insanın içine akan,dinledikten sora sarılma hissi uyandıran mükemmel travis parçası.şöle sözleri:
if i told you a secret
you won't tell a soul
will you hold it and keep it alive
cause it's burning a hole
and i can't get to sleep
and i can't live alone in this lie
so look up
take it away
don't look da-da-da- down the mountain
if the world isn't turning
your heart won't return
anyone, anything, anyhow
so take me don't leave me
take me don't leave me
baby, love will come through it's just waiting for you
well i stand at the crossroads
of highroads and lowroads
and i got a feeling it's right
if it's real what i'm feeling
there's no makebelieving
the sound of the wings of the flight of a dove
take it away
don't look da-da-da down the mountain
if the world isn't turning
your heart won't return anyone anything anyhow...
so take me don't leave me
take me don't leave me
baby, love will come through it's just waiting for you
so look up
take it away
don't look da-da-da- down
if the world isn't turning
your heart won't return anyone anything anyhow...
so take me don't leave me
take me don't leave me
baby, love will come through it's just waiting for you
love will come through
love will come through
love will come through
insanoğlunun neler yapabileceğinin kanıtı. derinlerden gelen aşk çığlığı.
(bkz.
bu şarkıyı yazan insan olamaz)
'baby, love will come through it's just waiting for you...' defalarca dinlenesi travis şarkısı.
hem biraz hüzünlü, hem de bi o kadar umut dolu.
garden state'in de soundtrackinde yer almaktadır.
bi hafat önce tanıştığım,ve bana önerenin sevdiği kadar sevdiğim belki de daha çok..ama artık dinliyemeyeceğim.yetenekli adamlar topluluğu travis şarkısı.
tanrım sen büyüksün , böyle bir şarkı yapabilecek bir kulunu neden sardın başımıza? neden her dinleyişimizde gözlerimiz yaşla dolmak zorunda , hiç mi birileri terketmiycek bizi ? her terkedilişin ardından bizi bırakmaması için gidene yalvarmak mı var ? aynı anda hem dünyalar kadar mutluluk veren hem de her dinleyişte gözlerden yaşlar süzdüren nasıl birşey bu böyle ? bana bu soruları sorduracak kadar etkileyen bu güzelliğin şu dünyada etkilyemeyeceği insan populasyonunun taşıma kapasitesi nedir?
-şöyle bişey. 12 memories’in havasını pek bir yansıtmayan , aslında hiçbir travis albümünün havasıyla alakası olmayan , böyle değişik bi güzellik bu. albümün hitleri re-offender ve the beautiful occupation’den sonra klip çekilen 3. şarkı. klibe gelmişken , pek bir hoştur , fran başını alıp çekip gitmişçesine kendisini o soğuk ve yağmurlu britanya sokaklarına atmışmış , öylecesine dolaşırken bişeyler satan 2 çingene ablamıza rastlamışmış , bu ablalarımız da şarkıyı mırldanırken böyle şarkıyla senkronize olarak sağa sola doğru salınıp duruyolarmış sürekli , sonra fran’in bu ablalarımızdan bişeyler satın alası gelmişmiş , bu niyet tarzı bişeymiş ve bi numara çekmiş fran amcamız. sonra bir bakmış aaa bu 6 mı 9 mu yahu ? 6’yı seçerse bir küre , 9’u seçerse de dürbün alıcakmış , bu gitmiş 9’u seçmiş. dürbününü almış öylece gezinmeye devam ederken bir de bakmış bizim dougie orda çocuklarla futbol oynuyo , yaaa , sonra da demiş ki ‘ la doug , gel la bi buraya , bak ne buldum ‘ . sonra bizim dougie gelmiş , almış dürbünü bi bakiyim demiş , bakmış , bi de ne görsün , bizim iki çingene abla dürbünün ekranında sağa sola salınıp duruyolar , sonra demiş ki doug ‘ aaa , abi , bak ne var bunun içinde’ demiş , vermiş fran’e , fran bakmış ‘ lan’ demiş , ‘bu nasıl iştir anlamadım’ derkene bi bakmış ki ne görsün , bizim iki abla orda bi binanın penceresinde dans ediyolar , bu bizim fran’le doug tabi hemen koşmuş gitmiş bunları bulmaya , gitmişler gitmişler bakmışlar ki hediye sattıkları yere ; ‘yoklar‘ , ama bi bakmışlar yerde o 6 mı 9 mu belli olmayan kağıt parçası duruyo , almışlar onu doğru kızları gördükleri binaya gitmişler. sonra girmişler bakmışlar orası bi pansiyon gibi bişeymiş , gitmişler 6 numaralı odaya , açmışlar kapıyı bi bakmışlar grubun diğer elemanları andy ve neil orda mutsuz mutsuz oturuyolar , sonra demişler ki ‘hmmm , demek ki dokuzuncu oda oluyo’ . sonra atlamışlar asansöre çıkmışlar 9’a. bi açmışlar kapıyı , hakkaten de ordaymış bizim ablalar ellerinde bi pastayla , sonra bu dört eleman , 2 abla ve bir de yaşlı bir amca hep beraber çalıp oynamışlar. sonra gece olmuş , fran tren yolunun ordan evinin yolunu tutmuş , ve bir bakmışız gözlerimiz yaşla dolmuş , başa almışız… tekrar tekrar izlemişiz , dinlemişiz , ağlamışız. şöyle demişiz mütemadiyen
"take me, don't leave me. love will come through"
isviçreli bilim adamlarının hipotezine göre dinlerken omuzlarla birlikte kafa bir sağa bir sola sallanırsa tesiri katlanırmış , gözlerden süzülen damla damla yaşlar daha bir acı verirmiş her düşüşte.
(bkz:
ben onların yalancısıyım)
ilk defa
garden state'in web sitesinde dinlediğim, insanı kendinden geçiren travis şarkısı.
garden state'in trailer'ında çaldığı halde filme gidenlerin duyamadığı şarkı. filme soundtrack olsa film birkaç kat daha güzelleşirdi muhtemelen. ama olsun ,
natalie portman şarkının filme katacağı şirinliği bir nebze de olsa karşlıadı
zach braff ile birlikte.
dinleyince insanda ''evet evet onu bigün bulucam ve çok sevicem'' gibi saçma düşüncelere kapılıp boğulma isteği uyandıran şarkı.
girişi bana herhangi bir teoman şarkısını hatılatan şarkı.
günbatımında deniz kıyısında zarifçe dans eden hüzünlü iki kişi; sarışın bir kız ve kumral genç bir adam olmalı bu şarkının klibinde. neden bilmiyorum ama şarkının bana hissettirdiği bunun gibi birşey.
travis'in huzur veren,güzel şarkısı.
"love will come through
it's just waiting for you"
(mabel, 04.02.2007 23:16)
gerek müziği gerekse sözleriyle insanın içine huzuru ve hüznü aynı anda enjekte eden
travisşarkısı
müziğiyle insanı rahatlatan ve insanın içine üzüntülü fakat umutlu bir duygu aşılayan mükkemmel şarkı.
hüzünlü ama umutlu bir aşkın hikayesi gibi olan şarkı.
her dinledigimde bağıra bağıra söylediğim, bittiginde de işte budur deyip tekrar açtıgım kısır döngüsünü yaratan şarkıdır.
inanılmaz mutluyken bile insanı geçmişe götürüp, umutsuz günlerinizde bağdaş kurmuş, gözleriniz nemli birileri için şarkı söylerken hissettiğiniz o duyguyu tattıran, ama aynı zamanda bugün hüngür hüngür ağlarken geleceğe umutla baktıran, bi öyle bi böyle hissettiren
travis harikasıdır bu şarkı.
gözlerimi kapatıp bana ne hissettirdiğini anlamaya çalışırken, aslında tamamen zıt duyguların harmanı bi hisse kapıldığımı farkettim. bi yandan sahte sevgiler, diğer yandan gerçek aşk.. ilk ve son gün gibi, tuhaf..
lan bu şarkı, cafe dört'ün önplanda olduğu bir kısa filmde vardı, erkeğin kızı takip ettiği, sonra orada bulduğu falan, şimdi adı aklıma gelmiyor.
(sükun, 27.03.2009 20:25)
an itibariyle dinlerken kendimden geçtiğim, take me don't leave me sözleri ile yıkıp geçen müthiş travis şarkısıdır. aynı zamanda sözleri türkçeye çevirildiğinde bir ibrahim tatlıses şarkısına dönüşeceğine inandığım güzide eser.
travisin elma sekeri tadında en güzel, en basarılı calısması diyebilirim.
özellikle giriş kısmıyla, insanı oldugu yerden alır ve hayal aleminde yolculuga cıkarır.
if the world isn't turning
your heart won't return
anyone,anything,anyhow
kısmı ayrı bir güzeldir.
travis'in en güzel parçası. insana özellikle yolda dinlerken hüzün, mutluluk ve umut gibi pek çok duygu yaşatıyor. bunun gibi diğer bir şarkı da hotel lights'ın "follow through" adlı şarkısı.