• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • görseller

    • lucid dreaming
  1. lucid dreamingi dört değişik şekilde yaşamıştım, hatırladığım kadarıyla. karabasan+lucid dreaming, 7 rüyaydı; tek rüyaydı ve yükseklik korkumu yenmiştim; bir çok sefer rüyamda eski sevgilimle barışmıştım; diğerleri de önemsiz ve kısa süreli kontrollerdi.

    rüyamda eski sevgilimle barışınca, 'iyi de ben onunla barışamam ki' diye düşünüp, rüyada olduğumu anlıyordum. o hızla uzaklaşıyordu, ben de rüyam içinde rüyama ve beynime küfrediyordum. ertesi sabahım büyük bir öfkeyle beraber başlıyordu.

    tatil için yurtdışına çıkmadan önceki stresli dönemimde gayet uzun bir rüya görmüştüm. istiklal caddesi+sıraselviler de eşşekler gibi koşturuyordum, çıplak kalıyordum, polisler beni kenara çekiyordu vesaire, her şey birbirine dolanmışken ve yapmam gereken onlarca iş varken rüyada olduğumu fark ettim. uyanmadan hemen kendimi yukarıdan atayım dedim, nasıl olacak merak içindeyim; 3 katlı bir tatlıcının teras katına doğru koşmaya başladım. tabi önemli bir kısım var, ben tatlıcının merdivenlerini hızla çıkarken, yanından hızla koşarak geçtiğim garson ben onu geçer geçmez kolumdan tutarak beni durdurmaya çalıştı; beni tutan koluna baktım, kolu ağacın köklerine dönüştü, ağacın kökleri korkumu simgeliyor diye düşündüm hala rüyamdayken, ondan kurtuldum ve hızla aşağı atladım. yerin hızlıca bana yaklaştığını gördüm, yere çarptım ve rüyam bitti. bir kaç ay sonra rüyam aklıma geldi. üç-beş gün sonra da yüksek bir yer buldum aşağı bakacak; ve korkmadığımı fark ettim.

    karabasan+lucid dreaming birlikteliği ise 7 rüya gibi bir şekilde zamana yayıldığı için beni hala şaşırtıyor. ilk iki rüyam aynı şekildeydi. çişim olduğunu fark ederek kalkıyorum ( bu sırada etraf mavi, maviye dikkat, her zaman), tuvalete gitmek için ananemle-dedemin odasının önünden geçiyorum, onları uyurken görüyorum, tuvalete varıyorum, işiyorum, çıkıyorum, geri dönerken onların yatakta olmadığını görüyorum, hatta yatak çarşafları bile yok, yatağıma dönüyorum. ve sonra hop kitleniyorum. işe yaramayan bağırma ve çağırmalardan sonra uyanıyorum.

    ilk iki sefer bu rüyayı yiyen ben, üçüncü seferde artık daha akıllıyım. kalkıyorum, ananemle-dedem uyuyorlar, işiyorum, geri dönerken onları görmüyorum, onları görmeyince, evin kapısına koşup kapıyı açıp kaçıyorum; 500 metre ötedeki bir arkadaşımın evine doğru. kurtulduğumu anlayınca rüyam bitiyor. dördüncü ve beşinci seferlerde benzer şekilde oluyor. iki farkla, mavi renkten dolayı az sonra karabasan geçireceğimi fark edip direk kaçıyorum; ve artık daha az kaçmam yetiyor. birinde apartmanın kapısına varınca, diğerinde de kapıyı açıp merdivenlere adımımı atar atmaz bitiyor.

    altıncı ve yedinci seferler ise daha renkli. altıncı rüyamda, yataktan kalkıyorum, işiyorum, mavi rengi fark edip az sonra karabasan yaşayacağımı ve kaçmam gerektiğimi düşünüyorum, ama aksiyon yolda, onu görmek için odama ilerliyorum, karanlık bir silüet görüyorum odamın camının kenarında yatağımın baş ucunda, rüyam hemen bitiyor. yedinci seferdeyse, uzun uzun bakışmak nasip oluyor kendisiyle. bana aslında bir şey anlatmak ister gibi bir hali var, ama rüyam bitiyor. galiba o günden beri de karabasan tecrübem olmadı.

    mavi renge özellikle takığım, astral seyahat üçüncü göz vesaire tarzı şeyleri yaşayanların o tecrübe esnasında etraflarını mavi gördüğünü defalarca okudum. tam olarak ne olduğu konusunda ise bilgi sahibi değilim. ( mavi renk).
  2. taksideyim, bakırköy'den taksim'e gideceğim. neyse trafik mrafik derken bakırköy dolmuşlarının olduğu yerde indiriyor beni taksi, "ne kadar" diyorum. adam "sekiz lira ablacım" diyor. parayı ödeyip taksiden iniyorum, sonrasında "oha bi saniye ya, ne sekiz lirası. rüya lan bu." dedikten iki saniye sonra uyanıveriyorum.

    kıssadan hisse: benim gibi öküzlere yaramayan bişey bu. taksi naalaka ya?!?!?
  3. hiçbir tekniği uygulamadan ya da çalışmadan hayatımda sadece iki kere bunu gerçekleştirebildim.

    yani rüyada rüya gördüğümün farkına vardım.

    ilkinde ciddi ciddi panik yapmıştım. bilmiyorum neden. sonrasında da çok vakit geçmeden uyandım. uyandığıma ve panik olduğumu da çok üzüldüm. bir daha böyle bir şey hayatta başıma gelmez diye sitem ettim.

    birkaç yıl sonra tekrar başıma geldi.

    bu sefer de hazırlıksızdım fakat en azından panik olmadım.

    üniversiteden yeni mezun olmama rağmen kendimi büyük bir firmanın camlı koskoca gökdelen binasını üst katlarındaki bir toplantı odasında birkaç önemli iş adamına bir şeyler anlatırken bulmuştum.

    bunun o ana göre ancak bir rüya olabileceğinin farkına vardığım anda ise önce sakince toplantının bitmesini sağladım.

    dediğim gibi daha önce bu konuda kendimi hazırlamamıştım ama yapacağım salak saçma bir hareket sonucunda yine uyanacağımı biliyordum. en azından bu sefer vakit çok geç olmadan uyanmıştım (mecazi anlamda).

    neyse, tamamiyle kontrolü ele geçirdikten sonra artık yapabileceklerimin neredeyse sonsuz olduğunu biliyordum. her ne kadar çok zorlamamam gerektiğini bilsem de sonuçta bunun bir rüya olduğunun farkında olmam beni son derece cezbediyordu. rüya mk, uçsan uçarsın, kaçsan kaçarsın. istediğin anda istediğin şeye sahip olabilirsin.

    o rüyada daha neler yaptığımı sizlere burada tek tek anlatmayacağım. gerek yok. fakat şunu belirtmek isterim ki uyandığınızda her şeyi çok net hatırlıyorsunuz ve bunu bir daha yaşamak için ne yapılması gerekiyorsa yapabilecek kadar azgın ve gözü dönmüş bir hal içerisinde buluyorsunuz kendinizi. dünyanın en güçlü uyuşturucu gibi birsey. bağımlı olmadığım için pek bir yorum yapamam ama tahmin edebilirim.

    ayrıca belirtmek isterim ki çok net ve renkli bir rüyamı kontrol etmiştim. belki bir işe yarar ya da ne bileyim lucid dreaming kasanlara bir yol gösterir, bilemem.

    sonuçta çok acayip bir dünyada yaşadığımız ve yeri geldiğinde bir o kadar daha acayip durumları tecrübe ettiğimiz aşikar. rüya kontrolü bence bu listede ilk 3 sıraya oturacak cinsten bir olay. son derece ürkütücü. son derece çekici.

    yaşanması şiddetle tavsiye edilir. sansınız varsa tabi.
  4. özellikle kötü rüya görüldüğünde farklı hisler doğurur insanda. mesela rüyada tecavüze uğradığınızda, biri sizi ya da sevdiklerinizi öldürmeye çalıştığında bir anlık korkarsınız ama sonra o 'lucid dreaming' gelir sizi bulur "aa bu rüya yahu" dersiniz ama bir yandan da "dur bakayım nasılsa rüya, uyanmim da nolcak merak ettim" olayı vardır, enteresandır.
  5. bu arada eskiden kabusum vardı bir tane kalkardım ancak evin lambaları yanmazdı, panik halinde o karanlıkta kaçarken tekrar kalkardım ve böyle devam ederdi. sonradan sağolsun waking lifeda aldığı tiyo ile rüylarda lambaların yanıp sönmediğini öğrendim. bunu elimde olmadan zaman zaman denerim. yani odaya girerken arada sırada sırf denemek için lambayı yakarım veya kapatırım. genelde her şey normaldir ama bazen çalışmazlar. sonrası lucid dreaming.
    ancak hayat ile bağımın bu kadar ufak detaylara bağlı olması ürkütücü geliyor. gerçeklik sorgulanıyor. lucid dream kavramı her defasında beni çok korkutmuştur. örneğin bir keresinde çok normal bir hayatım ve ailem var. bir gün sabah üstümü giyiniyorum ve alt kattan devamlı sesleniyorlar, hadi kahvaltıya gel diye. acele ediyorum, galiba bir toplantımda var. hızla odadan çıkarken lambayı kapatıyorum kapanmıyor. herhalde bir sorun var diyorum daha sert deniyorum, fayda yok. beynime bir kurt düşüyor, acaba diyorum ve banyoyu deniyorum ve yine lambalar yanmıyor.
    bu noktada yaşanılan bende inanılmaz bir hayal kırıklığı. yani tüm o yaşanılanlar, aşağıda beni bekleyen ailem, işim ve hedeflerim. bunların hepsi rüyaymış ve tüm o uğraşlar boşunaymış. aşağı kata iniyorum ve ailem gözüme yabancı geliyor artık. hani rüyadayım, uçayım yada değişik zevkler tadayım demiyorum, sadece tüm benliğimi kaplayan derin bir hayal kırıklığı.
    uyanıyorum, nasıl hatırlamıyorum ancak bu beni uzun süre çok etkiledi. çünkü şu anda yaşadığım gerçekliğe zaten çok zor tutunabiliyorum. lucid dream bende genelde benzer hisler oluşturur.
    korkuyorum şu andakilerinde bir rüya olmasından...
  6. başıma çok sık gelen durum.

    lucid dreaming en anlaşılır şekilde, rüya esnasında hareketlerini kontrol edebilmek, ne yaptığını bilmektir.

    başımdan geçen lucid dreaminglerimi anlatmadan önce, bu tabirle nasıl tanıştığımı anlatacağım. o da bir hayli ilginç çünkü.

    franz ferdinandin take me out ve no you girls şarkılarını bilmeyen yoktur. bu şarkıların en popüler olduğu dönemde radyo eksende başka bir franz ferdinand şarkısı çalıyordu. yukarıdaki iki şarkıya nazaran hiç bilmediğim, dinlemediğim bir şarkıydı ki inanılmaz hoşuma gitmişti. müzik setinin digital ekranından yavaşça kayan harfleri telefonuma yazıyordum, google'dan şarkının sözlerine ve çevirisine bakmak üzere.. l..u..c..i.. google'a lucid yazdığımda altta sonuçlar sıralanmıştı bile. dreaming yazmama gerek kalmamıştı. ama düşündüğüm gibi olmamıştı, çünkü sonuçlar aynen şöyleydi:

    lucid dreaming
    lucid dreaming ne demek
    lucid dreaming nasıl yapılır

    şarkıyla hiç alakası olmayan sonuçlardı. ne manaya geldiğini anlamak için sonuçlardan birini açtığımda da şaşkınlıkla birlikte, gördüğüm rüyaların da bilimsel bir adı olduğunu öğrenmiş oldum. bu gerçekten beni çok şaşırtmıştı ve bu rüyaların bir anlamının olabileceği o ana kadar aklımın ucundan bile geçmemişti.

    lucid dreaming olayını yaşamak, normal şartlarda kesinlikle kişinin elinde değilken, yaptığım kısa süreli bir araştırmanın sonucunda, çeşitli tekniklerle ve bu tekniklerin uygulandığı seanslarla gerçekleşebilme ihtimalinin olduğunu öğrendim.

    --- alıntıdır ---

    * başucunuza bir cisim koyun (örn: elektronik saat) ve o cismin rüyanıza gireceğini hayal edin. her akşam o cismi düşünerek uykuya dalın. o cisim eğer rüyanıza girerse o cismi elinize alıp inceleyeceğinizi hayal edin. gerçekten de rüyanıza girerse rüyanızda mutlaka cismi inceleyin ve davranışlarını kontrol edin. ekranında çıkan yazılar mantıklı mı. düğmelerine basılınca normal işlevini yapıyor mu vb. kendinizi yeterince şartlamışsanız (minimum iki aylık bir süreç) rüyada ilginç bir durumda karşılaşabilir ve rüyada olup olmadığınızı test etmeye fırsat yakalayabilirsiniz. eğer garip ve olamayacak bir durumla karşılaşırsanız rüyada olduğunuzu anlayabilir ve artık tüm sanal hareketlerinizi ona göre düzenleyebilirsiniz.

    --- alıntıdır ---

    ve bir de,şöyle bir durum vardır. lucid dreamingin ilerleyen safhalarında, rüyayı görürken/yaşarken bir anda uyanırsınız, su veya lavabo ihtiyacınızı giderirsiniz, sonra tekrar uykuya daldığınızda rüyanıza kaldığınız yerden devam edersiniz. bu, benim başıma hiç gelmedi şuana kadar.

    gördüğüm rüyaların neler olduğuna ve nasıl gerçekleştiğine gelecek olursak, gerçekten çok garip ve tam olarak başımdan geçenleri buradan,bu satırlarla anlatabilir miyim bilemiyorum. bir metin üzerine bağlı kalarak anlatmaktansa kesik kesik kısa cümlelerle anlatmam daha anlaşılır olur diye düşünüyorum.

    benim rüyalarım genelde polisiye şeklinde cereyan ediyor.
    yakın zaman önce gördüğüm ve aklımda kalan şöyle bir rüya vardı,

    garaj kapısı düşünün.tekerlekli garaj kapısı.bu kapılardan onlarca olduğunu ve binaya veya duvara montelenmiş olmadığını, açık alanda, tekerlekleri sayesinde oraya buraya gittiklerini düşünün.bu kapıların yüksekliklerinin, üstünden düştüğümüz zaman yaralanmamıza sebebiyet verebilecek kadar olduğunu düşünün. ne kadar diyelim,tahmini 10m olsun. birbirinden bağımsız, tekerlekli olduğu için oraya buraya giden garaj kapılarının üstündeyim. ben yukarıdayken aşağıda polisler, ekip arabaları ve polis köpekleri beni, benim aşağı düşerek kendilerine yakalanmamı bekliyorlar. çok ince bir zemin olduğu için dengede kalmaya çalışıyorum, sürekli hareket ettiği için de birinden diğerine atlamam ve bunun için de çok hızlı olmam gerekiyor. polisler sessiz sedasız beni bekliyorlar. ben oraya nasıl geldim, o kapıların üstüne nasıl çıktım, polisler beni neden istiyor ve en garibi neden ateş etmiyorlar da öyle sessizce düşmemi bekliyorlar. polislere yakalanmamam için tek yapmam gereken, o kapıların üstünden aşağı düşmemek. oradan oraya atladıkça yorulmaya başlıyorum. tam da o anda şöyle düşünüyorum, hadi rüya bit artık, yoksa birazdan aşağı düşüp yakalanacağım. rüya bitiyor.

    yukarıda gördüğüm rüyadan çok uzun zaman önce gördüğüm bir başka rüyada durum daha vahimdi. bu sefer yalnızca polis değil, bir ordu peşimdeydi. yaşadığım yerde, tam dışarı çıkmışken bir anda önümde askerler, onların arkalarında tanklar ve gökyüzünde helikopterler görmemle başlamıştı rüya. binaların altlarına, ara yollara kaçarak izimi kaybettirmeye çalışıyor bir yandan da
    "hadi uyan artık uyaaaaaan" diye düşünüyordum ve yine bir yerime zarar gelmeden uyanıyordum.

    daha birçok örnek var,ama ben bu olayı en belirgin olarak yaşadığımı düşündüğüm
    rüyamla bitirmek istiyorum. en çok şaşırdığım bu rüyayı, hiç bir değişiklik olmadan belki onlarca kez gördüm.işte o rüya,

    bir futbol maçındayım, futbolcu olarak. ama kulüp bazında profesyonel bir maç bu, öyle mahalle maçı değil. maç esnasında bir çalım atıyorum ve çelmeyi yiyip yere yuvarlanıyorum. işte tam bu esnada, o çelmenin üzerimdeki tepkimesini uyuduğum yerde yatağımda gösteriyorum. rüyada yuvarlanıyorum ama yatakta titriyorum. anlık bir durum bu, belki 1-2 saniyelik. ve uyanıyorum. çokça kere ben tam bu reaksiyonu gösterip uyandıktan sonra babamın beni izlediğini görmüşümdür. "ne oldu oğlum" diye sorar, "yok bir şey" diye cevaplarım. sonra tekrar uyurum. rüyaya kaldığım yerden devam etmem, o rüya bitmiştir.


    +işte hepsi bunlar psikiyatrist hanım.
    - tamam, kalkabilirsiniz gökçen bey.
  7. her kıyısına geldiğimde kendimi uyardığım ve uyandırdığım olaydır.bağımlısı olup gerçek algımı kaybedeceğim den korktuğum deneyim.rüyaya dalmak için yaşar hale gelmekten korkan bir korkağım galiba.
  8. "bir arkadaşım bana bir keresinde yapabileceğin en büyük hatanın, gerçekte hayatın bekleme odasında beklerken hayatta olduğunu sanmak olduğunu söyledi. işin püf noktası, uyanıkkenki yeteneklerini, rüyaların sınırsız olanaklarıyla bağdaştırmaktır. eğer bunu yapabilirsen her şeyi yapabilirsin. hiç nefret ettiğin ve çok çalıştığın bir işin oldu mu? uzun ve zorlu bir çalışmadan sonra nihayet eve gidiyorsun, gözlerini kapatıyorsun, sonra uyanıyorsun ve bütün gün çalıştığını rüyanda gördüğünü fark ediyorsun. uyanık hayatını asgari ücrete satman zaten yeterince kötü ama şimdi de rüyalarını bedavaya alıyorlar. " waking life
  9. rüyada olduğunu anlama ve buna bağlı olarak rüyayı kontrol altına alma durumudur.

    ilkokuldayken başlamıştı bende bu durum. rüyalarımda uçuyordum sürekli. ilkini hiç unutamam mesela. o zamanki evimizin salonundaydım rüyamda. her zamanki gibi yere serilmişim, bi tarafta oyuncaklar, bi tarafta resim defterleri, boyalar... salonda kimse yoktu benden başka. resim yapıyordum, balkon kapısından birisi girmişti. tanımadığım birisiydi, korkmuştum. ve ne olduysa tam da o anda oldu. yavaş yavaş yerden havalanmaya başladım. karşımdaki adam donup kalmıştı. ben tavana yakın bir mesafede havada süzülerek salonda tur atıyordum resmen. sonra adam bir anda kaybolmuştu. ben salondan balkona çıkmıştım. hala havadayım. balkondan aşağıya uçarak inmeyi düşünürken uyanmıştım.

    sonralarında artık uçmanın nasıl bi şey olduğunu gerçekten biliyormuşum gibi hissetmeme yetecek kadar deneyim kazanmıştım bu işte. balkondan uçarak inmeler, rüyayı dondurup kaçmalar falan. uzun zamandır yapamıyorum. özlemişim lan. şimdi yazınca anladım.