dolmuş şoförlerinin genel olarak tesbitinde zorlandıkları cadde veya sokakta yolcunun indirileceği yer. siz, "müsait bir yerde inebilir miyim?" diye ricâ minnet cümleler kurarken o adam muhtemelen son nefeslerini çektiği sigarayı atmadan önce üzülerek süzüyordur ve artık sigara ile bütünleştiği için sizi duyamaz. tabii bunda ön taraftaki üst köşelere yerleştirilmiş dandik hoparlörlerden gelen "haziiinnn geliyoorrr..." şarkısının da etkisi yadsınamaz
* o arada birçok müsait yerler geçilese de şoför, gide gele kendince belirlediği sanal durağa gelmeden sizi indirmez. bu arada bir iki kişi daha ineceği yere gelmiş ya da yaklaşmış olur. ineceği yere gelen için hava hoştur, taş atıp kolu yorulmadan inebilir ama ineceği yere yaklaşan adamın içindeki karmaşık duygular geniş bir psikanalize tabi tutulmalıdır. şöyle ki:
az önce müsait bir yerde inmek istediğini şoföre bildiren adamın kurduğu cümle ile şoforün onu indirdiği yere kadar geçen süreyi hızlıca hesaplar, ardından şoför dernekleri tarafından alınan ortak karar gereği, bir yolcu müsait bir yerde inebilir miyim dedikten hemen sonra gazı kökleyen şoförün, minibüsün kısa aralıklarla bir kez daha durmasına vereceği tepkiyi gaz pedalının çıkardığı sesten ve az önce aduket
* çektiği vistesten anlamaya çalışır. çok kısa süre içerisinde cereyan eden bu hesapların sonunda ineceği yere yaklaşan adamın, sebebini bir türlü anlayamadığı şekilde, halihazırdaki müsait yerde inmekten başka şansı kalmamıştır. bu olaydan elde edinilen kazanımları sıralayacak olursak:
bir tane müsait yerde üç kişi indirerek hattrick yapan şoför >>> birisi "müsait bir yerde inebilir miyim?" dedikten sonraki süreçte ineceği yere gelen adam >>> "müsait bir yerde inebilir miyim?" deyip alakasız bir mevkiye kadar sürüklenen adam >>> çok derin hesaplamalar sonucunda yorgun düşen ve ineceği yere gelmediği halde inip yürümek zorunda kalan adam
(bkz:
kötüler her zaman kazanır)