nerde ilk 5-10 sayısı dedirten dergi..yarılarak okurdum bi aralar ama gittikçe kötüleşiyor,konu salağı nın eklenmesinden sonra daha başka yazarların gelmesiyle iyice zevk vermemeye başladı..eski lombağı özledik..
eskiden leman'ın 5. sayfasında yer alırdı. leman'dan ayrıldıktan sonra eskisi kadar güzel olamadı.
fatih solmazve bahadır baruter'in düzenlediği köşeydi. bu köşede yayınlanan karikatürlerden iki-üç kitap çıkardılar yanlış hatırlamıyorsam.
ekim sayısıyla bilimum okurlarını hayrete düşürmüş mizah dergisidir. uzun süredir bu kadroyu hiç birarada hele ki lombakta hiç görmemiştim dedirtti biz okurlarına.. bir de ekim sayısının 80 sayfa olması şenlik, cümbüş, nümayiş fırtınaları estirdi evlerimizde.. penguen çizerlerinin büyük çoğunluğunun bulunduğu ekistıra bi dergi olup çıkıvermiş, dadından yinmiyor.. şaşkınız.. ahan da çiziktirenler:
temalı laf oyunu esprilerini kaldıracak bir dergi değildir. erdil yaşaroğlu'nun "kafası bulanmış insani özellikler sergileyen hayvanlar" temalı esprileri de lombak tarzı değildir.
lombak dergisini (benim gözümde) penguen'den ayıran özelliği, "üstün kardeşler"in "yuh amına koyum" dedirten onca karakteri***, "memo tembelçizer"in "envai çeşit hayvanlıkları"*, "deli cevat" ve olmazsa olmaz "cihangir'de bi ev"di. tabii yeni olmasına rağmen cihan ceylan ve nuri çetin de dergiye çok şey katanlar arasındaydı.
bunlar olmayınca, lombak dergisinin pek bir özelliği kalmamış. istedikleri kadar yıkılmadık ayaktayız desinler, benim gözümde yıkılmışlar.
fotografı bulamadım ama anlatabilirim bir sürü oyuncak yamuk yumuk ayıdan olusuyor..ve bu nicklerin hepsi ekşi sözlüksuserleri..anlayan elini kaldırsın..
lemandan ayrılan daha sonrada kendi içinden kemik dergisini çıkaran mizah dergisi.. enteresandır kemikde şimdilerde dibinden ilik adlı dergiyi çıkarmaya başladı yavaş yavaş çoğalıyolar yani
artık hiç bir albenisi kalmayan aylık dergidir. bu kadar okunmuşluk sonrası söylemesi ne kadar zor olsa da artık üst düzey bir dergi değıldir ve ne yazık ki batarken* yanında kemik dergisini de batırmıştır*.
ocak sayısında barış atar, betül yılmaz, serkan yılmaz, yetkin gülmen.. artık lombak değil, fermuar olan dergi. hal böyle olunca lombak efsanesi ne acı ki bitmiştir. akibetinin fermuar gibi olacağı şüphesiz. geçmişteki lombak kalitesi dikkate alınınca çizgiroman değil, milliyet kardeş ya da türkiye çocuk okuyormuşuz hissi uyandırıyor. bu gidiş ile birçok okuyucusunu üzen bitmeye yüz tutmuş aylık mizah dergisi.
kenan yarar'ın hilal'i yeniden çizmeye başlaması, ayı oğlu ayı (bkz: yetkin gülmen), toraman (bkz: serkan yılmaz) gibi karakterlerin de katılmasıyla çıtayı tekrar yükselten mizah dergisi. bu gidişatı biraz daha yükseltirlerse eski günler yakındır.
bünyesine kattığı yeni yeteneklerle** şu sıralar eski tadını yakalayan mizah dergisi.
öyle ki uykusuz'un aşırı popüler olmasıyla birlikte, lombak sanki daha lezzetli bir dergi oldu. yetkin gülmen ise altın çağını yaşamakta. diğer çizerler de gayet iyiler.
böyle devam...
penguen dergisi yazarlarından alpay erdem, penguen dergi grubunun aylık dergisi lombak taki 10 arkadaşı ile birlikte penguen dergi grubundan ayrılmış. ayrılan bu ekip cici adında haftalık mizah dergisi çıkaracakmış.
çok güvenilir olmasa da iyi bir kaynakdan böyle bilgi geldi. denk geldim mi okurdum. ekibin gitmesi ile kapanabilir. yazık oldu lombak'a.
çok güvenilir bir kaynaktan(gasta bayii) aldığım bilgiye göre basımı ve yayımı sonlanmış olan mizah dergisi.
yeniyetme çizerlerine alışamadığımdan mıydı bilmiyorum ama epeydir takip etmediğim bir dergi haline dönüşmüştü. geçen ay son bir şans verdim ve aldım. meğer son sayısını almışım, bugün anladım sözlük.
lemanyaktan ayrılan tayfanın zamanında çok iyi işler başardığı ve en çok satan dergi konumuna ulaştırdığı ancak önce üstün kardeşlerin ve emrah ablak'ın sonra da uykusuz tayfasının ayrılmasıyla güç kaybeden, alpay erdem ve göxel'in ayrılmasıyla 99. sayıda paydos diyen dergi. şu sıralar ciltleri uygun fiyattan satılmakta, ilgisi olan varsa kaçırmasın derim...
bugün çok sevdiğim birinden ilk sayılarının olduğu cildi ödünç aldım. heralde ilk sayısı çıktığında bu derginin ben lise 1'de idim.
her neyse... bugün şöyle bir baktım da, şimdiki dergilerle o zamanki dergiler arasında ciddi bir uçurum var. yani akp hükümetinin etkisi mi; yoksa para kazanma telaşesine düşüp "daha küçük yaştakilere de hitap edelim" diye düşündüklerinden mi bilemeyeceğim.
fakat başta kenan yarar olmak üzere bir çok çizerin öykülerindeki şiddet ve erotizm dozu, şimdikilere göre daha yüksekmiş. biz de o ergenlikle nasıl okumuşsak bu hikayeleri, travmaları halen duruyor. o derece yani.
şöyle örnek vereyim: "fırat" gibi bir şirinlik ve masumluk abidesi yok. onun yerine doğumgününde arkadaşlarıyla grup seks yapan "tuğçe" var. (hatta andaç gürsoy bu yüzden yargılanmıştı herhalde. zannedilmesin ki çocukları grup seks yaparken çizdiği için savunuyorum o'nu. hatta yanlış bir şey. ben sadece aradaki farkı anlatmak için böyle bir örnek verdim.)
sözü şuraya getirmek istiyorum: muhalefet olduğunu iddia eden "karikatürist mizah" kesimi, artık eskisi gibi değildir. uç noktalarda dolaşmıyordur. dediğim gibi ya ülkenin geldiği durumdan dolayı, ya da maddi sorunlardan dolayı ortalama ve komik hikayelerle geçiştiriyorlar dergiyi. eskisi gibi emek göremiyorum. "napsak gülerler ve bize taparlar" mottosundalar... aynen devam...