bilgisayar başında tek başına takılırken, yazmasını beklediğin kişinin çevrimdışı oluşunu gördüğün an,
sırf tek başınasın diye, 8 kişilik masaların yumuşak koltukları yerine tahta sandalyede oturamak zorunda kaldığın an,
"dışarı çıkıp arkadaşlarla bi şeyler içeyim" dediğinde, kimsenin telefonu açmadığı, bakkala gidip bira aldığın an,
hayvan gibi yemene rağmen, bulaşığın birikmemiş olduğunu gördüğün an,
eğlenmeye gittiğinde bar taburesinde oturmak zorunda kaldığın an,
artık kendi sesini unutmaya başladığın an,
dizi, film, sözlük üçgeninde hangi saat ne gelişme olduğunu hatırladığın an,
canın çok sıkıldığında, seni anlayacak tek kişi olan anneni arayıp bulamadığın an,
babana son bi kez sarılmak istediğinde artık çok geç olduğunu anladığın an,
doğum günü, sevgililer günü gibi günlerin sonunda telefonunda kalbini çarptıracak kadar özel bi kutlama mesajı olmadığını gördüğün an,
başına trajik bi olay geldiğinde, anlatacak kimseyi bulamadığın an,
kahkahalarla güldüğün esprinin devamını getirerek muhabbetin bokunu çıkaracak birinin olmadığını fark ettiğin an,
sevdiğinin "
başkasını seviyorum" dediği anda arkada hafifçe çalan şarkıdır...
the most loneliest day of my life...
but its mine...