müşterinin kendi katlettiği malla ilgili esnafa söylediği yalanlardır.örneklersek,2 gün önce almış olduğu gözlüğün,üzerine oturmak,basmak suretiyle şakülünü kaydırmış müşteri gelir ve şöyle der:
-ben 2 gün önce bu gözlüğü sizden almıştım.(bu arada kendi gelip almamış) böyle teslim etmişsiniz.(2 sap 180 derece açık,camlar çatlamış)
allah aşkına kim inanır buna? ama inanın bunlar yaşanıyor.
güneş gözlüğünü arabanın göğüslüğünde unutmuş,güneşte kalan gözlük camları özelliğini yitirmiş.
-sahte gözlük satıyorsunuz,dolandırıcısınız
-hanımefendi/beyefendi,sakin olun,camlar başına ne geldiğini söylüyor zaten.güneşte kalmışlar.
-benden iyi mi biliyorsunuz?
-estağfurullah efendim,sadece olan biten ortada,demek istediğim
-bıdı bıdı bıdı
-peki efendim haklısınız biz dolandırıcıyız vs..
müşteri tatmin olmamıştır
gibi diyaloglar günün her saati yaşanabiliyor.ve her gün bunun gibi 10 kişi gelse,o esnafın halini siz düşünün ki inanın geliyor.yapılan pazarlıklar da cabası.o daha iyi biliyordur ya o malın kaça satılacağını
müşteri her zaman haklıdır ama müşteri hiç bir zaman memnun olmaz.
*hangimiz yapmadık ki?
dedirten default bir müşteri yalanı*
abi bozuk yok sonra uğradığımda veririm.
(twinkle, 29.12.2006 13:15 ~ 13:15)
dedemin yanında çıraklık yaparken en çok duyduğum bir tanesi,
- yandaki dükkanda şu fiyata veriyolar, sen de o fiyata veriyosan senden alayım.
çocuk aklımla hep "o zaman git oradan al koduuum" diye düşünürdüm ve hep bir gün dedemin de böyle söyelyeceğini hayal ederdim. ama yılların kurdu dedem daha stratejik davranıp en güzide esnaf yalanlarından birisine başvururdu.
+ aynı mal değil ablacım, aynı mal olsa imkansız o fiyata vermeleri, git getir o dükkandan, aynı malsa bunu bedava vereceğim sana.
işte o günlerden soğudum ticarete, şimdi en ufak bir pazarlık yapmaktan bile nefret ediyorum, çünkü ben de yalan söylüyorum satıcıda, ben de yanımda pazarlık yapabilen arkadaşlarla alışverişe çıkıyorum, evet utanç verici.
-bu gitar durup duruken kırıldı
+yani düşürmediniz ?
-yok, inanın düşmedi, sabah kalktığımda böyleydi.
+hanımefendi bu dediğiniz şey imkansız,bu gitar durduk yere kırılmaz,siz bunu ya düşürdünüz ya da üstüne bastınız
-yani siz bana yalancı mı demek istiyorsunuz ?
+aslında öyle demek istemezdim ama gitarın üzerindeki ayak izlerini silmeyi unutmuşsunuz..
-ben zaten yeni çıktım dışarı..ilk buraya baktım..biraz dolaşayım gelirim yine
telefon faturasına şikayet eden teyze ile yetkili arasındaki diyolog:
teyze: ben bu kadar görüşme yapmadım. hatta girmiş başkaları aramış.
yetkili: hangilerini siz aramadınız?
teyze: bunu, bunu falan
teyzenin yanındaki kızı:o numarayı ben aradım.
yetkili:bakın kızınız ben aradım dıyor.
teyze:o bilmez.
bu noktada yetkilinin kopması...