hem
mütercim, hem de
tercümanyetiştiren bölüm ismi.
boğaziçi üniversitesi,
istanbul üniversitesi,
hacettepe üniversitesi bu branşta eğitim veren güzide üniversitelerimizden yalnızca üç tanesidir.
her ne kadar üniversitelerin ilgili bölümleri maksimum puanların zorlanmasıyla ögrenci alsa da, yapılan son araştırmalara göre türkiye'deki kitap çevirmenlerinin aylık gelirleri 600 milyon civarına tekabül ediyor imiş.
vefakat; madalyonun öbür yüzü sözlü çevirmenliktedir. bu kimseler saat başına para alırlarken, kendilerini muhtemel surette edebiyata adamış olan yazılı çevirmenler tahminimce sözlülerin 1/5'ü kadar parayı ancak kazanabiliyorlardır.dogru mudur, degildiiiir.
türkiye derecesiyle girilen ve zamanın ilerlemesiylede sana giren bölüm.ama malesef yurdumuzda hala amcalar ve komşu teyzeler tarafından tanınmamaktadır.
"yavrum,senin bölüm iki yıllık mıydı?
"hayır şakibetriye teyze,dört yıl."
"e ne olcan sen ordan çıkınca ögretmenlige falan yetmiyomuydu puanın?"
"yetiyodu da,nese boşver,çevirmen olcam.yabancı dil çevirmeni."
"hımm....olsun yavrum,bi memur falan olamasanda okumak yine de iyidir."
bilkent üniversitesi mütercim tercümanlık bölümü başkanı prof. dr. tanju inal hocadır. (bkz:
tanju inal)
bilkent üniversitesi mütercim tercümanlık bölümünde hem ingilizce hem de fransızca olarak eğitim verilmekte olup ögrencilere yazılı metin tercümanı ya da simultane tercüman olmaları konusunda iki seçenek sunulmaktadır.
bilkent üniversitesi mütercim tercümanlik bölümünde diksiyon dersini mehpare çelik yürütmektedir. (bkz:
mehpare çelik)
bilkent üniversitesi mütercim tercümanlik bölümünde bir dönem trt bünyesinde simultane çevirmenlik yapan dilek önay hanımda görev yapıyor.(bkz:
dilek önay)
bilkent üniversitesi mütercim tercümanlik bölümünde milletvekili olana kadar rahmetli ismet inönü'nün torunu gülsüm bilgehan hanım da görev yapmıştı.(bkz:
gülsüm bilgehan)(bkz:
ismet inönü)
bir iş olarak bakıldıgında ayağa düşmüş gibi görünse de, eğitimini almaya başladığınızda aslında hiçbir şeyin o kadar kolay olmadığını, vermeeri, skopostheoriyi, mona baker ı ögrendiginiz, uyum saglayamazsanız acı cektiginiz bölüm
yapanların başına ağağıdaki gariplik geliyo mu diye merak ettiğim güzide iş kolu;
(x):meslek neydi abi?
(y):mütercim tercümanlık canım
(x):o ne oluyo o anlamadım şimdi?
(y):bak yine iş...
bölümü duyanların tıp biliminin bir alt dalı sandığı. okuması zor olan bölüm.
dil bilmek yetmez diyen hocalardan kurulu bölüm.
dokuz eylül üniversitesinde ingilizce- almanca- türkçe şeklinde olan, puanı öğretmenlik dışındaki bölümlere göre yüksek olan bölümdür. almancası übersetzungswissenschaft'tır. yani her türlü söylemesi problemli.
ayrıca pek bilinmediği için eş dost tarafından "hmm öğretmenlik de yapabilcek misin bari?" şeklinde yorumlara mazur kalabilirsiniz.
dördüncü sınıfa geçtikten sonra anladım ki pek de bir işlevi olmayan bölümlerdir bunlar. aslında 6 ay ila 1 yıl arasında sıkıştırılmış bir eğitimle öğretilebilecek bilgilerin 4 yıl dön babam dön öğretildiği yerlerdir kanımca.
eşin dostun "hmm öğretmenlik de yapabilcek misin bari?" soruları son derece yerindedir, zira 4. sınıfta pek çok insan öğretmenliği de cepte tutmak için formasyon da alır. bu bölümlerin amacı (bir hocamıza göre) "çevirmene farkındalık yaratmaktır".
ha etiketi vardır, orası ayrı.
(cerceve, 02.11.2007 02:33 ~ 02:37)
almanca ismi kesinlikle çok ilginç olan bölümdür:
übersetzungswissenschaft
359 puan alıp da girildikten sonra, anlamayanlar tarafından beğenilmeyen, 2 senelik sanılan bölüm.
ayrıca son derece güzel bir bölümdür
hacettepe üniversitesinde okununca.
(bkz:
@1488062) gibi yorumlara maruz kalmama sebep olan bölümüm.
şöyle bir diyalog yaşanmıştır bu mesleğe dair:
ortamda iki boğaziçi üniversitesi uluslararası ilişkiler öğrencisi (b.), bir müzik öğretmeni (m.) ve bir de ingilizce mütercim tercüman (x.) vardır.
m. ya siz boğaziçililer neden hep türkilizce konuşuyosunuz, saçma sapan yerlerde cümlelere ingilizce kelimeler sıkıştırıyosunuz?
b. herkes öyle diyo ama kimse bizim bütün gün okulda ingilizce konuştuğumuzu göz önünde bulundurmuyo. ne yapalım yani o kadar çok ingilizce konuşuyoruz ki artık ikisi birbirine karışabiliyo, türkçeden daha çok kullanıyoruz.
m. iyi de bak x de hayatını mütercimlik yaparak geçiriyo o neden düzgün konuşuyo?
x. arkadaşlar haklı, iyi ingilizce bilmek boğaziçi'nde okumak için yeterli, ama mütercim tercümanlık yapmak için türkçe'yi de iyi bilmek şarttır.
son söz söylenmiştir, böylesi bir meslektir işte kendisi.
insanların henüz önemini ve zorluğunu anlayamadıkları bölümüm. "2 yıllık mı?" diye sorandan, "açıkta kalmaktan iyidir"e kadar uzanan muhabbetlere dahil olmaya neden olabilir. yabancı dil ve yazılı iletişim becerisi olmayanların özellikle ilk yıllarda zorlandığı görülür çünkü sözlü çevirmen olma amaçlı girilse de yazılı çeviri eğitimine ilk yıllarda oldukça önem verilmektedir.bazı üniversitelerin 3. sınıfında yapılan simultane sınavı ile seçilen bazı öğrenciler simultane çevirmenliğe yönelik eğitim alabilirler.
boğaziçi üniversitesi'nin yıllardır en yüksek dil puanıyla öğrenci alan bölümüdür.eğitim kadrosu ve kalitesi bakımındansa yerlerde süründüğünü bizzat bir bölüm mezunu olarak söyleyebilirim. belli bir müfredat anlayışının bile olduğuna inanmıyorum ki gelen her yeni öğrenci yüce öğretim görevlilerince potansiyel rakip olarak algılanır. sanki amaç öğrenciye bir şey katmak değil, fasafisoyla göz boyamak, görüntüyü kurtarmaktır. benim eğitime de devlet okullarına da inancımı sarsmış bir bölümdür. ilköğretimle liseyi devlet okullarında okumuş biri olmama rağmen, devlet üniversitelerinin özelleştirilmesine sırf bu yüzden destek verir oldum. durumu olmayan öğrenci burs alır, bunun çözümleri var. eğitim kalitesinin arttırılması,hantal eğitim kadrosunun yenilenmesi için bence bu gerekli.
sadece boğaziçi üniversitesin değil, yeditepe, hacettepe, bilkent gibi üniversiteler için de son derece yüksek puanlar gerektiren bölüm. 4 yıllıktır.
bölüm boğaziçi üniversitesi'nin hegeomanyası altında, ne yazık ki. bir çok hocamın da boğaziçi üniversitesi'nden olması dolayısı ile bunu rahatlıkla savunabilirim, ben 4 sene onların kibirlerini çektim.
yanlış bölümdür. günümüz şartlarında yanlış bölümdür. teorik ve pratik olarak ikiye ayrılır ve verilen eğitim bununla sınırlanır. bunun en büyük nedeni boğaziçi üniversitesi'nin başını çektiği eğitim anlayışı. teoriğe oldukça önem verir bu üniversite, son beş-on yılda da bakmıştır para getirmiyor bu öğrencilere ve bu bölümü tercih eden öğrenci fazlalaşıyor, işin pratik yönüne de ağırlık vererek zamana ayak uydurmuş gibi görünmeye çalışmıştır.
teorik ve pratik olarak sunduğun eğitim 4 yıl için çok çok çok fazladır. yoktur 4 yılda bu eğitim anlayışının bir getirisi. yayıldıkça yayılır dersler, zorlaştırılır ki bir işe yaradığı görülsün. öğrenciler psikopata bağlamaya başlarlar, çeviri eylemi ile ilgili olmayan binlerce kuram öğrendikçe. bunlar matematiksel formüller gibi öğrencilere ezberletilmeye çalışılır.
olması gereken eğitim anlayışı ise, bu bölümden mezun olan biri olarak söyleyebileceğim şekli ile; diller arası çalışma, dilbilim (kesinlikle es geçilmemelidir)' den yola çıkarak dile bakışın aslında bireyle ve kültürle genişletilmesi üzerine çalışmalar, olabildiğince ard alan (ama öğrenciyi diğer bölümlere göndererek ezdirmek değil) ve yaratıcı söylem ve yazarlık üzerine çalışmaları içermelidir. öğrenci durmadan teşvik edilmelidir, konuşmaya ve yazmaya. öğrenciye makaleler yazdırılmalıdır, speech'ler hazırlatılmalıdır (ama sunum adı altında komik şeyler değil, istediği şekilde, kalıplara dayanmadan düşündüğünü kalkıp söylemesi), birbirleri ile her konu üzerinde tartışmaları öğütlenmelidir. böyle interaktif bir ortam bir kişiyi çevirmen olarak hazırlamak için zamanla tam donanımlı hale getirecektir. ayrıca yabancı dil üzerine mutlaka ama mutlaka yabancı hocalardan ders verilmelidir, nasıl olursa bilerek geliyorlar anlayışından kısa sürede vazgeçilmelidir.
buradan mezun olanlar mütercüman olur.
sayısal eşit ağırlık gibi alanları düşündüğümüzde dildeki en elle tutulur bölüm. ya aslında ingiliz dili ve edebiyatı ve türevlerini okuyanlar da tercümanlık yapmak isterler. en azından arkadaşlarımdan biliyorum.
boğaziçi üniversitesi'nde
bu memlekette göte göt denir mantığı bulunmadığından
çeviribilim olarak adlandırılan bölüm. ancak yöntem diğer üniversitelerden pek de farklı değildir. hepsinden öte, çeviri bir bilim değildir.