belki ilginizi çeker
  1. · müzik dinlemek ayıptır
  2. · müzik mırıldanıcısı
  3. · müzik çalarken ezanı kapatmayan müezzin
  4. · gece yapması gündüze göre daha zevkli olan şeyler
  5. · derste zaman geçirmek için yapılan şeyler
  6. · levent arıdağ
  7. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  2. · beşiktaş
  3. · 2012
  4. · ugg düşmanı ezik kızlar
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  7. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  8. · sözlüğe her girişte statüyü daha düşmüş görmek
  9. · neyzen

müzik dinlemek  

  1. notaların sevişmesine şahit olmak..bazen üzülmek bazen sevinmek..
    kimi zaman rakı sofrasında,kimi zaman arabanızda veya sigaranızın sizi kesmediği zamanlarda..yatağınıza yalnız uzandığınızda misafiriniz olan matematik ötesi eylem..

    tınlayan her notada geçmişten kopup gelen anıları ta yüreğinizde hissettiğiniz,farklı her eserde farklı kişileri hatırlatan,sizi bazen alıp uzaklara götüren,bazen odanızın duvarlarına çarpan,sarhoş eden,aşık eden büyük dost,en büyük suç ortağı..
    bıraktığınız sigaraya yeniden başlatan,masadan kalkmak üzereyken size yeni bir içki söyleten,aramamanız gereken kişileri aratan açıkçası size hep bir mazeret veren,kişinin zayıflıklarını sık sık ortaya çıkartan büyülü durum..sihir..

    yalnızlığı paylaşan..
    dertlerden,tasalardan sizi uzaklaştıran,bir fırtınanın içerisine sizi soktuğu gibi çıkartan,bazen ağlayan bazen gülen,göreceli,tartışılan,çeşitli,bünyesinde her türlü duyguyu barındıran nota bütünü..

    kulağınıza gelen..
    (manha de carnival, 30.08.2006 13:36)
  2. müzik... nefes aldığım ve kalbim attığı müddetçe yaşamımın fonunda çalmalı ve gittiğim her yerde benimle olmalıdır!
    böyle bir şeydir müzik dinlemek. alışılır, vazgeçilemez, özlenir, eksikliği hissedilir. bir çeşit ayindir.
    bazen ruhu yıkar, arındırır...
    bazen ruhu yıkar, tekrar iyileştirmek aylar/yıllar alır...
    bazen ruh yıkıktır, o ise onarandır...
    (guest8644, 30.08.2006 13:46)
  3. insanların yüzde 88.9'unun hobileriniz kısmına yazdıkları eylem.
    (bkz: götten istatistiki bilgi sallamak)
    (kaiser sose, 30.08.2006 13:49 ~ 13:49)
  4. çok tehlikeli olabilir dedirten.

    sene 1994 mü ne. amerikada iki genç bir polisi öldürüyorlar. hakim karşısında da "bizi tanımazsınız biz batı milwakiden 2pac dinleyen iki genciz millet" diyerek 2pac şarkılarından etkilendiklerini söylüyorlar. olaydan sıyırmak için söylemiş de olabilirler gerçi. müzik dinlemenin ne kadar etkileyici, ilham verici olduğunun güzel bir hikayesi. işin ilginci bu iddianın ciddiye alınıp 2pac hakkında soruşturma açılması. yani koskoca adalet bile "evet aga, bu gençleri müzik gaza getirmiş olabilir." diyebiliyor.

    2pac da çok sert konuşabiliyo bazen.

    halil hoca: hayırdır hepten aykırı, nereye? laboratuardan erken çıkıyosun? aluminyumu hidroksitleri halinde çökeltmedin mi bakiim?
    hepten aykırı: çökeltmeden çıktım be halilim
    (hepten aykırı, 30.08.2006 13:58)
  5. bi nevi ruhu besleme eylemi.
    (chicaloca, 30.08.2006 14:12)
  6. ezgilerin arka arkaya sıralanışıyla müziğin türüne göre insanı çeşitli ruh hallerine sokan muhteşem eylem
    (dna, 30.08.2006 15:04 ~ 15:47)
  7. dünyanın en zevkli olaylarından biridir. sürekli yeni bir şeyler keşfetmek, farklı melodiler duymaktır. can sıkıntısından kurtulmanın en basit yoludur. canın mı sıkıldın bak netten bir şarkının sözlerine, aç şarkıyı dinle. bir yere gideceksin ama yalnız mısın al yanına mp3 çalarını eğlen, zevk al. konsere gidebilmek, türkiyeye gelmeyen gruplara özlem duymaktır, konser haberi duyduğunda sevinebilmektir. öfkeni dindirmenin en basit yoludur. derdini ifade etmenin en güzel yoludur. müziksiz yaşanmaz.
    (i am a man who walks alone, 17.09.2007 21:20)
  8. yapmadan 1 günümün bile geçmediği eylemdir. öyle ki sabah uyanırım, sigaramı yakar, müziğimi açarım. dinlemediğimde canavara dönüşür ve koklaya koklaya mp3 player arar-bulurum. herkesin sinirli, neşeli, üzgün,.. her türlü ruh halinde yapması gerekir ki ruh gıdasız kalmasın.
    (portakalda vitamin, 17.09.2007 21:23)
  9. kulaklıkları takıp herşeyden uzaklaşmak.
    iş yerinde çok konuşan gevezeden, evde nasihat veren bireyden, otobüste derdini anlatmaya çalışan dertliden...
    kendi dünyan da kendi melodilerinle yüzmek, tek başına yaptığım en güzel eylemdir.
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 17.09.2007 21:45)
  10. bazen ruh yükseltip, iç kanırtan; bazen zıplatıp yeri göğü inletendir..
    eylemlerin en hüzünlüsü ve şen'i olma misyonunu başarıyla ifa eder..
    (dirtypain, 23.10.2007 15:43)
  11. müzik dinlemek, dinlediğiniz eserin süresi kadar ömrünüzden vakit ayırmak demektir...
    (yangaban, 13.03.2008 00:34)
  12. o kadar yüksek seste olmalı ki, bünyede artık kalan hiç bir ses ondan daha duyulabilir olmasın.
    (üç kilo reçellik vişne, 05.04.2008 18:01)
  13. insanı çok rahatlatan, kimi zaman coşturup kimi zaman üzen; düşündüren ve düşündürürken illa ki bir anıyı, bir kişiyi anlatır gibi olup insana hiç anmak istemedigi veya çok anmak istedigi şeyleri andıran eylemdir.
    (benim sessizligimde senin de susuşun var, 25.12.2008 03:56)
  14. giderek sevmemeye başladığım bir iş. oh be, söyledim de kurtuldum.

    pek çok bahane sunabilirim müzik dinlemeyi neden sevmediğim konusunda. her şeyden önce, müzik dediğin şey insanlığın başlangıcından ortaçağa gelene kadar hep icra edilen bir şey olmuştur. müzik dinlemek için değil, söylemek, çalmak için vardı ilk ortaya çıktığında. siz hiç belgesellerde bir kabilede üç insanın toplaşıp kabilenin diğer üyelerine konser verdiğini gördünüz mü? bir samoalıya seyyar müzik çalarınızı gösterseniz herhalde bu icadın komikliğiyle günlerce dalga geçebilirdi (bkz: göğü delen adam). "biri söylüyor sen de dinliyor musun? ahaha! ne kadar saçma." saçma tabii.

    tamam, biz artık bir kabilede yaşamıyoruz ve artık yapılan müzikler (kabileden çıkışımıza paralel bir kültür evrimiyle) kolay kolay icra edilemeyecek nitelikler kazandı. yine artık, insanlar dâhî olmadıkça veya kendileri çok istemedikçe doğru dürüst müzik eğitimi almıyorlar. ortalama bir samoalı, ortalama bir türkten çok daha güzel şarkı söylüyor. e böyle -icra anlamında- vasıfsız bir insan da karmaşık modern müziği ancak *dinleyebilir* elbette. bunlarda anlaştık diyelim. pekiyi arsız gibi onlarca farklı şarkıyı günde 12 saat dinlemek ne oluyor? dünyada dinlemeye değer kaç müzik eseri olabilir? on? yüz? bin? dünyada kaydedilmiş kaç parça var? en az beş milyon tane! (sizin için araştırdım: http://answers.google.com/...) öyle bir akım içerisindeyiz ki; insanlar yapacak daha iyi bir işleri olmadığından bu beş milyon parçanın hepsini bir bir dinlemeye razı olacak durumdalar. "abi bak süper bi şey dinleticem..." diye diye beş milyonuncu parçayı tüketebiliriz bir gün. sonuç? müziği çok mu seviyoruz? kesinlikle hayır. tamamen kültürel bir travma bu.

    diyelim ki hepsinde yanıldım. müzik dinlemek o kadar da kötü bir şey değil. hatta, itiraf edeyim, ben bile hâlâ arada epi topu yüz parçayı bulan favori listemden birkaç parça çıkarıp dinliyorum. iyi de, etrafınıza bir bakın: evde winamp'ı sürekli açık insanlar, markette hande yener'ler, otobüste kulaklıklardan sızan iğrenç çift "grosse caisse" sesleri, beyoğlu sokaklarında fır fır dönen romantik şarkılar, chopin ezgili cep telefonları... insaf! müzik dinlemek *bu* kadar mı güzel bir şey? bir kere tüm bunlar müziğin kendisine bir hakarettir. müziğin i-pod, kulaklık, tabela, poster gibi bir aksesuara dönüşmesidir bu; başka bir şey değil. van gogh'un tablolarını sevmek, onları masaüstü resmi yapıp her gün görmek mi demektir? her gün açar ve beğendiğiniz rastgele on romanı baştan sona okur musunuz? sanat eserleri bunun için mi vardır? yoksa dinlediğimiz müzik artık bir sanat eseri mi değildir? hah, bunu kabul edebilirim bak.

    bunları uzun süre önce düşündüğümden, ben artık ender durumlar haricinde sadece mırıldanıyorum (bkz: mırıldanmak). bir müzik mırıldanıcısıyım ben. belki onlarca kişi toplanıp bağıra bağıra şarkı söylecek kabilelerimiz yok artık, ama insan hâlâ mırıldanabiliyor. ve ben şahsen mırıldanmayı, "müzik dinlemek" gibi ne idüğü belirsiz bir eyleme tercih ediyorum. evde, otobüste, işte, sürekli mırıldanıyorum. iyi kötü icra ediyorum kendi müziğimi. müziği tüketmiyorum. sürekli kendi keyfim için üretiyorum onu. yani müziği varlık amacına uygun olarak kullanıyorum. herkese de aynısını yapmasını, ve tabii ki güzel sesi veya çalgısı varsa mırıldanmakla yetinmemesini, çalmasını, söylemesini salık veriyorum. çünkü müzik dinlemek ayıptır.
    (ali kamber, 07.01.2009 23:05 ~ 08.01.2009 00:45)
  15. müziksiz yaşam düşünülemez sözünü aklıma getiren eylem.

    (bkz: derste zaman geçirmek için yapılan şeyler)
    (karakurt57, 08.01.2009 00:36)
  16. bağımlılık yaratan ruhu istendiği şekle, yada istenmeyen şekilden o ruh halinden kurtarmak, keyiflenmek, belkide feryat etmek adına yapılan eylemdir.
    kimilerimiz evden dısarı çıktığı an gerek mp3 çalarlarından gerekse telefonlarının mp3 özellikli olmasının avantajıyla müzik dinlemekteler.
    (absltlfe, 08.01.2009 00:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil