jokondun hatıra defterinden parçalar
15 mart 1924 paris luvur müzesi
luvur müzesinde artık canım sıkılıyor.
can sıkıntısından çok çabuk bıkılıyor.
bıktım artık canımın sıkıntısından.
içimdeki bu ruh yıkıntısından
aldı fikrim şu hisseyi:
müzeyi
gezmek iyi
müzelik olmak fena
ben bu maziyi hapseden saraya
öyle ağır bir hükümle kondum ki,
çatlarken sıkıntıdan yüzümde yağlıboya
mecburum durup dinlenmeden sırıtmaya:
çünki:
ben o floransalı jokondum ki
floransadan daha meşhurdur tebessümüm.
luvur müzesinde artık canım sıkılıyor.
ve mademki maziyle konuşmaktan
çabuk bıkılıyor
ben
karar verdim bugünden itibaren
bir hatıra defteri tutmaya
belki dahli olur bugünü yazmanın
dünü unutmaya..
lâkin acayip bir yerdir luvur.
burada belki bulunur
iskenderi kebirin
kronometrolu lonjin saatı,
fakat
bulunmaz yüz paralık bir kurşunkalem
ve bir tabaka temiz defter kâadı.
lânet olsun luvruna, parisine.
yazarım ben de hatıratı
muşambamın tersine.
ve işte:
kırmızı burnunu eteklerime sokan,
saçları şarap kokan
miyop bir amerikalının
aşırınca cebinden mürekkepli kalemini
başladım hatıratıma.
yazıyorum sırtıma:
tebessümü meşhur olmanın elemini…
nazım hikmet