filmerini yönetirken rahibe gibi giyinmeyi seven film yönetmeni. un chien andalou gibi sürrealfilmler yaratan yönetmen. en yakın arkadaşı salvador dali
burjuvazinin gizli çekiciliği, endülüs köpeği, arzunun o belirsiz nesnesi gibi başyapıtlara imza atmış sürrealist ispanyol yönetmen. (sonra meksika vatandaşlığına geçmiştir.)
filmlerinde büyük küçük demeden bütün burjuva camiasına, askere, kilise aracılığıyla dine ve her türlü tabuya saldırmış ve hatta onları yerden yere vurmuştur.
taşlama sanatının usta yönetmenlerinden. fransız entel sinema sektöründen bayrağı tek başına eline alsa, sonra bunu bir filminde eleştirse şaşırmam. burjuvayı reddeden kemal etikan tadında bir insan diyesim geliyor her seferinde.
marquis de sade'ı, wagner'i, beethoven'i, schumann'ı, yağmuru, soğuk ülkeleri, romen ve gotik sanatları, freud'u, lenin'i, kubrick'in özellikle "paths of glory" filmini, fellini'den "roma", "sonsuz sokaklar", "cabria'nın geceleri"ni, eisenstein'ın "potemkin zırhlısı"nı, fritz lang'ın bütün filmlerini, buster keaton ve marx kardeşleri, bergman'ın "persona"sını, vittorio de sica'dan "umberto d"yi, jean vigo'dan "atalante" ve john huston'dan "sierra madre'nin hazineleri"ni, atiş talimi yapmayı(bir kulağı bu tutkusu sebebiyle sağır olmuş) fareleri, yılanları, örümcekleri, rus edebiyatını, operayı, cazı, banjo çalmayı, cüceleri, kılık değiştirip halk arasında gezmeyi ve kısa bir süre için de olsa başka biri gibi olmayı seviyor. ötenazi'yi hararetle savunuyor.
bunuel'in sevmedikleri
bilimsel jargondan, filmlerinin ruh bilimciler ve eleştirmenler tarafından açıklanmaya çalışılmasından, savaşa yaklaşımlarından dolayı steinbeck ve hemingway'den, basın fotoğrafçılarından, wyler imzalı "insanlar yaşadıkça" gibi militarist melodramlardan, rossellini'nin "roma açık şehir" filminden, suni olarak yaratılmış sözde otantik gösterilerden, reklamlardan, hristiyan demokratlar birliğinin kurucusu alman siyasetçi adenauer'dan, ikinci dünya savaşı'nı atom bombası felaketi ile sonlandıran amerikan başkanı truman'dan ve genel olarak politikadan nefret ediyor.
sinema dergisinin 2004 kasım sayısından alınmıştır
1900 doğumlu ispanyol yönetmen. sinemada sürrealizmin yaratıcısı olarak kabul edilir. alfred hitchcock onun gördüğü en iyi yönetmen olduğunu söylemiştir. filmleri genellikle başkaldırı temalı olup usta işi eleştirilerden oluşmaktadır.
filmlerinin teker teker satın alınmasını öneririm.
kendinize hakim olamayıp almışken arşivi tamamlayayım falan derseniz bi bakayım nasıl bir şeymiş diye aklınızdan geçirmeden önce yanınıza 20 litrelik damacana su ile bol miktarda yiyecek almanız ve altınızı da ultra prima türevi bir şey ile bağlamanız yararınıza olacaktır.
rastlantısal görüntü ustası olan bunuel en sıradan durumlarda bile hissetirdiği korku öğeleriyle de bir tür goya'dır.yaşamında ve eserlerinde hiç vazgeçmediği şeyi çok iyi özetlemektedir;absürdü olduğundan daha absürd kılmak.
sinema tarihinin temel direklerindendir. üniversitede böcekbilimi okuduğu için, filmlerinde böcekler önemli bir yer tutar. bunuel filmlerinin hiçbir şey simgelemediğini, amacının seyircide içgüdüsel şaşkınlıklar yaratmak olduğunu söyler.
geçen sene aldığım sinema tarihi 2 isimli derste , dünya kadar yönetmen varken , kuradan bana bunuel çıktı. hani seç deseler , en son onu seçerdim. hastası değilim , saygımız sonsuz orası ayrı da , ne bileyim. ferdi tayfur un fikrini almak lazım belki bir de. ben yeterli hissetmiyorum kendimi.
gündüz güzeli ve burjuvazinin gizemli çekiciliği çıtır çıtır izlenir. endülüs köpeği ise ayaklara düşmüş , nefret ettirmiştir. adeta bir twilight , bir titanic tadını vermeye başladı artık o kadar hastasını görür olduğumdan etrafta.