(ninca, 12.06.2007 20:51)
“metrodan inip otobüse biniyoruz. gidip gelirken kulağımızda elektronik müzikler, kış ortasında çileğin tadına bakabiliyoruz, internetten çabucak aşık olup ardından magazin programlarını seyrediyoruz, bir dergiden kadın-erkek tavlama yöntemlerini çarçabuk okuyup sevgilimize uygulamaya kalkıyoruz. peki biz nereden geldik, nereye gidiyoruz?
yaza yaklaşırken soframıza koyduğumuz kırmızı domatesin tadı nereye gitti? mektuplar ne zaman elektronik oldu? cırcır böceklerinin sesi nereye kayboldu? ya yıldızlar terk mi ettiler bizi? aşık olduğumuzda elimizden düşürmediğimiz şiirler nereye kayboldu? aşkımızın elini tutma özlemi nereye saklandı? plansız projesiz sade aşkları kim götürdü yanında?
günbegün artan yalnızlıklarımız ve değişen, karmaşıklaşan ilişkilere farklı bir bakış ‘müsaitseniz size aşık olabilir miyim?’
ne diyordu yazar, ‘burnumun ucu şiirden sızlar. sanki birazdan kapı çalınacak, bir telefondan bir aşk yola çıkacak, diye kalbim güm güm atar.’”
(god, 13.11.2008 17:55 ~ 11.04.2009 01:30)
- müsaitseniz size aşık olabilir miyim?
+ bu akşam müsait değiliz ama yarın akşam olabilir.
- tamam o zaman saat kaçta aşık olabilirim size bir zaman belirlesek.
+ 7 gibi desek. ben köşedeki muhallebicide olurum. sizde aşık olursunuz.