1. her ne kadar üniversitelerin ilgili bölümleri maksimum puanların zorlanmasıyla ögrenci alsa da, yapılan son araştırmalara göre türkiye'deki kitap çevirmenlerinin aylık gelirleri 600 milyon civarına tekabül ediyor imiş.
    vefakat; madalyonun öbür yüzü sözlü çevirmenliktedir. bu kimseler saat başına para alırlarken, kendilerini muhtemel surette edebiyata adamış olan yazılı çevirmenler tahminimce sözlülerin 1/5'ü kadar parayı ancak kazanabiliyorlardır.dogru mudur, degildiiiir.
  2. türkiye derecesiyle girilen ve zamanın ilerlemesiylede sana giren bölüm.ama malesef yurdumuzda hala amcalar ve komşu teyzeler tarafından tanınmamaktadır.
    "yavrum,senin bölüm iki yıllık mıydı?
    "hayır şakibetriye teyze,dört yıl."
    "e ne olcan sen ordan çıkınca ögretmenlige falan yetmiyomuydu puanın?"
    "yetiyodu da,nese boşver,çevirmen olcam.yabancı dil çevirmeni."
    "hımm....olsun yavrum,bi memur falan olamasanda okumak yine de iyidir."
  3. bilkent üniversitesi mütercim tercümanlık bölümünde hem ingilizce hem de fransızca olarak eğitim verilmekte olup ögrencilere yazılı metin tercümanı ya da simultane tercüman olmaları konusunda iki seçenek sunulmaktadır.
  4. bilkent üniversitesi mütercim tercümanlik bölümünde bir dönem trt bünyesinde simultane çevirmenlik yapan dilek önay hanımda görev yapıyor.(bkz: dilek önay)
  5. bir iş olarak bakıldıgında ayağa düşmüş gibi görünse de, eğitimini almaya başladığınızda aslında hiçbir şeyin o kadar kolay olmadığını, vermeeri, skopostheoriyi, mona baker ı ögrendiginiz, uyum saglayamazsanız acı cektiginiz bölüm
  6. yapanların başına ağağıdaki gariplik geliyo mu diye merak ettiğim güzide iş kolu;
    (x):meslek neydi abi?
    (y):mütercim tercümanlık canım
    (x):o ne oluyo o anlamadım şimdi?
    (y):bak yine iş...