sayid jarrah temalı bir dizi olacağı muhakkak. ha bir de black smoke var tabi.. gazap dumanı misyonu yüklenirdi ona da.. ne bileyim bi ada sakini zina falan işlese, işbu duman ney sesleri eşliğinde alır götürürdü onu ebediyete doğru..
john locke: sayiiid! seccademi bulamıyorum kardeşim.
sayid jarrah: kusura bakma hacı abi. ben onu ikindi namazında aldıydımdı. sen büyükbaş kesmeye gitmiştin, soramadım. hakkını helal et!
john locke: estağfurullah sayidciğim. ne demek, her zaman alabilirsin..
------------
desmond: hey sawyer! gel şöyle brada! teknede iki şişe jack daniel's buldum.
sawyer: desmond kardeş, kusura bakma tevbeliyim ben. gel sen de vazgeç bak.. yol yakınken dön..
desmond: neler oldu sana böyle brada!
sawyer: bu arada benim adım da sawyer değil artık.
desmond: ha doğru ilk günden beri bir sürü isim değiştirdin, kimsin sen bitch!
sawyer: gökçek sawyer yeni adım. belediye başkanımız taktı bu ismi bana. çok müstesna birisi kendisi. hem de müslüman oldum allah' ın izniyle...
shannon: aman yarabbim. rabbim sen aklıma mukayyet ol. hikmetinle havalandırdığın uçağımız, hikmetinle yerle yeksan oldu.
jack: allahın işine karışılmaz, bundan sonra burada adadayız. kate seccademi getir canım.
kate: seccade mi? henüz bir mescidimiz bile yok!
sawyer: mescit mi? allah her yerdedir. inanıp gönül kıblemize dönmemiz yeterli
jack(iç ses): hemen atla ön plana çık!.. şu an kalpten buğz ediyorum!
''şübhesiz o ada onlar için bir imtihan yeriydi, ama onların gönül gözleri kapalı olduğundan bunu görmezlerdi, o yüzden onlar allah nazarında kaybolanlardandı.''
eko nun lakabı üstad olurdu ve çeşitli kerametlere sabip olurdu.
lock kaza sonrası ayaklarını yine kullanabilmesi sonras kurban keserdi.
yabandomuzu avlayıp yeme konusunda adada büyük tartışmalar yaşanır domuz eti yemektense aç kalmak kabul edilirdi.
-abi bizim uçak düştü ama daha doğduğumuz gün bu bizim alnımıza yazılmış. allahüteala'ya dua etmekten başka birşey yapamayız. çok şükür elhamdürillah..
-hocam adada garip olaylar oluyor bak.
-allah'ın yarattığı her yer cennetten bir köşedir. her şey olacağına varır. haydin ikindi namazına ceamaat. arap sen de gel..
john locke: hacı, o değil de, hala maklube esprisi gelmedi, ben ona şaşırdım.
sawyer: bekle iki dakka, biraz sonra o da patlayacak, kolormatik gözlüğün arkasından mutlaka gelmeli. itü sözlük yazarları bunu düşünmemiş olamazlar.
walt: gördün mü dede? toz bulutunu gördün mü?
john locke: korkma yavrum korkma! azrail'in dünyada vuku bulmuş hali o.
walt: neden insanları alıp götürüyo ki?
john locke: allah' ın takdiri evladım. bizlerin gücü bunu bilmeye yetmez.
walt: beni de alır mı? ya seni? ya babamı?..
john locke: vecibelerimizi yerine getirmezsek, oruç tutmaz, namaz kılmaz, zekat vermezsek, hepimizi götürebilir.. bu yüzden önce sakin olmalıyız. sadece ibadetimize bakalım yavrum. bize kötü bir şey yapmaz allah'ın izniyle..
walt: bu ne john amıca?
john locke: tavla evladım.
walt: nasıl oynanıyo?
john locke: öğretirim ama parasına oynamıcaksın...
walt: eyvallah john amca...
o sırada adanın farklı bi' köşesinde.
sawyer: keşke sigara olsa da yakıp içsek mk...
kate: abdest alalım önce...
sawyer: yine kültür çatışmasından komiklik yapmaya çalışmışlar, olmamış, bi sikime benzememiş.. ne diyosun kate
kate: bilmem, bişi diyemiyorum, bırak eğlensin çocuklar
sayid: beyaz ismimi yanlış okudu, allah onu bildiği gibi yapsın
john locke: işte jacobun kulübesi.sonunda bulabildik.
benjamin: yerinde olsam o kadar çabuk sevinmezdim john.
john locke: niye benjamin ? kulübeyi bulduk işte.
benjamin kulübenin üstündeki yazıyı gösterir ve kamera önce yavaşça sonra hızlı bir şekilde yazıya odaklanır:
hurley: dharma makrube yollamış bu postada. bugün iyi doyacağız.
locke : dikkat edin tencereden çıkarırken devirmeyin!
hurley: tamam inşallah. sayid abi sen ne yapıyorsun o aletlerle ?
sayid: bu uçağın anons hoparlörü. karakutuya ezan okuyup kaydettim. otomatiğide bağladım, ezan saatlerinde ezan okunacak artık inşallah.
(derinden sesler duyulur.) - allahu ekber allahuu ekberr.. le ilahe illallahh allahu ekber...
jack:neler oluyor orda!?
locke: kurban kesiyorum jack!!
sayide namazın nasıl kılınacağı, namazın ortasında selam vermeden kalkılamayacağı muhtemelen öğretilirdi, zira sayid abimiz 4 parmaklı heykelin önünden tekneleri ile geçerken maç yapıyormuş edasında namazı selamsız sabahsız bırakıp heykele odaklanmıştı. ayrıca john lock da ev abisi tadında adanın abisi olarak atanabilir, dharma binalarının biri dershane olarak tahsis edilip walt öss ye hazırlanabilirdi.