matta incil inde çok kısa olarak söz edilen hristiyanlık efsanesi: isa nın yıldızı gökte parladıktan sonra bebek isa yı görmek için üç bilge kral - yıldızbilimci - doğudan kudüs e geldi. kral hirodes e yahudilerin kralı olarak doğan çocuğun nerede olduğunu sordular. duydukları dolayısıyla "krallık elden mi gidiyor?" endişesine kapılan kral hirodes kahinleri ve din adamlarını toplayıp isa bebeğin nerede doğduğunu sordu ve onun beytlehem de doğduğunu öğrendi. üç bilge kralı yanına çağırıp bebeğin beytlehem de doğduğunu, onlara bebeği bulup tapınmalarını ve kendisine de haber vermelerini emretti.
krallar yıldızı takip edip beytlehem e vardılar ve onlar bebeğin olduğu ahıra vardıklarında yıldız orada durdu. ahıra girip mesih e taptılar ve ona hediyeler sundular. altın, tütsü ve mür sunduktan sonra ruyalarında uyarıldıkları
* için hirodes e değil, başka bir yoldan evlerine döndüler.
luka incil inde aynı hikayenin değişik bir uyarlamasında prodüksyon kralları pahalı bulmuş olacak ki baş rollerde bu sefer çobanlar oynayacaktı.
sonuçta hirodes isa yı bulamadı. isa da yanılmıyorsam otuz kusur yaşına kadar yaşayıp çarmıha gerildi. emin olamamanın sebebi aradan çok zaman geçmiş olması ve hafızamın eskisi kadar iyi olmaması. ama isa nın ruhunu teslim ederken "
eli, eli lama sabaktani" dediğini dün gibi hatırlarım.
aradan 2000 yıl gibi bir süre geçtikten sonra michel tournier bu efsaneden
gaspard, melchior et balthazar isimli bir kitap yazdı ve ayrıntı yayınları kitabı müneccim krallar olarak yayınladı.
bütün bunlar olurken oradaydım.