yıllar önce, çok küçükken bizzat bir müdür yardımcısından dinlediğim hikayesi şöyledir.
insan vücudu oluşmaya başladığı zaman bütün organlar toplantı halinde, vücudu hangi organın yönetmesi konusunda uzlaşmaya çalışmaktaydı. hemen hemen bütün organlar en akıllı olan beyinin vücudu yönetmesinden yanaydılar; bu duruma tek itirazı olan ise göttü, göt hariç bütün organlar beyini müdür olarak seçmişti. bu durumu kabullenemyen göt kendisini sıkarak sıçmamaya ve bütün vücudu tehdit etmeye başladı. bu durum üzerine beyin bütün vücudun ölmesine razı olmayıp müdürlüğü göte bıraktı. o gün bugündür bütün müdürler göttür.
edit:iyi aranmadan yazılmış ve bugün farkedilmiştir; böyle birşey zaten mevcuttur...
9 kadının 1 bebeği 1 ayda doğurabileceğini söyleyen kişiye proje müdürü denir.
1 bebeğin 18 ayda ancak doğacağını söyleyen kişiye proje geliştirme müdürü denir.
tek bir kadının 1 ayda 9 bebek doğurabileceğini söyleyen kişiye planlama müdürü denir.
bebeğin üretim şeklinin ille de yanlış olduğunu söyleyen kişiye kalite müdürü denir.
dünyada hiçbir kadın ve erkek kalmasa o bebeği kendinin doğuracağını söyleyen kişiye pazarlama müdürü denir.
bebek falan istemediğini söyleyen kişiye ise müşteridenir.
boşuna müdür olmaz bunlar, en iyi görünenlerinin ( zira bunlar bukelemun gibidirler mütemadiyen ) bile ruhunun, içinin bir köşesinde despotluk taşıdığı mutlak ve değişmez bir gerçektir. yalnız burada bahsedilen grup, ekseriyetle özel kuruluşlarda hüküm süren cinsleridir bu hayvanların. üniversite ve lise yıllarında da sınıfın en ineği olma ihtimalleri çok yüksektir. ileri yaşlarda, ölüm sebepleri hırsa bağlı aşırı stresin getirdiği yorgunluktur.
en nefret edilesi modeli, bazı özel şirketlerdeki "yönetici yapılan işi bilmek zorunda değildir, onun işi yönetmektir" anlayışıyla müdürlük pozisyonuna
getirilenleridir. tamam işin ince detaylarını bilmesin de konu hakkında hiç bir fikri olmayan adam/kadın , en az üç haftada tamamlanabilecek bir süreç için yarına sonuçlansın bu iş diyebiliyor, madara oluyor, çalışanları ve kendisini küçük düşürebiliyor, herkesi demotive ediyor. özellikle müşteri görüşmelerinde şirketi de küçük düşürecek kadar saçmalayabiliyor.
hepinizi eşşekler.... hadi hadi.. eksileyin müdürcükler ( yöneticiler, amirler vs. ), zaten eksilemekten başka bi bok bilmediniz ki hayatınız boyunca ezik ruhunuzu ufacık akıllarınızca yüceltmek için...bütün küfürler alayınıza gitsin...
bir fıkrayla örneklendirmek gerekirse...
bir gün iç organlar beyinin ön planda olmasına içerlemiş ve vücudun yöneticisini kendileri seçmeye karar vermişler. beyin kendini savunmuş, bensiz koordinasyon kuramazsınız ben vücudun müdürü olmalıyım demiş. kalp, ben olmazsam ölürsünüz ben olucam demiş. böbrek, karaciğer, akciğer derken herkes kendisinin müdür olması gerektiğini iddaa etmiş. en son sıra g*t e gelmiş . g*t, ben müdür olmalıyım diyince kahkahalar kopmuş. kendisiyle dalga geçilmesini sindiremeyen g*t diğerlerine ne kadar önemli olduğunu göstermek için işlevini yerine getirmemiş. (s*çmamış yani). gel zaman git zaman s*çmayan vücut şişmiş şişmiş şişmiş...artık dayanamayan organlar tamam ulan sen müdür ol demişler. o günden sonra da tüm g*tleri müdür yapmışlar.
iç anadolu'da birçok şehirde tekel bayiilerin ve kıraathane sahiplerinin kendilerini tanımlamak için kullandıklarına şahit olduğum kelime. müdür'ün yeri, müdür'ün mekanı gibi türevler söz konusudur.
bir ortamı zehir edebilecek , üretkenliği düşürebilecek ya da süper bir çalışma ortamı yaratabilecek yeteneğe sahiptir. genelde kıl kişiler gibi düşünülse de aralarında adam gibi adamlar mutlaka vardır ve olacaktır.
müdür tarafından düşünecek olursak , acaba müdür biraz cins mi olmalıdır ? belki de öyle. çünkü kimileri iyi niyet ortamında ne yapacağını bilemez. yumuşak yüzlü bir müdür buldular mı ortalığı karıştırır ve çalışmazlar.
idareciler, çalışma uyumunu arttırma yeteneğine sahip kişiler olmalıdır. kimi idareciler vardır ki hem çekinmezsin ondan hem de işler hiç aksamadan yapılır. işte müdür budur. ancak her yönetici bunu beceremez tabii ki. zaten herkesten beklemiyoruz bunu değil mi ?
canım ülkemde , atamalar " aa bu bizim adam " mantığı ile yapıldığından hak etmeyenler bir yerlere gelir. sonra yöneticillik işini beceremez ve sağa sola sararak otorite kurmaya çalışır. bu tipler yüzünden de müdürler sevilmez.
eskişehirli bir grup olanpiiz in eğlenceli, hoplatıp zıplatan parçasıdır. piiz eskişehirde 222 park* adlı mekanda bu parçayı söylerken ve bütün kollar havada "al sen buna konuş" diye hareket çeker. insanlar deşarj olur.
işte sözleri de şöyle;
sermayesi olduk bu ninninin
ortağı olduk dönen çemberin
tabağı olduk değişmez kaderin
içinden çıkmanın bi yolu yokmu?
maması olduk dökülen defterin
manası yok verilen sözlerin
babasını bulduk annesi kahpenin
uğursuz hırsızın allahı yok mu?
kurudu soyun oyun yok artık
kalmadı kimse müdür bu al buna konuş, al sen buna konuş
kurudu soyun oyun yok artık
kalmadı kimse müdür bu al buna konuş, nah sen buna konuş
zamanla soldu geçmişi hepsinin
ezildik biz altında bu seslerin
nedenini sorduk cepteki servetin
emeğimi çalanın hiç suçu yok mu?
kurudu soyun oyun yok artık
kalmadı kimse müdür bu al buna konuş, al sen buna konuş
kurudu soyun oyun yok artık
kalmadı kimse müdür bu al buna konuş, nah sen buna konuş