gerek asaletiyle, gerekse güzelliği ve sempatikliğiyle gönüllerde ayrı bir yeri olan hatundur. şahsıma göre juliet, bu yolda diğerlerine fark atacak her türlü özelliğe sahiptir.
lost'a çok çabuk veda eden ve beni üzen latin güzel ana lucia kanımca dizinin en güzel, egzotik ve fantastik hatunudur. insana fırında sütlaçı anımsatmaktadır.
ulan nasıl adamlarsınız demekten kendimi alamadığım bu ankete neden bir kişinin bile kate austen'la girmediğine doğrusu şaşırıyorum.tabiki de kate austen.
kendisini sürekli toz çamur içinde görmüş olduğumuz için belki güzelliğini pek sergileyemedi ama naçizane fikrim alexin juliet'e 10 basacağı şeklindedir. ama sen hatun halinle ne anlarsın derseniz bişey diyemem tabi.
ilk bölümde uçak tam ikiye ayrılırken arka parçanın en ön, cam kenarında oturan bir hatun vardı. maske takıcam diye uğraşıyordu. bitmiştim ben ona orda mesela. sonra akıbeti ne oldu bilmiyorum. the others tayfasındadır belki dedim ama göremedim. kurtulamadı galiba garibim. ilerleyen bölümlerde görürüz belki. lost bu. kimin nerden çıkacağı belli olmuyor.
tartışmasız ana lucia cortez. her kadından farklı bir güzelliğe sahiptir. hırçın bakışları, konuşma tarzı insanı kendinden geçirir. vücudu da gayet güzeldir. think again lafını söylerken onu elli defa izleyebilirsiniz sıkılmadan. yamulmuyorsam bir ankette dünyanın en erkeksi güzeli seçilmiştir. eşi benzeri yoktur.
dizinin son sezonunda tekrar geri dönmesini beklemekteyiz ailecek.. zira hiç güzel hatun kalmadı.
illa farklılık olacak diye kate son sıraya atılmış yerin dibine sokulmuş. nerdeyse john locke filan denilecek oha amına koyım. zibidiler, tikicanlar, conconlar seviyor diye bu kadar da olmaz ki. sözlük yazarıyım farklı olmam lazım triplerine girmeye ne gerek var. göz var nizam var kardeşim taş gibi hatun işte daha ne olsun.