bir girisini gördükten sonra mouse'un sizi hakkında herşey butonuna götürdüğü, bilen olduğu hemen her girisinden belli olan, sinirli dördüncü nesil yazar. atraktiftir kendisi. ayrıca sözlükte ses getirecek eylemler planladığını düşünüyorum
kendisini takip ve takdir ettiğim on üç yazardan, kendisini takip ve takdir ettiğimi bilen iki yazardan biri.
oldukça iddialı ismi kendisine yakışacak kadar iyi yazan adıyla müsemma yazar.
"bir şeyin adı biraz da kendisidir" savını "bir yazarın 'nik'i biraz kendisidir"e dönüştüren dost... okumanın keyifli olduğu anları yaşatır her daim. yüreğine sağlıktır.
her güzel ve iyiye daimi geç kalmışlığımın son düş kırıklığı, sözcükleri perdahlayıp cümlelerini simleyerek yüreğinin mazrufunu zarflyan ancak onu tamamıyla yapıştırmadığı umulası yazar. her gidiş bir varıştır diyerek dimağ semalarımızda yeniden uçuşlar yapması da aynı umutlar dahilinde.
"belki yarın belki yarından da yakın" deyip zamanı öteden beri veya "uyuyup uyancaz uyuyup uyancaz" çocukluğunda bir sabır tesbihi çekmek de vaktin o derin boşluğuna, geride bıraktıklarıyla çare olabilir.
hem bakmasın yüreği elinde kalakalmışların nemsiz gözlerinin nasırlı donukluğuna ve de giderayak helalleşme gönül rahatlığına; kelimeler öyle mi? "onları seveceksin" der cemil meriç. karşılık beklemeden seveceksin. yoksa yarım kalmış ekmek gibi değil sahiden arkandan ağlarlar. çünkü yazar'san başka nimetin var mı?
kelime sihirbazı yazar... öyle kelimeleri yanyana getirir ki büyülü cümleler kurar...girilerini takip ettiğim çok iyi tanımasam da kendisini takdir ettiğim yazar...
uzun uzun mesajlar attığında ona tek cümlelik cevap verince insan kendisini suçlu hisseder.
ama anlattığı şeyleri onaylamaktan başka bir şey gelmez elden. ne de olsa haklıdır... *
kelimelerin efendisi.bu kadar iddialı nickin sanırım kendisinden başkası hakkını veremezdi bu camiada.yazdığı her kelime cuk diye yerine oturuyor,başka bir kelimeyle ya da eş anlamlısıyla değiştirseniz bile kendisinin kullandığı kelimenin yerini tutamaz.kendisini tanımam etmem ama karşı grupta olmasını istemezdim doğrusu.kelimelerin, efendilerine ihanet edeceklerini hiç zannetmiyorum.
bu beyefendi için artık düzgün bir yazı yazmak vakti geldi galiba. "galiba" diyorum, çünkü hala tanımıyoruz birbirimizi. az çok tanışıyoruz yalnız. az, çok değil. ne garip, taa ilk giride "bilgilendirici başlık"lardan bahsetmişim. sonra düşündüm, nasıl bir insan acaba lord word. sigara içer mi. ankara nasıl bir yer. insanları tanıyamamak ne acayip, sadece tanışıyor olmak. yazabilecek çok şey varken ne kadar da azı ait oluyor insana.
"ne söylenebilir! tam çağıydı. olağandık.
sabahlarda süzgündük, ancak akşamlarda vardık.
ne söylenebilir! her şey düzeliyor sandık.
..."
uzaklarda tanıdık birilerinin olması güzel bir şey.
sözlükte üşenmeyip,pes etmeyip,büyük bir azimle girilerini taradığım,taramak ne kelime çoğunu okuduğum ilk yazar*..henüz tek de..her noktası her ünlemi,olması gereken yerde..yazıların ardından derin bir nefes almak gerekiyor..sindirilmesi zor..kendi ruhumu okur gibiyim satır aralarında..tanımıyorum..ama saygı duyuyor muyum?..kesinlikle..*