annemin kitapları arasından seçip okuduğum
irvin yalom kitabı.aslında
nietzsche ağladığında yı okuyacaktım önce ama birine verip geri istemeyi unuttuğunu öğrendiğimden yapamadım.kalın bir kitap olmasına ve cumaya sınavım olmasına rağmen sürükleyiciliği sayesinde bir haftada bitirdim.bittiğinde önce dayanılmaz bir biçimde kıskandım oradaki insanları,her hafta oturup kendini,düşüncelerini,yaşadıklarını uzun uzun inceleyip,üstünde duracak hem fırsatları(bir sürü terapist,terapi hayatın bir parçası) hem de paraları var çünkü.ama aynı zamanda bilinçsiz de olsa,bu konuda daha önce hiç bir eğitim almamış,hiç bir kitap okumamış olsam da belki yetenek belki genetik,kendimi ve çevremdekileri de amatör bir terapist gibi incelediğimi ve yargılara vardığımı farkettim.ve şunu da farkettim ki karşısındaki kişilerin duygularına ve yaptıklarına yanlış da olsa saygı duyup dinleyecek tek bir arkadaşım yokmuş,hep ben terapist olmuşum,dinlemiş ve çözüm yolları üretmişim.belki de
ernest in dediği gibi artık rolleri değişmenin zamanı geldi.
not:bu arada o
marshall ın başına bir şey geleceği ta en baştan içime doğmuştu.belirteyim dedim.