türk reklam camiasının yavaş yavaş kısırlaştığının göstergesi olan kısa filmler. hatırlıyorum da lgs ve öss ye girmeme iki hafta kala falan izlediğim iki şey olurdu. biri çizgi filmler biri de reklam filmleri. öyle yaratıcı fikirler gelirdi ki reklamcıların aklına reklam girmesini dört gözle beklerdim.
ama nerde o eski reklamlar.
hele son yıllarda her reklama söz ve müzik yazma fırtınası başladı ki bilinç altımıza kazınması için yayınlanan reklamlara bilincimin hem altından hem üstünden derin nefret duymaya başladım.
aklıma gelen bir tanesi:
kalbim
hakkını yememeliyim şimdi reklam fena sayılmaz. büyük bir ailenin tüm üyelerinin birlikte neşe içinde kahvaltı yaptığı, bir taraftan çocukların koşuşturup ip atladığı, yetişkinlerin sofra hazırlama telaşında olduğu, yaşlılarınsa oturup muhabbet ettiği tam bir mutluluk tablosu, bir margarin reklamı için çekilebilecek en güzel görüntüler.
ama o müzik, ama o şarkı, korodakilerin artabilecek tüm iştahı kökünden kazıdığı sesleri... sözleri hatırladığım kadarıyla yazıyorum.
.....
nazar değmesin hepimiz turp gibiyiz. (tü tü tü kırk bir kere maaşallah)
can boğazdan gelir biiliiriz. (ee bilinçli tüketici tabi bravo)
neşemiz yerinde afiyetteeyiz. (ııı.. allah bozmasın)
her fırsatta bir araya geeeliiriz. (oh oh çok iyi)
pırıl pırıl bizim geleceğiiimiz. (müthiş müthiş vallaha yahu)
........
şimdi ben ne diyeyim size ha? bi margarin yediniz ömrünüz uzadı, sevinç, umut tavan yaptı, hayatınız bir anda mükkemmel oldu.
''ya
deklarema sen de amma yaptın ha. reklam bu ne mantık arıyosun.'' dediğinizi duyar gibiyim. estetik açıdan bakalım olaya. hangi enstrümandan geldiği belli olmayan kıytırık bir müzik, popstar elemelerinden toplanmış bir grup kart sesli insan, bir yerde rapçi hızıyla koşturup, bir yerde hoop tanju okan moduna geçen tempo. yazık yazık vallahi üzülüyorum. biz çocukluğumuzda babalarımıza film seyrettirmezdik reklam olan bir yere açsın diye. teknoloji geliştikçe bunların yaşanıyor olması inanılır gibi değil doğrusu.