geldiğini duyunca heyecanla depoya iner kapıyı kilitlersiniz.
işte orada duruyor. kutusu bile ne kadar güzel. ah o koyu yeşil ve siyah tonlar.
kalbiniz küt küt atarken kutuyu titreyen ellerinizle zarar vermeden açarsınız.
özenle çıkardığınız parçaları bir araya getirir o yeni ürünlerden yayılan garip kokuyu içinize çekerken her parçasını şefkatle okşar hayran hayran bakarsınız.
sonra kendinize gelirsiniz.
parçaları tekrar aynı şekilde kusursuzca kutusuna, onu satın almış zengin ipne için geri koyarsınız.
sonra gider snopy direksiyonunuzla kavga edersiniz. ağzına sıçarsınız garibin. öfkeyle köklersiniz, kırılsın diye hoyratça kullanır, incitirsiniz narin, plastik ve bir o kadar dandik gaz pedalını.
(bkz:
isyanım var ulan)