|
|
- mesleği yazmak olan kişi.
(chete, 16.03.2004 23:56)
- işi yazmak olan meslek.
(chete, 16.03.2004 23:56)
- (bkz. suser)
- sözlükte çaylaklık evresinden sonra elde edilen ünvan.
- sözlükte evrim geçirmiş ve mutasyona uğramış insanların bir kaç kere yeniden üye olup silinip en sonunda başardım dedikten sonra para karşılığında olunamayacak bir yazımsal kafa çalıştırma kelime hazne ölçme olayı olup herkezin yapamayacağı bir olaydır..
(surat, 29.10.2005 21:07)
- o kadar karlı olmayan bir iş yapıyorlar. genel olarak dünyada yayımlanan her 10 kitaptan sadece 1 tanesi, üretim maliyetini (editoryal çalışma, baskı, pazarlama, dağıtım gibi) karşılayacak kadar satıyormuş.
- ne zaman olacağımı bilmediğim şey..
(kelam, 24.06.2006 13:44)
- yazmak gibi keyifli bir eylemi meslek edinebilmiş şanslı kişi.
bu noktada "yetenek bir şans mı yoksa çalışma eseri midir?" sorusu ortaya çıkabilir. doğru ve yerinde bir soru olacaktır, sonuçsuz gibi görünse de tartışılmaya değerdir.
- şizofren olmaları gerekir. kendilerine ait bambaşka bir dünya kurmaları için şizofren olmaları gerekir. yoksa yazamazlar, yoksa "tutunamazlar"!
(muse, 07.10.2006 23:57 ~ 23:58)
- işte size peyami safa üstadtan delilerle ilgili güzel tespit: salak olacağıma deli olurum daha iyi. hiç olmazsa delilliğin şanlı bir tarihi vardır, salaklığın yazılmış bir tarihi bile yoktur.
kaynak: "matmazel noroliyanın koltuğu" okuyun ama kahraman gibi delirmeyin. onungibi sonunda huzur bulamayabilirsiniz. siz bilirsiniz.(bilge, 06.01.2007 17:16)
- yazar, insan denen hayvanların en yalnızıdır.
-lawrence durrell-
- çaylaklığı geçip yazar olup, sözlüğe birşeyler katabileceğimi düşündüğüm şey. sanki buranın bana ihtiyacı var gibi.
- hayatı erteleyen kişidir yazar.
ya da bazen hayatı tamamen bir tarafa koyan kişi.
yazmak yaşamaya engeldir (?) çünkü çoğu zaman ve bazı şeyleri unutturur yazan kişiye.
ve unutturması da gerekir. yoksa nasıl farklı şeyler yazabilsin yazar?
- dikkat ettim, bunlar yazın doğarlarsa sıcak, ilkbaharda doğarlarsa güneşli, kışın doğarlarsa dondurucu, sonbaharda doğarlarsa yağmurlu bir sabahta doğuyorlar hep.
- sözlükçülerin kendilerini en çok zannettiği ve yine en çok ırak olduğu meslek olmakla birlikte, gerçekte ise çok ciddi ve uzun çalışmalar neticesinde bile asli manasıyla çok zor dahil ve malik olunabilecek ve sonrasında da yine aynı zorlukla sürdürülmesi gereken, demoktasi mağduru ülkelerde zorluğu hesapsız misliyle meşakkatli ve ayrıca bir o kadar da tehlikeli, insanı yerinden yurdundan eden ve idealleri uğruna sevdiklerinden de vazgeçmesini gerektirebilen ve asla ve kata yapılmaması gereken meslektir..
- - (bkz: @2225656)nolu girinizi çok beğendim, aşkı, sevgiyi, ulaşılmazlığı, çaresizliği öyle güsel anlatmışsınız ki etkilenmemek imkansız..eğer msn verirseniz bu konuyu derinlemesine tartışabiliriz ha? ne dersiniz? bu arada ben yaqui.. sizin isminiz?
+teşekkür ederim bayım..ama girimi götümden anlamışsınız sanırım. ayrıca msn vermiyorum pek, huyum değil..neyse teşekkür ederim.
-ama hala adınızı bahşetmediniz madam:)
+madam değil matmazel, ayrıca sizin gibilerin sözlükte yazar olabildiğini tahmin etmemiştim hiç..
-iyi yazamıyor muyum yani?
-hişş orda mısın alooooo?(yaqui, 17.02.2008 16:55 ~ 16:56)
- ayar vermek istediğiniz kişiye bu kelimeyi "yazar(!)" şeklinde nickaltı olarak girdiğinizde on kaplan gücünde bir giri girmiş oluyorsunuz.
o "yazar da o aslında yazar gibi de değil öyle" anlamı. o parantez. o ünlem yok mu...
o derin ironi...
akan sular duruyor yemin ederim.
(bkz: allahım sana geliyorum)
- dalga geçiliyor. hem de ciddi bir şekilde. bunu yapanların arasında üniversite bitirmiş olanlar da var. ( sosyal atarlanma yapmadan olmaz )
lan baktım, mühendislikte bi pok olacağım yok. dedim kendime, sen ne işe yararsın be godum, neyden anlarsın, neyi yapmayı seversin ? sonra şu cevabı verdim kendime,
futbol benim tutkum. öküz gibiyim, bu saatten sonra futbolcu olmam imkansız. genel olarak futbolun oynanışını değil de mutfağını seviyorum.( off off triplere gel anam babam, mutfakmış )
o zaman analizdir, eleştiridir takılmak lazım ucundan. spor yazarı olmak lazım. böyle en köşesinden. belki mezun olup mühendis olursam ayrı da bir hava katabilir. ( doktorlarla mühendisler arasında derin bir fark oluşturmak amacım )
açık öğretim felan halledilir bir şekilde. ama tabi aile önemli. bilmeleri iyi olur. evet aileye geleceğimle ilgili planlarımı anlatmalıyım. ( en büyük bir hata ! yaptıktan sonra açıklayın, ne gerek var )
aile toplanır, aralarında 6 sene okuyan bir dayı mevcut. yavaştan mevzuya girilir, ayrıntılarıyla dert anlatılır. tepki bekleme aşaması olmaz bile. 6 sene okuyan dayı tükmüklü tükmüklü güler sana,
ahahaha sana bi mobilet alalım, gaste dağıtırsın, sonra yükselirsin felan ahahahah...
ya yaa yaaa... hayat çok acımasız lan sözlük.
- içinde bağıra çağıra yaşadıklarını anlatamayan bağıramayan ve çağıramayan hem öyle yapsa kimsenin onu anlamayacağını sanan ,zaten anlamayacak insanlarla çevrili olan bir insan evladıdır.
yazma eylemi ile birlikte biriktirdiklerini deneyim adı altında yiyip yuttuklarını aktarıp hiç olmazsa bunlardan havası basan belki de içindeki acizliği yansıtıp normal insanlar gibi davranmaya çalışan birisidir.
- (bkz: muharrir)
(heidi, 30.07.2008 08:24)
- kendini ortama kabul ettirmek, ya tutarsa misali ortamdan bir hatun araklamak için çenesi hiç durmayıp paso sıkan eziklerin ortak adı da olabiliyor.
- sıkıntısı olupta sıkıntısını paylaşmak ihtiyacı duyandır.
- "yazar, insan denen hayvanların en yalnızıdır."
*
|