kendi içinde bir dark side barındıran ancak bunu hemen hemen dizginleyebilmiş karakter. return of the jedida yaptığı graspla bunun sinyallerini vermiştir. hatta daha sonra expanded universe kitaplarında öbür tarafa geçip imparatorun klonunun sağ kolu bile olur bu eşşek sıpası. gene kurtulur bir şekilde o ayrı.
mark hamill tarafından canlandırılan, başta yodayı tipi yüzünden beğenmeyip daha sonra kim olduğunu anladığında saygısa kusur etmeyen, babasının nasıl biri olduğunu çok geç öğrenen sarışın, mavi gözlü, star wars kişisi
'imparatorluk askerlerinin elfeneriyle bizimi korkutacan lan' dediği ve onları bu dediklerin ziyadesiyle pişman eden jedi oğlu jedi. babasını da sevmezdim babasını öldüren evlada da taammülüm yok.
episode 2 ve 3 ü izledikten sonra kanımca serideki en kötü jedi olarak tanımlayabileceğim , şapşal derecede dik kafalı , yeni baştan planlanıp oynatılması gereken rezil karakter.(anakin in oğlu böyle mi olucaktı yazık..)
malesef alemin en tırt jediyıdır. bir gecede jedi olduğu yetmiyomuş gibi efsanevi isimleri de umarsızca harcar (jabba the hutt, darth vader, nispeten de olsa palpatine)
beni sinir eden, "darth vader'ın nasıl bu kadar ezik bir oğlu olabilir yahu?" sorusunu sorduran jedi' ın yandan yemişidir. anakin in eğitimi için yoda çok yaşlı derken sonra tükürdüğünü yalayıp 20 küsür yaşlarında beceriksiz, eli iş tutmayan, dandik, tiksinç luke skywalker ı eğitmiş galaxy e bir halt kazandırdığını sanmıştır oysa ki iyiyi de kötüyü de dengeleyen hep darth vader olmuştur.
darth vader ın da bence asıl intihar sebebi episode 6 da "benim nasıl böyle bir oğlum olabilir?" diye düşünmesindendir. şaka bir yana luke skywalker gerçekten gereksizdir.
aslında hikayenin orjinalinde
jedi olacak çocuk kız olanıymış - (bkz: leia skywalker)
ama daha sonra bundan vazgeçilmiş luke jedi olmuş (bkz: nerde kadın hakları savunucuları)
ortaya da bu sonuç çıkmış. (bkz: küçük emrah)
daha sonra lucas dayı karizmayı kurtarsın diye
genişletilmiş evrende bu kardeşe bayağı sağlam işler yaptırmış
ama nafile...
bence de leia karakter olarak daha ağır ve sağlam.
birini seç jedi yap deseler onu yapardım
babasına göre çok daha başarılı olan, fakat insanlar tarafından pısırık olarak nitelenen döneminin son jedi'ı.
nitekim bütün baskılara rağmen dark side'a geçmemiştir, anakin gibi salak değildir en azından. yok konseye girdim neden beni şöyle yapmadılar, küstüm hepsine gibi aptalca hareketleri yoktur.
çocukluğumun kahramanı, alemin en kral cedayı. ezik jedi falan filan diyen varsa başka bir tarafa alalım onları. başka kim palpatine'in karşısında mertçe durup, dark side'ı tamamen reddedip kılıcını atar? aslında bu karakterin kişiliği bu kadar düzgün olmasa, o kadar az eğitimden sonra dark side'a geçerdi. babası gibi hıyar değilmiş. gerçi darth vader dünyanın gelmiş geçmiş en kral karakteridir ama neyse.
yetersiz kişilik, hikayesi babasının hikayesine dayanan, iyiliği bir takım şeyleri reddetmek zanneden tırt karakter. darth vader onu yerdi ama oğlu ya kıyamadı. işte orda yıkıldım, dünyaya küstüm. bu yüzden lucas a da kılım.
eğer davranışları yüzünden ezik diye küçümsenecekse güç tutkusu yüzünden maymun olan nice "karizmatik" sith arkadaşlara nasıl sıfatlar yakıştırmak lazım tahmin edemiyorum.
bakın sevgili çok çok uzak bir galaksi sakinleri, luke yerine sizlerden birini alalım. istersen midichlorian seviyen yoda ne derse iki katı ve artı bir olsun yetişkinlik çağına yaklaşana dek en ufak jedi eğitimi almadan sırf içinde içinde potansiyel var diye jedi şövalyesi hatta padawan olmayı geçtim, force ile armut bile yediremezsin manitaya.
bu gencecik adam tatooine'de her şeyden bihaber büyümüş sonra kolay jedi hocası formatında çok kısa sürede yoda'dan ders almış bir kişi. o kadarcık sürede sen blok flütle imperial march'ı zor çalarsın, değil elin lightsaber tutacak da darth vader'a ve imparatora dayılanacaksın. unutma ki babası sırf çocuk olmasına karşın eğitimi başarılı olmaz diye reddedilmişti jedi konseyi tarafından. oğlundan kaç yıl fazla eğitildi de ne oldu zaten? nerdeyse tüm jediların ve karısının ölümüne sebep oldu, iki kol iki bacak kaybetti, sonra yandı, en son kafasına acme düşmeden son dakika golüyle her şeyi toparladı.
luke skywalker'ın kişiliği konumu gereği son derece gerçekçidir. pazularında blaster dövmesi olan, çöl adamlarıyla barbut oynayan birini mi bekliyordunuz sorması ayıp, haliyle filmde yansıtıldığı gibi olacak. nitekim a new hope'daki droidlerle ilgilenen genç çocukla return of the jedi'daki jedi şövalyesi luke arasında da ciddi bir gelişim var.
esas en çok eleştirilen kısma gelelim: "imparator ona darkside lightning atınca karşısında zırıl zırıl ağladı, babasından yardım diledi." canım kardeşim yürüyen elektrik santrali palpy'den sen ye bakayım ardı ardına o lightningleri de "yandım babam" diye mi ünleyeceksin "vay anam" diye mi? "ben jedi değilim" diye de sıyrılamazsın, "sen bir jedi olsaydın" konseptini konuşuyoruz. ayrıca koca yoda bile lightning yiyince yere çakıldı, tamam o ses çıkarmadı ama bir zahmet çıkarmasın zaten, kaç yüzyıl yaşamış en bilge ve güçlü jedi ustasından bahsediyoruz.
asıl şu ezik yakıştırmasının en paradoks kısmı da karizmatik babanın zavallı çocuğu kısmı sanırım. karizmatik baba revenge of the sith'de mace windu'nun ölümüne sebep olduktan sonra, iki saniyeliğine üzülüp "what have i done" demiş sonra da direnmeden palpy'nin önünde diz çöküp ciğer görmüş kedi açlığı taşıyan gözlerle tüm jedi soyunu kurutmuştur. en minik padawanlar dahil.* sonra hırsını alamayıp saçma sapan bir kıskançlıktan uğruna kendini yaktığı karısının da gırtlağını sıkmıştır. asıl bunlar kölelik ya da eziklik değil de ne? en empatiğinden bir anakin skywalker incelemem de vardır ama bu onun yaptıklarını asla haklı hele hele "gral, süper, oy garizma" kılmaz.
o ezik denen oğul ne yapmıştır peki? öleceğini bile bile babasının aksine karanlık tarafa teslim olmasını dileyen palpatine'nin karşısında durmuş ve şöyle demiştir:
"never. i'll never turn to the dark side. you've failed, your highness. i am a jedi, like my father before me."
palpatine, revenge of the sith'de yoda'dan yediği sözel ayarlardan , -örneğin "ıf so powerful you are, why leave?"- hatta yoda'dan force push'u yiyip kıçı kabak gibi tepede kalan şener şen düşüşü yapmasından beri böyle ayar yememiştir. babası "my master, yirim" diye dursun, böyle de kafa tutar luke skywalker.
gerçek bir jedi şövalyesidir kendisi özetle. neyse şimdi imperial march'ı çözmen için daha çok zaman gerektiğinden önce süper baba'yı çalış bakalım bu ay.
hiç bir işi tek başına yapamayan, başladığı işi bitiremeyen, babasının ismini kullanan tırt jedi.
ölüm yıldızını yok edecek; olmuyor hansolo yetişiyor, darth vader'ı öldürecek eli kopuyor, hatta en sonunda bakıyo anakin bu çocuktan bi bok olmayacak kendi kendini öldürüyor.
hem anakin'in oğlu ol hem yoda'dan ders al çıka çıka bu çıksın. ulan baban 5 yaşındayken senin yaptıklarını yapıyordu utan it herif. ikizin prenses olmuş,esir alınıyor,çatışıyor,bissürü atraksiyon, sen git dağ canavarlarından dayak ye. çok sinirleniyorum tutun beni...
iyi aile çocuğudur, elinden her iş gelir, içkisi sigarası kumarı yoktur, karıya kıza yan gözle bakmaz.
bu yüzden tahmin edersiniz ki "bad boy" imajı olamadığından karizmatik olmadığı düşünülür, yanlışlar yapılır.
klasik bir orta çağ anglo-sakson söylencesi tiplemesi olarak postmodern karakterlerin cirit attığı star wars evreninde doğal olarak yadırganıyor. oysa bütün klasikliğiyle -ve bir diğer klasik oğlu klasik tipleme obi wan kenobi'nin yardımıyla- hikayeyi belli bir denge noktasına oturtan tiptir luke skywalker. şartların zorlaması nedeniyle kahraman olan, şeytani unsurlar tarafından ayartılmaya çalışılan, eninde sonunda içindeki pür iyiliğin gücü ve tanrı'nın -force'un diyelim- inayetiyle başarıya ulaşan saf ve eğitimsiz köylü çocuğu.
kral arthur ve yuvarlak masa şövalyeleri'ndeki iki karakterin, arthur ve percival'ın bir karışımı olarak görüyorum ben luke'u. klasik üçlemede luke'un (bana abi der) iki önemli başarısı vardır. birincisi, obi wan kenobi ile yoda'nın ortaklaşa verdikleri hızlandırılmış jedi şövalyeliği kursu ve sertifika programı'nı başarıyla bitirip bir haftada jedi çıkması, ikincisi ise ailesini ihmal edip pavyon pavyon gezen hayırsız babasını eve dönmeye ikna etmesi.
birinci büyük başarısı, isimsiz köy çocuğu arthur'un, excalibur'u zart diye kayadan çekip çıkarması ile karşılaştırılabilir. nice şanlı lordların, şövalyelerin beceremediği işi, arthur pendragon, içindeki gizli güçle (ya da içindeki gizli soylulukla) tereyağından kıl çekercesine becermişse, luke skywalker da ruhundaki kuvvet (veya kanındaki midichlorianlar) ile jedi'lık sınavını dışarıdan verip ehliyetli şövalye olmuştur.
ikinci başarısı ise percival'ın kutsal kaseyi bulmasını andırır. karşılarında nice büyük şövalyelerin tutunamadığı palpatine-darth vader ikilisini salt iyiliğiyle dize getirmeyi becermiş, dahası, vader'ın içinden çoktan öldü zannedilen anakin skywalker'ı bile tekrar bulup çıkarmıştır. tıpkı percival'ın kutsal kaseyi yüzlerce yıllık uykusundan uyandırıp ingiltere topraklarına tekrar bereketi getirmesi gibi, luke da anakin'in kaderinde yazan güce denge getirme misyonunda rehberlik etmiştir ona.
evet, saf ve biraz beceriksiz bir karakterdir başlarda luke; çünkü hikayenin kurgusu bunu gerektirir. ama akış içinde ondaki büyük değişime tanık oluruz. star wars'ta zaten çok önemli yer tutan karakterlerin evrimi, insanların değişmesi meselesinde en ayrıntılı çözümlemelerden biri üç filme yayılan luke'un dönüşümüdür. karakteri canlandıran mark hamill'in de hali, tavrı, hareketleri, bakışları ve konuşmasıyla son derece başarılı biçimde yansıttığı bu dönüşüm, a new hope'un başındaki judo kıyafetli oğlan çocuğunu alıp, return of the jedi'ın sonunda, palpatine karşısında mace windu'dan bile daha sağlam duran adama çevirecektir. star wars evreninin gördüğü en yetenekli savaşçı olmayabilir, ama en büyük jedi'dır luke skywalker.
star wars için yapılan devam hikayelerinde yeniden canlanan darth sidious'u öldürmenin yolunu bulmak için karanlık tarafa geçmiştir. ama daha sonra kardeşi leia onu kurtarmıştır. tabi sadece bir devam hikayesi olduğu için gerçek film serisinin hikayesiyle bir alakası yoktur.
yüzüklerin efendisindeki sam'le (frodo değil, zira frodo yüzüp kuyruğuna gelip tozuttu, sam kendini hiç bozmadı, ayrıca frodo evlatlık da olsa zengin çocuğu olarak büyüdü, yediği önünde yemediği arkasındaydı) benzerlikleri olduğunu düşündüğüm jedi kardeşimiz. karizmatik değildir, yakışıklı değildir, ebedi tıfıl bir hali vardır öyle aman aman zeki de değildir ama kahramanın alasıdır. onu da sam'i de kahraman yapan sadece yazgıları değil iyi kalplilikleri, tevazuları, sadakatleridir. ikisi de sıradan olan ama sıradışına da özlem duyanların büyük işler başarabilecekleri fikrinin sembolüdürler. anasını da babasını da zerre kadar sevmem, bacısından pek haz etmem ama luke'u sevmemek mümkün değildir.