kim ne derse desin mükemmel sesli bir sanatçı yoktur efendim. olsa olsa güzel sesli sanatçı vardır. tamam, şarkı söylerken mükemmel olabilir ama belki konuşurken sıçıyordur? veya bir hatun kişi görünce konuşamıyordur bile? bunun en bariz örneği beni dumurlara sürükleyen mahsun kırmızıgül'dür. sanatçı kimliğini falan da sevmem ama zibilyon tane severi var bu kişinin değil mi? e bu adam bir ara bir dizi çekiyordu; katil mi ne diye. işte orada bu bizim "ses sanatçımız mahsun kırmızıgül" kendi sesini kullanmıyordu ne hikmetse. babama sordum "baba, bu adam ses sanatçısı değil mi neden kendi sesini kullanmıyor? bu nasıl bir ironidir?" diye, o da "oğlum belki sesi sadece şarkı söylerken iyidir, hem ne lan o öyle ironi mironi? türkçe konuş benimle" dedi. ayrıca bu tezimi desteklemek üzere verebileceğim en ağır abi örneklerden biri de barış manço'dur. kendisiyle muhabbet etmişliğim yoktur ama adam (ruhu şadolsun) kekemeydi şarkı söylemediği zamanlar.
arz ederim.
konuşma sesiyle şarkı söylerken çıkan sesi ayırmak gerektiği doğrudur. bir keresinde zerrin özer anlatıyordu; resepsiyonu mu ne aramış, adam kapatırken "oldu beyfendi, güle güle" demiş. ayrıyeten çok da göreceli bir kavramdır ses güzelliği. kimi tok seslerden hoşlanırken kimi daha tiz sesleri sever.
duyduğumda gözümün önünden dido , anna maria jopek , anastacia , aretha franklin , norah jones , bjork , chris ısaak , alanis morisette , chris martin , fran healy , damian rice , frank sinatra , dolores gibi insanların görüntülerinin geçmesine neden olan cümle.