limiti sonsuza giderken kendisi sıfıra giden kişiye ve zamana bağlı fonksiyon
hiçbir katalizörün etkileyemediği, önüne geçilmesi imkansız, reaksiyon ısısı girenlere bağlı, eksotermik bir tepkime..reaksiyon süresi hakkında çeşitli iddialar ortaya atılsa da henüz kesin bir sonuç elde edilememiştir..ürünleri zaman zaman mutluluk, huzur, yaşama sevinci olabilirken; bazense acı ve keder olabilmektedir..yapay koşullarda gerçekleşmesi imkansızdır..tümüyle spontane bir reaksiyondur..
oldukça ilginçtir ve fıkralara konu olmuştur;
adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile
gelir:
- "ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir
prenses haline gelirim".
adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar.
kurbağa tekrar dile gelir:
- "eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta
kalmaya razıyım".
adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden
cebine kor.
kurbağa yalvarmaya başlar:
- "eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta
kalırım ve istediğin her şeyi yaparım".
adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine kor.
sonunda kurbağa dayanamaz:
- "senin neyin var?
sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp
istediğin her şeyi yapacağımı söyledim. neden beni öpmüyorsun?"
sonunda adam konuşur:
"bak, ben bir mühendisim. kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir
kurbağa çok ilginç geliyor. "
aşk ın mesleklere göre ayrılamayacağı yanlış anlayış
çelik
aşk teknik bir hadisedirderken ahali olarak dalga geçmiştik, "hadi len robot bozuntusu sen ne anlarsın?!" diyerekten, ama gel gör robotcuk haklıymış. insan mühendis olunca en kısa zamanda, en verimli olacak şekilde kafa çalıştırıyormuş ve hesap kitap gerçekten aşka iyi geliyormuş.
mühendis adam öncelikle aşkı bir fonksiyona uydurmaya çalışır daha sonra bu fonksiyonu yazdığı programlarla çözmeye çalışır.çözemezse yaklaşık yöntemlere başvurur eğer çözemezse amprik(deneysel) yöntemlere başvurur yine çözemezse bu kez bir güvenlik payı bırakıp başka aşkları çözmeyi dener
bazılarında oldukça farklı olduğuna inandığım anlayış.
(bkz:
kiraladığı ata tecavüz eden mühendis)
(buğra, 08.01.2007 20:46)
mühendis adamın müzik aşkını düşünecek olursak şöyle bir örnek de verilebilir
(bkz:
ajdar anık)
#include<stdio.h>
int kizin_guzelligi, kizin_zekasi, cekim_gucu, olum_yasi;
main()
{
scanf("%d", & olum_yasi);
int ergenlik_yasi=18;
for (i=ergenlik_yasi, i=olum_yasi, i++)
{
scanf("%d", & kizin_guzelligi);
scanf("%d", & kizin_zekasi);
scanf("%d", & cekim_gucu);
if (kizin_guzelligi>=80 && kizin_zekasi>=80 && cekim_gucu>=80)
{
asikol;
iliskiyasa;
if (kizbaydi)ayriil;
}
}
}
(kaşıntı, 25.03.2007 04:40 ~ 04:41)
sana aşkım minimum minimum minimum sana öfkem maksimum maksimum maksimum dırıırım dırırırm
(bkz:
murat boz)
kızdan hoşlanma-> kızla tanışma -> karşı cinsi etkileme -> birlikteliğin başlaması -> mutlu bir hayat
.............\........................................../.................................................................../
..............<----abazanlığa dönüş<----------------------------------------------ayrılık<--
.....................................\...................................................................../
.......................................<---------------------------depresyon<----------
proses şemasını gerçekleştirmeye dayalı anlayıştır.
(devil, 31.05.2007 16:24 ~ 16:24)
aşkı da, karşısındakini de formüllerle çözmeye çalışacaklardır. hele karşısındakini formülize ettiklerini zannettiklerinde olaylar içinden çıkılmaz durumlar doğurabilir. çünkü herşeyi sayılarla çözmeye alışmış ve böylece cevapları yakalayabilmiş bu tip şahıslar, başarısızlığa uğradıklarını görünce kendilerini sevmemeye ve de saldırganlaşmaya başlayacaklardır. beraberliklerinin ekonomik çıkarları ve sonuçlarından bahsetmeye başladıkları anda ise uzaklaşmak gerekir.
üniversitedeyken ceplerinde beş kuruş para olmayıp kızlara uzaktan bakarken, mezun oldukları zaman iyi para kazanmaya başladıklarında kendilerini genç kızlar için hayırlı kısmet ve bulunmaz hint kumaşı sanırlar, egoları şişer de şişer.
özellikle elektirik mühendisiyse hep mantık öndedir. bir kızı sevmiştir hatta üstüne aşık olmuştur. ama annesi ona bir başka kız bulmuştur. onunla evlenmek zorundadır mantıklı olanı odur. bütün aşkını denklemlere dökerek unutmaya çalışır beynini mantık, kalbini aşk sarmıştır. beyin daha çok kullanıldığı için tabi ki aşkını unuttuğunu sanarak evlenir. annesi onu sever, babası mutludur. ama karısı olayı anlamayamamıştır. ikili arasında hep bir anlaşamamazlık sürüp gider... kısacası aşk bazı mühendisler için bazen gereksizdir...
genellememek gerekir, aşkı doyasıya yaşayan mühendisler de mevcuttur...
mühendis hatunun aşk anlayışı ile eşittir. yaşadım oradan biliyorum.
- aşkım ya sen şimdi mühendis değilsin sanatçısın bilmem ki nasıl olur ileride!
- ne alakası var ya illa mühendisle mi evlenicen!
- yok o değil de odtü lü de değilsin istanbul üniversitesi.
- ne alaka ya odtü lü de mi olması gerekiyor?
- hani ne bilieyim öyle takıntılarım var benim
- takıntılarınla kal bebişim. ince hesapların bitsin ben gelirim sonra!
"aşk için iki şey lazım;
1) para
2) zaman
bizde ikisi de yok. dolayısıyla aşk da yok."
(finch, 02.04.2008 17:15)
kaybetme korkusu bir istatistikçiye oranla daha azdır.
herhangi bir insandan farksızdır.
fakat bir mühendisin aşık olduğu kişinin beklentilerinin öküz kadar, kendisinin anlayışsız olma ihtimali bir işletmecininkinden %400 fazladır; mühendis adam bahtsızdır vesselam, yaradılışında vardır.
aşk-zaman grafiğinde zaman arttıkça aşk ters orantılı olarak azalıyorsa, hiç zaman kaybetmeye gerek yok hemen ayrılmak gerekir.. maddi manevi zarar söz konusu..e mühendis adamada her zaman zarar etmiceksin ekonomiyi düşüneceksin zihniyetindedir...
sevdiceği hatunun birliktelikleri boyunca azami oranda mühendislik terimine gark olması kaçınılmazdır.