müslüman demokrat nasıl olunur bir bakalım. bunun için ilk önce demokrasi ve demokratı nedir onu anlamak lazımdır. işte demokrasinin sözlük anlamlarından demetler.
1 - halkın, politik gücün kaynağı olduğu idare şekli.
2 - çoğunluğun yönetimi.
3 - toplum içinde bireyler arası eşitlik ve saygı ilkesine dayanan idare şekli.
ilk tanıma bakıyoruz. halkın, politik gücün kaynağı olduğu idare şekli. hz. muhammed islamı duyurduğunda o dönemde pek de alışkın olunmayan bir şey yapmıştı. din ve devlet işlerini ayırmıştı. evet yanlış okumuyorsunuz. az çok tarih bilgisi olan herkes bilir ki krallar, firavunlar, nemrutlar ya tanrı oldukları, ya da tanrı tarafından görevlendirildikleri iddiası ile hüküm sürmüştür. fakat hz. muhammed allah'ın ne din adamlarına ne de krallara yönetme yetkisi vermediğini, hiç birisinin tanrının oğlu olmadığını ilan etmiş ve krallarla tanrı arasındaki dini-politik bağı kesip atmıştır, ayrıca yönetici ruhban sınıfı kavramını da silip atmıştır. gücün odağına halkını yerleştirmiştir.
burada hemen ikinci tanıma bakıyoruz. coğunluğun yönetimi. bakınız ne buyurmuş insanların en hayırlısı "başınıza seçtiğiniz insan, saçları kıvırcık siyahi bir köle dahi olsa, onu dinleyip itaat etmek şarttır". şimdi bir soru işareti belirmesi lazım düşünen kafalarda. demokrasinin isim ve fikir kaynağı olarak antik yunan medeniyeti gösterilir. evet, demokrasi antik yunancada insanlar (çoğunluk) tarafından yönetilmek anlamına gelir. oysa ki antik yunanda, kadınların, kölelerin ve yunan da olsa başka bir şehrin vatandaşlarının yönetimde hiç, ama hiç bir söz hakkı yoktu. şimdi söyleyin bana, hz. muhammed'inki mi demokrasi, yoksa demokrasinin beşigi antik yunanınki mi?
bir örnek daha.
bedr savaşı müslümanların varoluş savaşıdır. bir ordu olarak düşmanları ile savaştıkları ilk savaştır. müslümanlar mekke'den medine'ye giderken bıraktıkları malların talan edilip kervanlarla şam'a doğru yola çıktığını öğrenince savaşıp mallarını geri almak istediklerini bildirdiler. hz. muhammed bu savaşının olmasını hiç istemiyordu. ancak çoğunluk savaşıp mallarını geri almak fikrinde işrar edince çoğunluğun kararına karşı çıkmamış, savaşa girmiştir.
gelelim bireyler arası eşitlik ve saygı ilkesine. bu konuda onlarca hadis ve olay yazılabilir. sadece veda hutbesindeki mesajı, bu konuda en cahil insanı bile aydınlatmaya yeter:
"ey insanlar. rabbiniz birdir. babanız da birdir. hepiniz adem'in çocuklarısınız, adem ise topraktandir. arabın arap olmayana, arap olmayanın da arap üzerine üstünlüğü olmadigi gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur."
bazı dezinformasyon insanları müslüman olan hiç bir ülkede demokrasi rejiminin hüküm sürmediği gibi gudik savlar ortaya atmış. be vicdansızlar yüzünüz de mi kızarmıyor geçekleri böyle çarpıtırken. bakın bakalım demokrasi dediğiniz şeyin günümüzde hala olmadığı ülkelere, kaçının halkı müslüman, kaçının değil.
kanada
avustralya
yeni zellanda
birleşik arap emirlikleri
belçika krallığı
malezya
ispanya krallığı
norveç krallığı
hollanda krallığı
danimarka krallığı
liechtenstein krallığı
lüksemburg grand dükalığı
büyük britanya ve kuzey irlanda krallığı
ürdün krallığı
tayland krallığı
japonya
jamaika
barbados
lesoto
bahama adaları
bahreyn krallığı
papua yeni gine
kamboçya krallığı
bhutan krallığı
bruney sultanlığı
kuveyt
vatikan
katar
suudi arabistan
iran
.
.
.
.