı pizz.
    poco: biraz.
    polifoni: çok seslilik.
    portato: piyanoda parmağı tuştan çekmeden, yaylılarda yayı kaldırmadan çalma tekniği.
    prima donna: baş soprano
    prima vista: ilk görüş.
    prima volto: ilk kez.
    requiem: ilahi.
    rhapsody: ezgileri çoğunlukla halk ezgisi olan ve birçok temanın birleşmesinden oluşan serbest bir müzik formudur.liszt'in macar rapsodilerinin yanında ünlü ingiliz rock grubu queen'in efsanevi solisti freddie mercury'nin bohemian rhapsody'si de bu forma çok güzel bir örnektir.
    risoluto: kararlı, azimli.
    ritardando: gittikçe hızın azalması.
    rococo: 18. yüzyılda nazik fakat gösterişli tarz.
    romance: sözlü ve sözsüz yazılabilir.noktürn ve balad gibi konusu hüzün ve aşktır.serbest formda yazılır.
    sarabande: ispanyol dansıdır.ölçü 3/4'lüktür.
    seconda: ikinci
    semi: yarı, yarım.
    serenade: değişik anlamlarda kullanılır.en çok bilinen anlamı, sevgilinin penceresinin önünde söylenen doğaçlama aşk şarkısıdır.genellikle sözlü olur fakat sözsüz yazılmış serenatlarda vardır.serbest bir formda yazılır.
    sforzando: kuvvetli.
    simile: bezner, aynı.
    solemnis: parlak, gösterişli.
    solo: tek başına anlamında.
    soprano: ince kadın sesi.
    spirito: şaka.
    subito: ani, aniden.
    süit: başlı başına bir dans değildir.birden fazla dansın arka arkaya çalınmasıyla süit oluşur.örneğin bach'ın fransız süitlerinde allamande, sarabande, gigue gibi danslar yer alır.
    tema veya theme: bir eserin ana fikri.
    tenor: ince erkek sesi.
    tenuto: kısık sesle, hafif.
    tını: birden fazla sesin yarattığı uyum yada uyumsuzluğa verilen genel ad.
    tirato: geniş yay.
    tranquillo: hüzünlü, sakin.
    tutti: hep beraber.
    un poco: biraz.
    uvertur: giriş parçası.
    vibrato: sesi titretme tekniği.
    violenza: şiddetli.
    virtüöz: latince "virtus"(yetenek) kelimesinden gelen ve tüm teknikleri yapabilen enstrüman sanatçısı.
    vivace: hızlı.
    vivo: vivace gibi hızlı.
    voice male: erkek sesleri.
    vokal: insan sesi için yazılan.


    not : birçoğu alıntıdır.sağdan soldan görüp bir kenara not ettiğim terimlerden oluşan kendi sözlüğüm ile birkaç tane sözlüğün derlenmesinden oluşmuştur.
    (eksik olan birşeyler göze çarparsa lütfen mesaj ile bildiriniz ekleyelim.)

    yamukyumukpirenses e teşekkürlerimizi iletiyoruz.

    edit:
    delay;gecikme.
    sibilans;fı,sı,şı gibi seslerin istenmeyen seviyede vurgulanması.
    sequencer;performans,kontrol,zamanlama,tempo,tempo değişiklikleri,parçanın başı sonu ve diğer tüm midi terimlerini kaydeden,daha sonra bu verilerin edit edilebilmesini sağlayan cihaz veya yazılım.
    transmission;ses dalgalarının bir yüzeyin içinden geçmesi.
    sampler;hafızasındaki sesleri tek bir komutla anında okuyabilen ve müzikal olarak transpoze eden cihaz veya plug-in.
    sampling;analog sinyalin dijitale çevrilirken örneklenmesi.

    rkc ye teşekkürler.


    edit : gözden kaçmış. liselle sağolsun hatırlattı.
    kontrpuan : yüzeysel bir ifadeyle iki melodiyi uygun şekilde birleştirip üstüste çalmadır. kimisi 5 çeşit kimisi de 6 çeşit yapıldığını kabul eder. birinci melodiyi esas alırsak onun her bir notasının zamanına karşılık öbür melodide de bir nota, iki nota, dört nota karşılık gelecek şekilde veya senkoplu bir şekilde karşılığını bulacak şekilde olduğu gibi bunların karmasından oluşacak şekilde de yapılabilir.
  2. içerisinde aradığımı göremediğimden yaptığım anlık heyecan ardından, ovetureyi ekleyeceğim listedir.

    overture (fransızca ouverture; almanca ouvertüre, vorspiel; ıtalyanca overtura) operanın enstürmantal girişlerine verilen isim. giriş.

    uygulama: bazıları dizmişler art arda güzelinden, http://www.youtube.com/...