ülkemde çokça görülen olaylardan biridir.para bastırırsın diplomanı alırsın, o diplomayla işe girersin,ehliyet alırsın vb. olayları gerçekleştirirsin. sınavlarda sıfır çekmelerde sırf bu rant ve para hırsından kaynaklamaktadır.
(bkz:
sıfırlar sizin üniversiteler bizimdir)
okuma yazma dışında fazla bir şey bilmeyen profesörlerin olduğu düşünülürse gayet normal hatta daha da affedilebilir durum.
öss'de ortalama sadece 17 tane türkçe neti çıkarabilen yurdum insanının düştüğü akıl almaz durum.
*
nadir görülse de kesinlikle olan bir gerçektir,türk eğitim sisteminin ne kadar kötü işlediğinin göstergesidir. liselerimiz okuma yazma bilmeyenlerden çok doğru dürüst okuma yazma bilmeyen insanlar mezun ederler,haksızlık edilmemelidir. 8. sınıfa gelip adını soyadını bile yazamayan kişilere tarafımdan defalarca rastlanılmıştır. 8. sınıfa kadar adını yazmayı öğrenemeyen bir adamdan da liseden mezun olana kadar çok bir gelişme beklenemez. çünkü öğrenememe sebebi gerizekalılık değil,serseriliktir.
itü mezunu olmak ama türev almayı bilmemek gibi ironik bir durum.
bi zamanlar beyazın canlardırdığı karakterlerden biri olan psikopat ın söyleyebileceği cümlelerden biri. lise mezunu olmanı istiyorum ama okuma yazma bilmeni istemiyorum..
baba parasıyla sınıf geçmek,
diplomayı bakkaldan almak.
(venom, 15.09.2005 08:54)
ben böyle eğitim sistemini de,böyle okul müdürünü de,böyle öğretmeni de,böyle öğrenciyi de... dedirten bir halet-i ruhiyedir.
oyunu bitirmek ama oyunu hiç oynamamak gibi bir durum. bu tür kişilere,
öl ve hayatını yaşama demek gerekir, hatta demeyip direk kafa göz girişilse yeridir.
lisede olup çarpım tablosunu bilmemek,9'la 3'ü toplayamamak gibi bir şeydir.o sınıfa kadar en basit şeyleri yapamadan nasıl gelinir anlamam.
(çarut, 15.09.2005 23:10)
gelişemememizin sebeblerinden biri,başlıcası.
üniversite mezunu olup okuma yazma bilmemekten iyi bir durum.
torpille alakası olmayan, sadece eğitim sistemi gereği devletin bir öğrenciye aynı sınıf için tekrar masraf etmek istememesi ve öğretmenlere "kimseyi sınıfta bırakmayın" denmesinin sonucudur. öğretmenlerin hiç biri bu durumdan zevk alıyor olmamakla birlikte tek suçluymuş gibi yansıtılması ilginçtir.
liseyi okuma yazma bilmeden tamamlayan bu şahsiyet
öss'ye de "aman sanki bütün girenler okuma yazma mı biliyor?" diyerek girer ve şansını dener..kolay gelsin diyoruz.
en fazla "lise mezunu olup okup yazma bilmeyen" kesmin üzülmesi gereken durumdur. bu ülkede spastik, engelli diye tabir edilen ve bu şekilde nitelendirilmelerine inat avukat, yazar ve daha nice mesleğe sahip insan var. kendilerini gayet iyi ifade edebiliyor bu kişiler. engelli değil de "insan" olarak nitelendirilmeyi hak eden insanlar var bu memlekette, bu boktan eğitim sisteminden çıkma.
sonra yöneleceğimiz grup aileler tabii. kendi neslinin devamı olarak dünyaya getirdikleri çocuklarını, toplumda bir baltaya sap olamamış nesiller ordusuna katılmaktan başka şansı olmayan, ülkenin zor yaşama şartları altında ezilmeye terkedilen bir durumda bırakan ailelerine. ilgisiz ailelere. vicdanı olmayan ailelere...
üçüncü olarak bu boktan sistemin bir dişlisi olmaktan rahatsız olmayan öğretmenlere, müdürlere ve bizi yönettiğini zanneden duyarsızlara. genelleme yapmıyorum tabii ki. herkes kendini biliyor. bu ülkenin geleceği olan nesillere herşeyden azar azar öğreten ve sonunda geleceği inşa edileceği yerde duran "hiçbirşey öğrenmemişler" ortaya çıkaran duyarsızlara benim lafım. müdür yardımcılığı ya da müdürlüğü mastürbasyon yapmak zannedenler muhattabım.
iğnenin en çok acıtması gerekenler de bunu gören, gözlemleyen ve seyreden herkes. lafım kendime. yıllarca ensemize vurup lokmamızı aldılar. uyutulmuşuz hepimiz. sessiz sedasız büyüyoruz...
türkiyede çok da şaşılmaması , olabilir karşılanması gereken hadisedir. zira üniversitede okuyup da adolf hitler in adını bir kere bile duymamış , ''edison stüdyosu'' nu ''ediz hun stüdyosu'' olarak yazan tiplerin olduğunu düşünürsek , bu durum garipsenecek bir durum değildir.
belki durum bu kadar kötü değil ama düz liselerin sayısal sınıflarında henüz toplamayı bile bilemyen öğrenciler vardır.çarpım tablosunu işin içine katmıyorum bile.bize onu nasıl öğrettilerse üniversitede bile unutulma ihtimali yüksektir hergün tekrar edilmesine rağmen !
türkiye de yaşıyorsanız doğaldır..
yabancı dilde pekala olabilir.