soundtrack'i başlı başına bir ekol olan lynch filmi. smashing pumpkins'ten lou reed'e, nine inch nails'den david bowie'ye sürüyle önemli isim içeren bu soundtrack kuşkusuz filmi bu kadar başarılı yapan en önemli unsurlardan biridir.
şarkı listesi de şöyledir:
1. i'm deranged (edit) - david bowie bowie/eno
2. videodrones; questions - trent reznor christopherson/rezn
3. the perfect drug - nine inch nails nine inch nails
4. red bats with teeth - angelo badalamenti nadalamento
5. haunting & heartbreaking - angelo badalamenti nadalamento
6. eye - the smashing pumpkins corgan
7. dub driving - angelo badalamenti badalamenti/lynch
8. mr. eddy's theme 1 - barry adamson adamson
9. this magic moment - lou reed pomus/shuman
10. mr. eddy's theme 2 - barry adamson adamson
11. fred and renee make love - angelo badalamenti badalamenti
12. apple of sodom - marilyn manson marilyn manson
13. insensatez - antonio carlos jobim demoraes/jobim
14. something wicked this way comes (edit) - barry adamson adamson
15. i put a spell on you - marilyn manson hawkins
16. fats revisited - angelo badalamenti badalamenti
17. fred's world - angelo badalamenti badalamenti
18. rammstein (edit) - rammstein kruspe-bernstein/l/
19. hollywood sunset - barry adamson adamson
20. hierate mich (edit) - rammstein kruspe-bernstein/l/
21. police - angelo badalamenti badalamenti
22. driver down - trent reznor reznor
23. i'm deranged (reprise) - david bowie bowie/eno
rammstein in müziğinden marilyn manson'un porno oyunculuğuna türlü psikopatlık barındıran film. hiçbirşey anlamasanızda izlerken kasım kasım kasılır insan, lan ne oluyor der. bu adamın mulholland drive ı da böyle sıçırtır adamı aman aman.
arkadaş ortamıyla izlendikten sonra derin ve uzun soluklu bir çözümleme muhabbeti başlatması çok olası olan film. senaryonun çözümlemesi biraz da izleyicinin yorumuna bırakılmıştır kanımca. çünkü muallakta kalan kısımları vardır... nitekim (bkz: iyi film)
david lynch ten kafa karıştıran, sağ gösterip sol vuran, izlemeye doyulamayacak güzellikte bir şaşı bak şaşır şaheseri.
film düşünme sınırları dışına taşan, insan mantığına kafa tutacak nitelikte olduğundan tavsiye edilir. izlenilmesi gereken favori filmlerim arasında bir film.
yoruma en açık filmlerden biri. bence sinemada bolca görmeye alıştığımız şizofren karakter tahlillerinden sonra bu sefer direkt şizofrenin bakış açısıyla bir film çevrilmiş. yani bize hastayı göstermeyip hastanin gözünden dünyayı göstermiş. ama filmin ne kadarı hastanın bakış açısı o belli değil. açıkçası her seyredişte farklı yorumlar çıkabilir. yönetmen nelerin gerçek, nelerin kahramanın hayal dünyası olduğunu izleyiciye bırakmış. zaman düz bir çizgi gibi akmıyor. nerede başlayıp nerede bittiği belli değil. dick lorent öldü ama ne zaman belli değil. karısı ölmese hapse niye girdi öldüyse diğer sarışın kim? bunların cevabı izleyiciye bırakılmış.
türkçe ismi kayıp otoban olan ,olayların ikili bir şekilde yürüdüğü ve izleyicilerin kafasının allak bullak edildiği bir david lynch filmidir.
mesela film içindeki şahıs cinayeti kabullenmeyip kendisine göre bir hayalle kişilik bölünmesi yaşamış ve başka bir yorum getirmiştir. filmin başından sonuna kadar korkulan o beyaz yüzlü kaşsız kişilik, aslında hiç korkulmaması gereken bir kimliktir sonuçta yargıç olarak orada rol almaktadır.
her david lynch filminde olduğu gibi yine soru işaretleri insanın beyninde bırakılıp filmin sonunda izleyicinin düşünmesi veya filmin tekrar tekrar izlenmesi için elinden gelen yapılmıştır.
ama kısa bir özet yaparsak,
cinsel problemleri olan bir müzisyenin*, karısının* geçmişini göz önünde bulundurarak onu öldürmesi ve bunun sonucunda, elektrikli sandalye ile ölüme mahkum edilmesidir. ama başrol karakterimiz bu mahkum kararı sonucunda ölüm gününü beklerken kendi hücresinde defalarca kez düşünceler harmanına boğulmuş ve sonunda, birden bir sanayi çalışanı* olarak karşımıza çıkmıştır. işte bu noktada kişilik bölünmesi yaşayan şahıs artık, aldatılan koca değil, aldatan kişi olarak bir hayat serüveni yaşamaktadır ve filmin sonlarına kadar bu kimlikte barınan kişiliği film sonunda eski haline dönerek hayali bir cinayet işler ve polislerden kaçmaya başlar. ve filmdeki en ilginç sahne olan, araba içindeki çıldırma* anı ile elektrik çarpılması hissiyle** idam edilmektedir.
1997 yılında çekilmiş psikopatik öğeleri çokça bulunduran,hakkında kitap yazılmış ender filmlerden biridir.kitabı türkçeye çevrilmiştir ama ben piyasada bulamadım.her tarafından açıkta bırakılmıs 1 seferde anlaşılması bayağı zor,insanı korkutan diken üstüne oturtan ve hollywood film tarihinin en korkunç film karakterlerinden olan mystery man(bkz: robert blake) ini hayatımıza kazandıran bir david lynch filmi.şaheseri.izleyin izletin.birde tartışın tam oluyor.denedim oradan biliyorum...
üç defa izlediğim ve her seferinde farklı bir yönüyle gördüğüm bir david lynch filmi. başrollerinde bill pullman ve patricia arquette yer almaktadır. neyse film üzerine biraz notlar verelim:
diyalog az, her karede kopukluk, iletişimsizlik temelli ilişki gösterimleri
konunun başlangıçları ve bitişleri yok. senaryo özellikle karıştırılmış ve her seyirciyi her defasında zihinsel anlamda mağlup etmiştir.
gerçek nedir? bu soru etrafında parça parça hikaye anlatılır. bir çok soru sorarız:
fred karısını öldürdü mü?
eve gelen kasetler neyin nesiydi?
fred le partide konuşan adam kimdi?
renee ile alice aynı kişi midir?
pete ve fred hangi ortak noktada buluşuyorlar gibi sorular... david lynch bir sinema yapıtından ne istediğinizi sorgulamaktadır. bir filmi seyretmenizdeki amaç nedir? peki filmin amacı ne? seyirciyi yüceltir david lynch, onları ciddiye alır.
david lynch, lost highway filmiyle birlikte varlık konusuna, gerçeğe, hayata el atar.yönetmen günümüz insanın zihninde pek çok kez farkedemediği sorunlara cevap vermeye kalkmıştır.
insan kaosa sürüklenmektedir. korkuları karşısında zayıf ve çaresizdir. insan zamanı geçmiş ve gelecek olarak sahiplenememekte ve anın sahibi olmaya kalkmaktadır.belki de bu sebeptendir ki yönetmen filmin gidişatını alt üst etmiştir. hikayeyi parçalara bölmüştür, farklı zaman kulvarları yaratmıştır. seyirci filmi izlerken zamanın devamlı ilerlediğini düşünemiyorsunuz. sanki durmuş bir zaman aralığına, bir bugün ortamına kavuşmaya çalışıyorsunuz
filmdeki ilginç ve benim için önemli olan bir öğe ise mystery man'dir. dick lauren in arkadaşı mı? yoksa bir hayalet mi? filmin iki önemli karakteri olan fred ve pete in de karşısına çıkar. sadece onlarla muhatap olur(fred ile yüzyüze, pete ile telefonda).
kötü ya da iyi, karar veremiyorsunuz. ama korkutucu. gizemli olması korkutuyor seyirciyi. mystery man hakkında pek çok şey söylenebilir ama bence o yönetmenin ta kendisidir. david lynch kendisini böyle göstermiştir. çünkü mystery man yönetmenin karakterlerle konuşmasını sağlamaktadır. fred ve pete ona karşı tam bir yabanacılık sergilerler çünkü o film dışı bir unsurdur; filmin gerçekliği içerisinde varolamayacak kişidir. böyle düşünmemin bir sebebi de olaylara tanık olmasıdır. mesela fred'in dick lauren'i arabaya tıktığı an. tanık oluyor, istediği zaman ortaya çıkıyor yani onun yönetmen olduğunu düşünürsek filmin asli gerçek öğesi mystery man oluyor.
filmle ilgili önemli bir şey ise yönetmenin müziği harika kullanmasıdır. müziği seyirciyi yöneltmek konusunda çok iyi kullanıyor.
son olarak diyeceğim şudur: bu filmi izleyip ay aman hiçbir şey anlamadık, zaten adamın anlaşılma derdi yok, ya siktir edin bazılarıda bu filmden bir şeyler anladığını sanıp entelektüel geçiniyorlar şeklinde muhabbetlere girmeyiniz. benim gibi david lynch i önemli bir yönetmen sayan ve bu yönetmeni cidden seven insanlara saygı duyunuz. özellikle bir şeyler anlamadıysanız, filme veyahut yönetmene bok atmayınız, lütfen susunuz...
renee'nin filmin başında evin önüne konan video kasetle ilgili tedirginliği önemli bir nokta......dick laurentarabanın torpidosundan bir video kaset çıkarır ve pete'e sorar: porno sever misin?
renee'nin banyoda makyajını temizleme sahnesi de önemli yada ben uyduruyorum.
19 haziran'da çıkacak olan yeni bon jovialbümü. albümün ilk singleı (you want to) make a memory 20 mart'ta radyolarda yayınlanmaya başlayacak. bir umutla bekliyorum yine.
bu film aslında kimse bi bok anlamasın diye yapılmış. ama izleyenler kendilerine bok sürdürmemek için filmi anlamış, çok iyiymiş gibi tepkiler veriyorlar. e hadi kolay gelsin.
müzik ve sahneler arasındaki uyumu müthiş, insanı bambaşka boyutlara götüren david lynch filmi. insan bir filmden hiç bir bok anlamadığı halde nasıl bu kadar etkilenebilir anlamıyorum. mulholland drive ve blue velvet'de bu filmle aynı ayardadır. tadından yenmez. tavsiye edilir.
dikkatli izlendiğinde anlaşılan
izleyiciyi vizyona yapıştırmayan orta başarıda sıkıcı bir david filmi.
insanlar arasındaki tribal "mükemmel olmadıgı halde sırf sosyalleşmek uğruna mükemmel miş gibi davranma"saykolocisine şiddetle kitleyen ve aslında karşındaki insanında nasıl biri olduğunu az da olsa anlamana sebep film
1- lost highway
2- summertime
3- make a memory
4- whole lot of leaving
5. we got it going on
6- any other day
7- seat next to you
8- everybody's broken
9- stranger
10- the last night
11- one step closer
12- i love this town
film boyunca, anaa! hassktirrr! eee bu nerden çıktı! bu adam kim len! e olum bu kadın ölmemişmiydi? gibi ünlemler sarfettiren... film bitince, eee sonuç die bakakaldığınız filmi alan arkadaşa "olum bunamı para verdin" gibi yüklenmelerde bulunduğunuz ama gece yatarken biraz düşününce film kafanızda şekillenince wayyy beee lynch amcam nede güzel yapmış dediğiniz.. kesinlikle izlenmeye değer bir şaheser...
klasik bir crushsonrası (kimileri these days sonrası diyor) "para/ödül kazanalım" temalı bir bon jovi albümü. have a nice day gibi dandik bir albümün bon jovi kariyerindeki satış rekorunu kırmasının verdiği gazla hazırlandığı gayet belli. en iyi country şarkısı dalında ödül kazanmanın ardından tarzın daha fazla countrye kaydığını düşünüyorum ben. 'til we ain't strangers anymore isimli şarkıdan (leann rimes düetli) başka fazla bir adam gibi şarkının bulunmadığı bir albüm. aslında güzel bir albüm de olabilir; ancak her dinlediğimi ister istemez eski albümler ile kıyasladığım için beğenmem zor olacak gibi. acı çekiyorum, yüreğim dağlanıyor lan bon jovi'nin şöyle albümlerini gördükçe.
david lynch' in 1997 yılında bizlere sunduğu, kült bir film noir.
karısını cinsel yönden tatmin edemeyen bir adamın, bu konuda duyduğu şiddeli hırsı nasıl psikolojik bir tramvaya çevirdğini anlatan, akıl karıştırıcı, oyun oynayan, seyirci yorumuna açık bir film.
genel itibariyle de "psychogenic fugue" durumunu filminin tabanına yerleştirmiş lynch. bu durum kişinin yaşadığı bir tramva sonrası kendine mental açıdan, yeni aile, yeni iş, yeni bir çevre yaratması durumudur. iyileştiğinde ise eski hayata geri dönüş yaşanır. ve bu bir döngü müdür? evet, aynı bu filmin başının aslında sonu da olabileceği gibi.
kimine göre anlamsız, kimine göre anlamsız olmak için anlamsız, kimine göre de yönetmen mastürbasyonu yorumları yapılan film için, buyrun bir izleme klavuzu: http://www.film.gen.tr/...