lost'un bu sezonu tamamlamadan bitirileceği duyumunu almış, bu duyuma dair her ufak ayrıntıyı araştırmaya koyulmuş; ancak bir sonuç alamamış lost hastası kişidir.
edit: bu sezonun mini bir sezon olacağını, "sonra 4. sezon, 5. sezon ve belki 6. sezon olacak" hafif dozlarıyla atlatmış olan ben, bu editi yapmayı gerekli görüyorum.
dizinin yayınlandığı günden bir gün önce ve bir gün sonra kesinlikle uyuyamaz..sonraki günler kendini kurtaramayıp diziye çok yoğunlaşırsa da uyuyamaz..forumlarda sürekli birşeyleri takip eder..dizinin yeni bölümünü hemen download etmek için bilgisayarını sabaha kadar açık bırakır..
lotoda her hafta 4,8,15,16,23 ve 42'yi oynar..hali hazırda bu numaraları türkiye sınırları içerisinde her hafta düzenli olarak oynayanlardan habersiz olarak büyük ikramiyenin hem ona çıkmasını hem de çıkmamasını arzu eder..hele bi çıksın, panik olup etrafta "fo eyt fiftin sixtin tuventri fortitu!" diye gezecek bir deliye dönüşmesi an meselesi olacaktır..
zaten büyük ikramiyeden kazanacağı miktarda 100 ytl olacaktır, eminim..
migroslarda kasadan çıkan "bip bip" sesini duyup panikler, eli ayağı dolaşır, torbaları atar, numaraları girebilmek için kasiyerin üstüne atlar..bağımlıdır ama zararsızdır..
kafasında diğer gündelik zaman işlerinden ve genel düşüncelerden geriye kalan kısımlarında lost'da tam olarak ne olduğunu anlamaya çalışan delidir..teoremler ve çözüm bekleyen herşeye kafa yoran manyaktır..
kuzgunun anlamadığı ruh hali. sonuçta dizidir bu. popüler kültürün bir ürünüdür. sanatla uzaktan yakından alakası yoktur. bu yüzden bu tarz işlere böylesine kapılıp gitmek, küçük ya da büyük ölçekli bir fanatizm oluşturmak çok da mantıklı değildir. hayatta yapılacak daha keyifli şeyler vardır.
(bkz: valla bak)
bir örnekle açıklamak isterim: uçaktasınız. birden ön tarafta oturduğunuzu farkediyorsunuz. malum uçak düşerse kurtulacak kısım sizin bulunduğunuz yer. sonra yavaş yavaş yolcuları süzüp doktor olma potansiyeli barındıranları gözünüze kestiriyorsunuz. acaba 156 milyon doları olan var mıdır sorusu da zihninizi kurcalıyor tabi. bu nevrotik düşünceler içinde kıvranırken aynı anda ağlamaya başlayan iki bebek sesi sizi dünyaya döndürüyor.
lost manyağı böyle bi şey olsa gerek. yani sanırım...
yolda yürürken yağmurun yağmaya başlayacağını hissetse, bi iki damla düşse birazdan yağmurun adadaki gibi şiddetli yağacağını, bi anda bastıracağını sanıp, eve koşarak gitmeye çalışandır. manyağım bu konuda, evet.
uğruna yemeden, içmeden, hatta işemeden bile vazgeçilmiş son zamanların en çok konuşulan üstüne teoriler üretilen her bölümü bir sinema filmi titizliğiyle çekilen ve de izlenen meşur lost disizinin müdavimi manyağı olan insan kişisine verilen addır. bu kişilere aile, arkadaş arasında lostçu da denebilir.
nerde olursa olsun yada nasıl olursa olsun bir şekilde biribirlerini çekebilen (sanırım buna manyetik alan sebep oluyor) lost müdavimi insan kişileridir.
(bkz: lostumu izledim bekliyorum)