evimde oturuyor, sözlükte takılıyorum.. içimden entry girmek geliyor;
winamp'ta açıyorum
opeth'imin güzide parçalarını, başlıyorum yazmaya.. tam o sırada başlıyor arsız hayvan.. oysa
face of melinda'dan girmiştim, yumuşacık.. huzurlu.. ama
otopark köpeği susmuyor, havlamaya devam ediyor.. ''allah, allah'' çekip başka şeye havlamıştır diyerek önemsemiyorum.. ama aslında kıllanıyorum..
winamp,
shuffle da olduğu için
bleak çalmaya başlıyor bir anda.. introsunu düşün.. köpek havlamayı bırak çıldırıyor, ağzından köpükler çıkarta çıkarta, zincirini kopartacak adeta.. korkmaya başlıyorum, sahibide ''kim lan bu'' der gibi, dinleyeni tehdit eder bir tavırla köpeğine susma komutu veriyor.. otoparkçı köpeğe kızıyor aslında ama müziği açanı duysa sokacak krikoyu sanki.. kıllı bide.. iri değil ama kıllı.. ve tabiki otoparktan arkadaşları olur bunların.. ses etmiyorum..
neyse diyorum deneye devam..
hakkı bulut açıyorum hayvana..
ben buyum çalıyor.. hayvan susuyor.. inanılmaz ama gerçek; susup, iki ayağının arasına başını alarak uzanıyor.. gözleri ağırlaşıyor.. otoparktakiler gayet memnun.. hatta şarkıya eşlik dahi ediyorlar.. içlerinden biri
hakkı bulut taklidi yapmaya çalışmaktan çekinmiyor.. tahammül edemiyorum daha fazla hakkıya.. kapatıyorum.. otoparktakiler hoşnutsuzluklarını homurdanarak ifade ediyorlar.. anlayamıyorum ne dediklerini..
winamp library'ime nerden girdiği belli olmayan bir
deniz seki şarkısı çalıyorum bu sefer.. hani hepsi aynı olan
deniz seki şarkılarından biri.. hayvan ok gibi yerden fırlıyor, kuyruğunu hızlıca sallayıp, kulaklarını dikiyor.. uyarılmış gibi..
kokainden uyarılmış gibi.. otoparktakilerin ise koyu bir
seks muhabbetine girdiklerini,
cinsel uzuvlarını karıştırdıklarından, anlamak zor olmuyor..
klarnet,
hüsnü gibi sözcükleri duyuyor ama dikkat kesilmeye gerek olmadığını biliyorum.. tahmin etmek zor değil ne konuştuklarını..
salyalı, düşünen köpekler..
bari diyorum, yavaş olsun, albüm kısmına
damnation yazıyorum.. basıyorum oyna düğmesine,
ending credits çalıyor, düşün, hayvan oğlu hayvan havlamaya başlıyor tekrar.. müziğin sesi çok açık değil, komşuları bu piç kurusu rahatsız ediyor..
sert olsun diyip, hiç hazetmeme rağmen
nightwish,
cradle of filth çalıyorum..
mannequin i düşün.. susuyor allahın cezası.. bana kafayı yedirtmek için susuyor.. çokta sakin.. la havle çekiyorum.. otopartakiler, satanist muhabbeti açıyorlar bir anda; ''
sallandiracaksin üç beş tanesini taksim meydaninda'' diyip bildik geyikleri çeviriyorlar..
son olarak
carl orff tan
carmina burana çalıyorum, köpek havlıyor ve beni hiç şaşırtmıyor otoparktakilerin tepkisi; ''ne lan bu gıy gıy, kafamızı sittiniz beaa''.. bin bela dileyip kapatıyorum müziği.
evet sözlük ahalisi durum bu.. köpeklerin insanlardan çok daha hassas kulakları var ve evet komşularımız gürültüye tahammülsüz.. evet allahın cezası köpek ne isterse onu dinlemek zorundayım.. otoparkçı ne isterse, komşular ne isterse onu dinlemek zorundayım..