|
|
- dünyanın en eski 2.mesleği
birinci meslek ne peki diyenlere *
- sözlüktekilerin ortak özelliği
- calculus denilen kitapı ders olarak görmek zorunda kalan insanlar
- ortada bir problem varsa en ekonomik,ergonomik ve güvenli yoldan çözen insan.
- kızların nedense fazla rağbet etmediği, analitik düşünce ve pratik sayısal hesap üzerine kurulmuş meslek...
- zor zanaat
(srce, 28.11.2004 00:23 ~ 00:24)
- tıp da nasıl hipokrat yemini ediliyorsa mühendisler de diplomayı ellerine aldıktan ortalama 45 dakika sonra benzer bir yemin ederler...
- - çocuklar, mühendisliğin yüzde seksen altısı sallamaktır.
- niye seksen altı hocam?
- salladım.(milwaukee, 03.12.2006 22:54 ~ 04.12.2006 12:05)
- mühendislik ülkemizde yapılamayan bir meslek. mühendisler mühendislik yapar, ama biz son derece az sayıda mühendise sahip olduğumuz için bu işi yapamıyoruz. binlerce sözde mühendis yetiştiren bu ülke mühendislik yapamıyor. bunun bir öğretim boyutu var bir de sermaye. okullardaki eğitim anlayışı mühendislik öğrencilerini bir mühendis gibi değil de teknisyen gibi yetiştirdiği için mühendislik bölümlerinden mezun olanlar eğer kendi alanlarında bir şey yapacak olurlarsa sadece ortada var olan bir sistemin aksamadan çalışmasından ya da aksayanları düzeltmekten sorumlu olmakta. oysa bu, mühendis ünvanını taşıyan bir kişinin yapacağı iş değildir. bu işi de yapacakır belki, ama hayatını bu şekilde sürdürmemelidir. mühendislik öğrenimi gören bir kişi ortaya yeni bir şeyler koyabilmelidir. üzerinde çalıştığı sistemin nasıl işlediğini bilmeli, sistem beklenmedik ya da daha önce görülmemiş bir hata verdiğinde bunları yorumlayarak problemi çözebilmelidir. işin ileriki kısmında ihtiyaçlara göre elinde olan sistemi geliştirip daha iyisini yapabilmeli hatta bir ihtiyaç üzerine daha önce benzeri olmayan bir sistem tasarlayabilmelidir. mühendislik işte budur. bunun içinde mühendisik yapacak olanların yaratıcı yönleri ortaya çıkartılmalı, olaylara farklı bakabilme ve düşünme beceleri geliştirilmelidir. bunun yanında düşündklerini tasarlayabilmeleri için gerekli bilgilerle donatılmalıdırlar. elbette bütün bir hayat boyunca yapacakları işin bilgileri birkaç yüzlük saatlik dersle anlatılamaz. bunun için de onlara bilgiye nasıl ulaşacakları öğretilmelidir. tüm bunlar yapıldıktan sonra bir de bu insanların değerini bilecek sermaye sahiplerine ihtiyaç vardır. yapılmışı varken buna ne gerek var, daha ortada elle tutulacak bir şey bile yok diyen bir zihniyete sahip olanlar değil de; mühendisin fikirlerini oturup doğru dürüst düşünecek, değerlendirecek, ortaya çıkartılacak yeni ürünün bu sektöre ve kendi şirketine neler getireceğini düşünebilecek kapasitede sermaye sahiplerine ihtiyaç vardır. yapılmışı var, üretip satarız ya da ona da gerek yok zaten ucuza üretiyolar uzaklarda, getiriz biraz kar koyup satarız diye düşünlerle bu iş olmaz. işte bu şartlar oluştuğunda bu ülkede mühendislik yapılacak diye ümit diyorum.
- mühendislik, insanlara hayatı daha iyi yaşatabilmek için çalışmaktır.
- iki tren rayı arasında ki mesafenin neden iki at kıçı genişliğinde olduğunu bilmek, bilinmemesi halinde de fikir yürütebilmektir.
- genelde ateistler tarafından tercih edilen tuhaf meslek.
- liseden mezun olup öss de başarılı birinialır ve ücra bir yerdeki kampüste matematik, fen eğitimi verirsin. ders saatlerini , ödevlerini, projelerini asosyol olacak şekilde ayarlarsın ve bir süre sonra stresten saçlarını dökmesini sağlar ve masa başında oturtmaktan göbeği olmasını sağlarsın. tebrikler mühendis oluşturdunuz yazısı sonucunda orta çıkan insandır.
- son derece ihmalkâr ve geniş bir meslektir. hesap kitap yaparken çok şey ihmal edilir. toleranslarla çalışıyoz şurda. sıkma canımı siksok ayrıntılarla.
- çorap bile satsan mühendislik yeteneğini ve nosyonunu işin içine katacaksın ama oturup mühendislik yapmayacaksın. benim bu ülkede mühendislikten anladığım budur.
- sadece diploma değil, bunun yanında güzel bir bakış açısı, hayata farklı bir yaklaşım seçeneği veren eğitim dalı. içerisine girenler mutlaka dışarıdakilere biraz acıyarak (düşünce sistemlerinin diğerlerinden üstün olduğunu düşündüklerinden) biraz da imrenerek (e malum, kişi başına düşen 14 gram kızdan dolayı) bakacaklardır.
- mühendis kelimesi geometri bilen kişi demek ise mühendislik de geometri ilmini kullanarak iş yapmaktır dersek tanım yapmış olur muyuz? maalesef hayır. mühendisliğin ilk tohumlarının atıldığı günden bu yana tanımlardan tutun da iş yürütme sistematiklerine kadar çoğu şey değişmiştir. bugün bir çorbaya termometre batıran kişi de, bir gömleğin kumaşının kalitesini kontrol eden kişi de, bir kolonun şakülüne bakan kişi de mühendislik yapmaktadır. çünkü bunların hepsinin elinde mühendis diploması vardır. olay zaten burada kopar: yani adamın elinde mühendis diploması varsa yaptığı işin mühendislik ile ilgisi olup olmadığını sorgulamak için o adamın yaptığı işin bayağı alakasız olması gerek. mesela bir inşaat mühendisi manavlık yapıyorsa "sen mühendislik yapmıyorsun" diyebilirsin ama dekorasyon işindeyse her ne kadar alakasız görünse de (çünkü iç mimarlıkla ilgilidir) "sen mühendislik yapmıyorsun" diyemezsin. çünkü işin içinde proje yönetimi vardır. kaynak yönetimi vardır, insan yönetimi vardır. bu da mühendisliğin bir parçasıdır.
mühendisliği sadece masa başında oturup civata, makine parçası, gemi götü, betonarme yapı, istinat duvarı, otomobil gövdesi dizayn etmek veya calculus'u yalayıp yutmak olarak görüyorsanız yanılıyorsunuz. hatta mühendislerin %99.9'u calculus'u hatırlamaz bile. mühendislik sadece matematik ve fizik değildir. mühendisliğin en önemli parçaları informel ilişkiler ve iktisattır. çünkü mühendis sadece projeyi hazırlamaz; aynı zamanda onu yönetir. yönetmek için de onu yaptırabilme kabiliyetine sahip olmak zorundadır. yani parayı ve insanları yönlendirmeyi bilmiyorsa sadece projeyi hazırlamış olur; bu da masa başı mühendisliğidir. dışarıdakine "bunların yaptığı mühendislik değil" dediği zaman dışarıdaki götüyle güler. haklıdır da.
edit: "projeyi yönetmek için işletme bölümleri var" diyenler için ufak bir not düşeyim. 50000 m² oturumlu bir alışveriş merkezi inşaatının türlü teknik detayları altında bin çeşit malzeme, bin çeşit sağlayıcı, 50 taşeron firma, bir duvarı kaplayan iş programı içinde bu işi yönetsin, bir de gelsin beni yönetsin. işin içinden gelmek gerek. ikisi başka şeyler. restoran müdürü olmaya benzemez.
- bir yaşam tarzı,düşünme şeklidir.
genellikle çoğu alanın önüne ve arkasına, isim tamlamasında tamlanan olacak şekilde gelir.
her konservatuar mezunu sanatçı olmadığı gibi,her mühendislik adı altındaki bir bölümden mezun kişi mühendis değildir.(sophia, 17.01.2008 15:14 ~ 15:18)
- bir fakültenin isminde geçebilecek en güzel ve en kötü şeylerden biridir. okuyana en kötü olabilir, ki genelde böyledir, fakat mezun olduktan sonra acayip itibar katar.
- ne işle meşgulsunuz?
+ işletmeciyim ben.
- hıı, peki siz?
+ ben televizyoncuyum.
- hıı, peki siz?
+ ben elektrik elektronik mühendisiyim.
- vaov, versem alır mısınız?
+ elbette.
bi de doktorların acayip esprisi vardır meslek olarak. feci karizma.(neo, 17.01.2008 15:23 ~ 15:23)
- strength of materials dersi alınmadığı müddetçe tam olarak bitirilemeyeceği iddia edilen büyük ve önemli meslek dalı.iddianın sahibi için (bkz: sıtkı aytaç)
- amerikan mühendisleri profesyonel gelişim konseyi tarafından yapılan tanımı şöyleymiş:
"bilimsel prensipleri, makineler, aletler, üretim işlemleri, veya bunların tek tek veya bir arada kullanıldığı işlerin tasarımı veya geliştirilmesi için uygulamaya koymak, veya bunları, tasarımlarının tam olarak anlayarak kullanma, veya bunların belirli kullanım koşulları altındaki davranışlarını kestirimek, ve bütün bunları önceden tasarlanmış bir işlev, işletim maliyeti, ve mal ve can güvenliğini gözönüne alarak yapmak"
- başına bir üniversite ismi geldiğinde t.şaklı bir fakülte ismine dönüşen sözcük... her zaman olmaz tabi... (bkz: bilgi üniversitesi)
|