uyuyunca kendini rüyada olduğunun farkında olma ve ancak rüyalarınızla sınırlı bir dünyada hareket etme hali. bayağı ilginç şeylerle dolu bir site var hakkında bir bakın bakalım:(bkz. http://www.xs4all.nl)
enteresan olduğu kadar yorucu da olabilen rüya görme şeklidir. bu esnada gerçek hayatta olmadığını farkeder kişi, ancak bu sıradan bir rüya da değildir. hisler anormal boyutlarda olur ve heyecan tavana vurur. kontrol her zaman tamamen elde olmayabilir. bazen de cidden istenilen yere doğru çekilebilir. bu tip rüyalar insanın bilinçaltı hakkında ciddi ipuçlarını ortaya çıkarır ve kişiyi uzun süre etkisi altında tutar. bazen bir gecede 3-4 tane bile görülebilir ancak kişi uyandığında resmen yorulmuş olur. hatta bir süre sonra bu rüyaları görmek istemez çünkü uyku, amacından sapmıştır bu safhada. gene de ilginç deneyimlerdir ve hayal gücünün insanı ne kadar muhteşem boyutlara götüreceğinin kanıtıdır.
bir keresinde lucid dreaming in lucid dreaming olayı başıma geldi. yani çok garip bir şekilde rüyamda kendimi rüya görürken görmüştüm ve rüyamda rüya gördüğümün farkındaydım.
bildiğim kadarı ile oldukça kastırıcı teknikleri olan hadise. zaman zaman insanlar rüyada iken rüya gördüğünü farkederek aha oldu lan tribine girer. bu disiplindeki temel olay hafıza ve bilinç altının dibine kadar inebilme yetisi kazanmaktır. insanın kendi bilincine olan hakimiyet arzusunun ürünlerinden biridir. "aha rüya görüyorum bari uçayım veya lan rüyadayım pamela anderson' ı göreyim" ve benzeri hadiseler pek bir değer taşımaz.
birinde abartı denilebilecek bir şekilde birkaç kez yaptığımı hatırladığım rüya kontrolü. şöylece bir değinmek gerekirse:
bir alışveriş merkezinde arkadaşlarla gezilirken "bi' dakika lan rüya değil mi bu?" iç nidasıyla ürperti benzeri bir duygu yaşanıp, arkadaşlara bu düşünce açıkça söylenmiştir. alınan cevaplar "hö, ne diyo'sun yahu?" tipinde olmasına rağmen, göğe yükselmek suretiyle ışınlanma -ya da cisimlenme, artık her ne diyorsanız- olayı gerçekleştirilmiş ve kişi kendini okulunda, derste bulmuştur. sınıf anormal derecede uzundur ve kimse sizin oraya nasıl geldiğinizi ya da niye bu kadar şaşkın olduğunuzu iplememektedir. rüyada olduğunu anlayan er kişinin canı fena halde sıkılmaya başlamıştır netekim. en yakınındakine "bak olum şu duvardan geçiverece'm" denilir ve gözler kapatılarak transa geçmek suretiyle gerçekten de geçilir duvarlardan. çıktığınız yerdekiler "ananskim, noluyo' lan?" ifadesiyle abuk gözlerle size bakarken, geri döneceğiniz söylenir ve geri dönülür. dönüş yolunca boğucu bir olguyla karşılaşılır ve rüyadan çıkılmaya çalışılır. gözler kapatılır, aksiyon filmi tınısıyla başka bir rüya kademesine çıkılır - burada farklı bir alışveriş merkezinin içindeki bir kattasınızdır. kattan aşağıya inmek ya da yukarıya çıkmak için herhangi bir alet edevat bulunmamakla beraber, geldiğiniz yer de giriş/çıkış kabinine benzer bir fanustur. yine etraf sizi garip gözlerle izlerken, aşağı inersiniz ve sizi orada bekleyen amerikan filmlerindeki o klasik karakterlerle karşılaşırsınız. onlar size etrafı gezdirip, nelerin yapılamayacağından bahsederken -mamafih, hatırlayamıyorum bunları-; siz bir kez daha çıkış girişiminde bulunursunuz ve yine göğe yükselirsiniz -kat aralarındaki debelenmeden bahsetmeye hiç gerek yok-. bu seferse kendinizi odanızda bulursunuz. "oh ulan bitti rüya" derken, başınızı yaklaşık 52 dereceyle sağa çevirdiğinizde zübeyde hanım'ı görürsünüz*. ve böylece, şok esnasında "nası' yani lan?" denilerek uyanma işlemini tamamlarsınız.
~ bilinçaltımın ne kadar aksiyon filmi seyrettiğini ya da umutsuz bir manyak olup olmadığım konusunda derin şüphelerim de yok değil, lakin bunun dışında daha birçok enteresan rüya da görülmüştür er kişi tarafından.
günlük yaşantıyı sürdürmeyi zorlaştıran deneyimler silsilesi.
iki türlüsünü yaşıyorum birincisini en çok çocukken yaşıyordum. o da rüyada olduğunu farkediyorsun ve "şu hareketi yaparsam uyanacağım" deyip abuk bir hareket belirliyorsun, sonra onu yapıyorsun ve uyanıyorsun.
ikincisi de hemen her akşam yaşadığım, hayatımı idame ettirmemi zorlaştıran ve kimi de "du ben bi rüyaya yatayım" diye cazibesine kaptıran çeşidi. bu da tam rüya değil. yaşadıklarının rüya olmadığını ve gerçek olmadığının farkındasın, ne istersen onu yapıyorsun ve "gerçek duygu" nun aynısını yaşıyorsun. tabi tüm rüyalarda duygular hissedilir ama bu birebir, hatta daha canlısı, süperego yu bırak ego nun bile esamesi okunmuyor. paso ide çalışıyorsun. bir non rem atlama, ama rem e de geçememe durumu. rem e geçsen karabasan olacak en azından, iki ses çıkaramasan da rahat edeceksin ki karabasandan da zevk alma raddesine geliyor bu lucid dreaming insanları (en azından ben).
bu lucid dreaming esnasında arada kendine gelmeler olur, ama açamassın kendini tam, açmak da istemezsin aslında, çünkü düzgün bir uykuya dalacağını umud edersin ama tekrar aynı şeyi yaşayacağına eminsindir ve de nitekim yaşarsın. saatlerce sürer böyle, biri gelsin seni kurtarsın istersin kimi zaman bu yoğun duygu karmaşasından.
geçen sene bir ara işin içine bayağı bir girmiştim. hatta 3. günün sonundaki ufak tecrübemi anlatabilirim.
olay şu ki günün belirli zamanlarda acaba rüyada mıyım diye kendi kendine sürekli bu soru sorulur ve rüyada olmadığın kanıtlarla desteklenir mesela dilini ısırırsın ve acısını hissedersin. bu bilinç altına yerleşmeli ve uyumadan evvel de tekrardan bi akla getirilmeli ama saatlerce düşünmeye gerek yok. lucid dreaming in mantığı bilinç altının kişi uyurken rüyada olup olmadığını sorgulaması. ben dediğim gibi buna başladığım 3. günün sonunda rüyada bir yerimin koptuğunu gördüm tam bu sırada bilinçaltım düşündü rüyada mıyım diye (gün içnde dilini ısırmanın nedeni bu, rüyada bu soruyu sorunca cevabı otomatik olarak alıyorsun) herneyse sordum rüyada mıyım diye ve bilinçaltım cevap verdi bir yerim koptuğu halde acı duymadan aynen yaşıyorum ve farklı birşey hissetmiyorum demekki bu olamaz ve şu an bir rüyadayım. böylelikle bu berbat kabus güzel bi rüya olarak bitti tabi kişi bunu kalkınca hatırlıyo.
farklı ve ilginç bir tecrübe, başlamıştım fakat sınavların yoğunluğundan unutmuştum. yeniden aklıma geldi, yeniden başlayabilirim belki.
efendim, tam kontrol sağlamak pek bir zordur. rüyada olduğunu fark edersin etmesine ama "oh oh hadi ortam değiştiriyoruz poseidon oldum ben, deniz getirin bana" havasına girmek için bir hayli zorlamak gerekir.
örnek verelim güzel olsun. 10 yaşındaki şahsımın rüyası, bir evde benim ve başka çocukların koşturmasını konu etmekte. güzel bir çalışma.
işte bu rüyada koşmayı bırakıp başka bir çocukla şöyle bir diyaloğa girmişliğim vardır.
-aha rüyadayım ben şimdi!
+harbi mi?
-evet çıkmam lazım.
+ne yapacaksın?
-bana deterjan getirin.
+falancı markası var olur mu?
-hayır omo olması gerek.
+ondan yok galiba, falancıyı getireyim mi?
-napalım deneyelim, getir bakalım.
toz deterjan yere dökülür, 10 yaşındaki ben deterjanın içinde yuvarlanıp dönmeye başlarım ama omo olmadığı için etkisini geç gösterir. bir süre daha debelendikten sonra uyanırım. evet öyle olur.
pek çok seviyesi ve başarma yöntemi olan, görülmekte olduğu anlaşılan rüyanın bilinçli olarak yönlendirilmesi anlamına gelen durum. yalnızca rüyada olduğunuzu fark ediyor olmak bunun başlangıç aşamasıdır; bilinçli olarak önceden belirlenmiş bazı senaryoları uygulamak da, rüya evreninin tamamını bir bütün olarak hissedip her türlü olay ve nesneyi denetimi altına almak da bir aşamadır. son aşamaya ulaşmak için uzun yıllar süren çaba ve zihinsel bir uygunluğa sahip olmak şarttır; bu yüzden fazla insan başaramaz. yaygın olarak kullanılan bir sıralama şudur: (ed kellogg'dan alıntı yapıldığı için çeviri yapılmamıştır)
pre-lucıd
ın the dream, you notice some sort of bizarreness as unusual for waking physical reality (wpr). or you don't consider myself in ordinary physical reality at all, although you realize almost none of the implications and still misidentify the actual situation.
sub-lucıd
although you vaguely realize that you dream, it does not even occur to you to act differently based on this knowledge. you continue to follow the dream "script": no conscious choice.
semı-lucıd
you know that you dream, and although you still follow the dream script, you can make new choices based on this awareness. for example, you might choose to fly rather than walk.
lucıd
you have the choice of following the dream script or not, can make major choices based on awareness of your potentialities in the dream state. for example, you might choose to try a dream experiment instead of continuing the dream scenario, etc.
fully-lucıd
fully aware that you dream and of the location and state of your physical body; you also clearly remember any lucid dream tasks that you had earlier decided to try (lucid dream healing, intentionally changing body form, precognition, etc.), and experience a high level of dream control which gives you the power to do them.
fully-lucıd but powerless
fully aware that you dream and of the location and state of your physical body; also remember any lucid dream tasks that you had earlier decided to try, but have little or no control over dream phenomena.
super-lucıd
you have an awareness of self as an integrated whole: self-remembering. knowing-feeling-thinking aspects of self work in harmony. you feel an extraordinary sense of self, access to memory, and an expanded and mindful awareness of the many possible courses of action available to you in lucid dream reality as compared to waking physical reality.
değinildiği üzere super-lucid seviyesi ulaşması mümkün ama zor bir seviyedir; yine de fully lucid seviyesine ulaşan bir kişi hayatının üçte birini mutlu geçirecektir.
becerene sonsuz nimetler sunan ağ bağlantısı. bir dünya düşünün; içinde her şey olası olsun. han dediğiniz yerde han kurulsun, lan dediğiniz yerde adam kalmasın. o diyar senin bu vadi benim dolaşılsın...işte öyle bir şey lucid dreaming. uyku halinde rüyada olunduğunu farketmek ve bunu kirli emeller için kullanmak. bir nevi "ulan ben madem rüyadayım her boku yerim.." modu. gerçekle rüyayı karıştırmak da yan etkisidir.
böyle bir olgu olduğunu öğrendikten sonra bir türlü başıma gelmeyen fakat daha önce yaşadığımı bildiğim ve tekrar yaşamak istediğim rüyadayken rüya gördüğünün farkında olup rüyayı kontrol edebilmeni sağlayan durum.
mükemmel keyifli bir olaydır, ama uyanamamak sinir bozucudur. bir sonraki aşama için, süphe içinde şu bakınızı vermek istiyorum
(bkz: astral seyahat)
neden bir sonraki aşama olduğunu da anlamış değilim gerçi.
rüyada olduğunu fark etme durumu olabileceği kadar, rüyada olduğunu fark ettiğini sanma durumu da olabileceği unutulmaması gerekendir. nihayetinde rüya uykudan sonra belleğinizde kalan düşünce artıklarıdır. uyandığınızda bu artıklar sizde bir "farkındalık" yanılgısı yaratabilirler. gerçek ile yanılgı arasındaki fark ise birisinde gerçekten yapmak istediğiniz şeyleri yapmanız, diğerinde ise yaptığınız şeyleri yapmak istediğinizi zannetmenizdir.
süper bir olay. bu sabah soğuk bir yalova gecesinde polisin biriyle "memleket nere"den girip "jimi hendrix"ten çıktık. sonlara doğru muhabbet o kadar sardı ki telefonun alarmı 3 kere çalmasına rağmen bilerek uyanmadım, az kalsın sınava geç kalıyordum.
super lucid seviyesine ulaşan insanlar için tehlikeli olabilir. bu insanlar rüyalarını en yüksek düzeyde kontrol edebildiği için kilometrelerce uçmak yahut ışınlanmanın yanısıra; rüyada yeni şehirler inşa etmek , yeni yeni ırklar ve coğrafyalar yaratmak onlar için mümkündür. ancak hepimiz biliyoruz ki rüya, bilinçaltının temizlenmesine, istenmeyen zararlı düşüncelerin ve duyguların rahat bırakılmasına hizmet etmelidir halbuki. bilinçaltının tersine bilincin ve bilinçüstünün yönettiği rüyalar, bu insanları dinlendirmek yerine muazzam şekilde eğlendirmekte ve sonucunda yormaktadır. bu yüzden olacak ki bu insanlar günde 12-15 saat uyusalar da yorgun argın baş ağrısıyla kalkarlar yataktan. lucid dreaming (berrak rüya) olayına kendinizi fazla kaptırmayınız.
matrix filminin digiturkte defalarca yayınlanmaya başladığı günlerde keanu reeves ve carrie anne moss aşkımdan defalarca izlemem, filmi izleyebilmek için uyku düzenimin içine edilmesi sonucu hayatımda ilk ve belki son kere gördüğüm rüya. filmin son sahnesinde neonun uçmasından fazla etkilenmiş olmalıyım ki, rüyada filmi izlerken oturduğum kanepeden kalkış yaptığımı ve evin içinde yüzercesine uçtuğumu görmüştüm. o kadar gerçekçi gelmişti ki, uyandığımda "evet lan ben uçabiliyorum" tribine girip o kanepeden defalarca uçma girişimlerinde bulunmuştum. hey gidi çocukluk.
adını astral seyahatı araştırırken öğrendiğim fakat adını bilmeden yıllardır hemen hemen her rüyamda yaptığım olay.
en acayip deneyimlerimi sıralarsam;
en korkuncu yıllardır korktuğum uzaylılarla ilgili gördüğüm rüyaydı. dünya dışı varlık odamın kapısında duruyordu ve ben onu görünce kalkıp direk yan odada babamın uyuduğu odanın duvarını yumruklamıştım. işin kötüsü bağırmaya çalışsam da sesim çıkmamıştı. duvarı yumruklamayı rüyamda kendime söylemiştim.
ne zaman deniz görsem isteyerek yüzerim ve bu yüzme bildiğimiz kadar yavaş olmuyor, bir araba kadar hızlıydı, en son bir ay önce gene rüyamda görmüş ve de isteyerek yüzmüştüm.
uçmak, uçurumdan atlamak ama bilerek yere çakılmayı önlemek gibi birçok durum da isteyerek yapılabilir.
eğer lucid rüya böyle bir şey ise genelde rüyalarımda rüyada olduğumu bilirim ve de gerçekten rüya istemediğim gibi olursa rüyayı kendi isteğimle başka yöne ve olaylara çeviririm. bir sitede okuduğum deneyim yazılarına göre de bazıları rüya içinde korkuyor ve tehlikeli şeyler yaşıyormuş, açıkcası korkmadıkça pek bir şey olmuyor bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
yaşamak için başınıza gelmesini beklemenize gerek yoktur. çok basit alıştırmalarla kendinizi eğitebilirsiniz. alıştırmaların çıkış noktası rüya mantığı ve gerçek dünya mantığı arasında farklı olan şeyleri gün içinde sorgulamak ve bu sorguyu bi algoritma gibi bilinç altına atmaktır. şöyle ki, gerçek dünyada mekanik cihazlar fizik kurallarının göre çalışır, kişiler oldukları gibi kalır, objeler bir an içinde yer değiştirmez vs..vs.. gün içinde reality check denen bu tarz testler yapıyorsunuz..'düğmeye bastım ışık yandı, normal, rüyada değilim herhalde test etmeye devam' şeklinde bilinçaltınızı şartlandırıyorsunuz. bu şartlama sizi rüya görürken de bu soruları sormaya itiyor ve bahsi geçen reality check otomatik olarak gerçekleşiyor. eğer orada check i tuttutup aha! bu saçma rüya olsa gerek diyebilirseniz rüya kalma safhasına geliyorsunuz. yorgunluk, stres, korku adamı direk uyandırır, kan ter içinde gider gece vakti su ararsınız. ama rahat bi uyku esnasında rüya gördüğünüzü fark ederseniz, bilinçli bir şekilde rüyada kalır, kafanıza göre takılırsınız..
bu olayın böyle fantastik bi tarafı var,ama öyle uçtum tanrı oldum falan gibi olayların çok kolay olmadığını biliyorum..ben yapamadım mesela hiç..gerçek kullanım sahası kabuslarla falan sıkıntı yaşayan hastalara kabus gördüklerine korkacak bişey olmadına ikna etmektir..bununla uğraştınız dönemle abre los ojos izleyin..