uğrunda döneminin entellektüel çevrelerinin birbirine girdiği; güzelliği ve küstah davranışlarıyla dikkatleri çeken, karşı konulamayan, evlilik kavramını inkar eden, nietzsche'nin efsane aşkı
öyle bir hayat yaşıyorum ki,
cenneti de gördüm, cehennemi de
öyle bir aşk yaşadım ki,
tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
bazıları seyrederken hayatı en önden,
kendime bir sahne buldum oynadım.
öyle bir rol vermişler ki,
okudum okudum anlamadım.
kendi kendime konuştum bazen evimde,
hem kızdım, hem güldüm halime,
sonra dedim ki “söz ver kendine”
denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
öyle çok değerliymiş ki zaman,
hep acele etmem bundan, anladım...
edit: focus dergisi temmuz 2005 sayısı sayfa 63'te yer alan bilgiye itafen nietzsche'nin salomeye yazdığını düşündüğüm şiir. lakin işin aslı öyle değilmiş. sözlerin tamamı şebnem ferah'a aitmiş
(bkz: korkarak yaşıyorsan)
sanılanın aksine öyle taş gibi bir kadın değil. zamanına göre oldukça özgür ruhlu olması en çekici yanı. nietzsche'ye çok çektirmiş sonunda sıyırmasını sağlamış iyi bok yemiş dediğim rusavrat.
nietzsche'nin kadın düşmanı olma sebebi olarak gösterilmekle birlikte zerdüşt'ü yazmak için gerekli yanma ve pişme sürecini sayesinde tamamladığını söylediği kişi.
babasıyla harika bir ilişkisi vardı. dini bütün, inançlı bir kadındı. ancak hayatında üç büyük darbe oldu; babasının ölümü, inancını yitirişi ve eğitmeni olan evli, çocuklu papaz gillotun kendisine aşık olması.. böylelikle taptığı iki şeyi de (tanrı ve baba) yitiren salome, hayatında ayrı bir döneme geçti. kadın haklarını, kadınların cinsel özgürlüklerini sınırsızca savundu. yazdı, yazdı, yazdı.. çok aşığı vardı, ama inadına bakireydi. nietzche'nin öğrencisi paul rée delicesine tutkundu ona. salome, üçlü çözümü önerdi çıkar yol olarak. arkadaş olabilmelerini sağlayacaktı bu, üçüncü halka da nietzche'den başkası değildi. ancak nietzche de tutuldu ona, ki ne tutulmak. ikisi de defalarca evlenme teklifi ettiler bu güzel kadına. ancak cevap kesin ve net bir hayırdan öteye gitmedi.. ardından frederich andreas geldi. evlenmeyi kafasına öyle bir koymuştu ki, bıçağı saplayıverdi kendi göğsüne, " ya benimle evlenirsin, ya da.." diyerek. hayatta kalmayı başarınca, lou salome evlendi onunla. ancak ilişkiye girmedi ve bekaretini muhafaza etti inatla. hayatının bu dönemi, hep kendinden büyük adamların aşklarıyla yaşadığı ve bekaretini muhafaza ettiği dönem, büyük olasılıkla babasının boşluğunu doldurmaya çalışmasından dolayı idi. on - on beş yaş büyük adamlar, kocaman sevgiler.. ama asla cinsel bir temas yok.. otuz dört yaşında ilk olarak cinsel aşkı tadıyor lou salome ve hayatının diğer bir dönemi başladı. önce friedrich pineles adında bir hekim.. kendinden yedi yaş da küçük. ardından reiner maria rilke, loudan ondört yaş ufak. kendinden onaltı yaş küçük doktor bjerre ve onbeş yaş küçük doktor tavsk.. kırk ve elli yaşları arasını tam bir erkek düşkünü olarak geçirdi. cinselliğini kendinden büyük aşıklarına, babalarına sunmayan lou, oğullarının koynuna girdi. kimileri (özellikle lezbiyenler) gizli eşcinsel olduğunu düşünüyor, yıllarca aradığının bir kadın olduğunu, o sebeple hiçbir zaman düzenli, uzun süreli, sağlıklı bir ilişki götüremediğini.. kimileri ise erkeğini yiyen dişi örümceklere benzetiyorlar onu; ardında bıraktığı liste de bunu desteklemiyor değil aslında; nietzche ardından delirdi.. friedrich adreas'ın ölmesine ramak kalmıştı. paul ree ardından intihar etti. doktor tavsk da intihardan başka bir çözüm bulamadı..
bir zamanlar inatla koynuna girmediği tiyatro yazarı wedekind, lulu adlı bir oyun yazıp, lou salome'u lulu karakterinde, erkek delisi bir kadın olarak yansıtmıştı, intikamını almak için.. lou'nun geleceği ise, bu oyundan çok da farklı olmadı.
nietzsche'nin yaşamında önemli bir yer edinmiş, melek yahut şeytan olduğu konusunda bir fikre varılamayan özgür hatun. tüm bu özgürlüğüne rağmen belki de bir tepki olarak evliliklerinde ve ilişkilerinde 34 yaşına kadar bekaretini korumuş daha sonra ise adeta bir erkek düşkünü olarak anlatılmıştır.