lise ingilizce öğretmenimin 'ı am a longman but ı am not a dictionary ' şeklindeki ölümcül espirisine kaynak olan bir aralar içinde sophisticated sözcüğünün kaşarlanmış olarak çevrildiği kitapçık.
istanbul üniversitesiyabancı diller bölümü'yle öğrencilere ders kitaplarını zorunlu olarak aldırma anlaşması imzalamıştır. öğrenciler, longman'ın kitaplarını aldıklarında kendilerine bir de şifre verilecek ve ödevlerini, internet'ten bu şifreyi girerek gönderebilecekler. orijinal kitapları almayıp fotokopi çektirirlerse, hâliyle şifreleri olmayacak ve ödev veremeyecekler. bu da 300 milyona varan kitap setlerini herkesin almasını de facto zorunlu hâle getirecek.
burada suçlu olan longman mı? elbette değil. ticarî aşağılıklar tarihinin ucuz şirket zihniyetini bundan sorumlu tutmamak gerek. burada hesap sorulması gereken, yabancı diller bölümü'nde ya da rektörlükte bu anlaşmayı imzalayan kişiler. gizliden gizliye "parası olmayan okumasın" şiarını güden bu insanların, gece yattıklarında hiç mi sızlamayacak acaba kalpleri, beyinleri? üç kuruş burs aldığında havaya uçan öğrencilere, 300 milyonluk kitabı dayatmaya çalışanların hiç mi vicdanı yok acaba? adam, bu çocuklar zaten alabilse alırlar o kitabı. bıyıkları birbirine geçmiş, renkleri kaymış john'ları mary'leri görmektense, onlar da renkli renkli kuşe kitapları almak isterler elbette. bre hiç mi insaf izan kalmadı dünya'da. çürümenin bir eşiği yok muydu ulan?