|
|
- kızların gerek kıyafetleriyle gerekse saçları ve makyajlarıyla yaşlarından çok büyük göründüğü aslında görünmeye çalıştıkları, öğrencilerin lise mezuniyetlerini kutladıkları ve dağıttıkları balo.
- artık liselerden çıkmış anaokullara kadar sıçramış olan, masraf, can sıkıntısı- alkolsüz olması sebebiyle- anne zorlamasıyla gidilen, herkesin 3-4 senede görülmemiş bir değişime uğradığı, piyanist şantörlerin para kazanabilmesine olanak sağlayan biraraya gelişler.
- gavur dünyasında kızların büyük bir bölümünün bekaretlerini kaybettikleri kanlı balo.
- okulunuz herhangi bir mekanla sınırsız alkol şeklinde anlaşırsa, gecenin sonuna doğru etrafta şakşuka oynayan onar kişilik gruplar görülebilir.
- okulun ayarladığı mekandan, kendi planladığınız kutlamaya kadar geçen süre zarfında eziyetle eş tutulabilecek fakat sonrasında eğlencenin tavan yaptığı balo. özellikle lise hayatınız boyunca açılmak istediğiniz kızla/erkekle birlikte gidilince daha farklı bir havada geçmesi normaldir.
- kızların son derece süslenip tanınmaz hale geldikleri ve de eğlencenin sabaha kadar sürdüğü,ömür boyunca unutulmayacak bir gece.
- en çirki kızların bile çok güzel olabileceği nadir saatler.
- içkiyi fazla kaçırınca gecenin devamını hatırlamadığın hatırladığında da kankam dediğin çocukla öpüşme ihtimalinin çok yüksek olduğu yer
- ortama dahil olmadan önce eğer smokin giyecek iseniz sizden başka en az 2-3 kişinin smokin giyecek olması gerekmektedir. yoksa giymeyiniz veya birkaç kişiye zorla smokin giydiriniz. eğer herkes takım elbise - kıravat şeklinde katılmış ise ve bir tek siz smokin giyiyor iseniz hoşgeldiniz medrano sirkine.
(bkz: tecrübe)
- öss ile yakın tarihlere denk gelmesi sebebiyle, katılımcıların yüzlerinde sıkıntı sebepli çıkan sivilceler olması, gece boyu net-puan hesabı yapılması, üniversiteyi aynı şehirde okuma ve aynı evde kalma planları ile geçen; platoniklerin belki son kez görüyorum düşüncesiyle bol bol sevdiği ergeni kesmesi ve gecenin sonunda herkesin kırmızı göz ve burunlarla mekanı terk etmesi adetten olan balodur.
- uzun süredir samimi olunan kız vardır baloya davet edilir(amaç dans ederken duyguları dışarı vurmaktır seni seviyorum ulen demektir)..lakin kız onunla gelmeyi reddeder.. böyle oluncada kızın gönlü yokmuş deyip duygular dizginlenir birşey söylenmez bi daha bu kişiye..aradan 1 yıl geçer bu konu açılır..neden benimle gelmedin diye sorulur kıza o da, ben seninle arkadaş olarak değil sevgili olarak baloya gitmek istiyordum o sırada çıkmıyorduk o yüzden reddettim deyince yazar içinden ben bu hayatın taaa .mına koyem len diye söver..işte hayatta bi kere yaşanabilecek olan lise balosuna bi hiç uğruna yalnız gidilir..
not:hatun kişiyle son söylediklerinden sonra irtibat kopartılmıştır ve hala sebebini bilmemektedir..
- 'ne umdum ne buldum' sözü mezuniyet baloları için söylenmiş olabilir.proje ve planlama bakımından süper, usül ve uygulama olarak ise hüsran olur genellikle. (bkz: abi hani gece uzun olacaktı)
- kızlar kadar erkeklerin de yoğun hazırlıklar yaptığı gecedir. takımı almak, kravat seçimi, kravat taksam mı takmasam mı sorunu, babadan saati(ve bazıları için arabayı) yalvar yakar alma vs. vs.
batı özentiliğiyse batı özentiliğidir; lakin özeniyorum lan adamlara. ne güzel mezun oluyorlar sonra şak! 10 ayrı house party, sabaha kadar süper ortam.
(bkz: american pie)
- (bkz: çırağan sarayı)
- ilk içkiler içilip ikincilere geçildiği sıralarda -ara sıcaklar beklenirken- elektriklerin kesilmesi ile herkesin bir ağızdan bugün bile halâ kimin başlattığını bilmediğimiz samanyolu şarkısını söylemeye başlamasıyla yoğun bir duygu seli yaşanan gece.
bütün dönem kollarını omuzlarda kenetlemiş, bir yandan hem sevinçten hem de birlik ve beraberlik duygusundan gülümsüyor, bir yandan da ayrılacakları için gözlerden pıtır pıtır düşen yaşlara hakim olamıyor, en piç arkadaşların bile gözleri dolmuş, bu esnada da herkes en yüksek sesiyle ortamı daha da melankolik yapan şarkıyı söylüyor:
[chorus]
bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek...
(bkz: anlatılmaz yaşanır)(mavio, 08.02.2007 10:58 ~ 10:59)
- ilginç ve bir o kadar da görkemli aktivite...
öss'ye girilmiş, kep töreni olmuş, okulla ilgili son atraksiyonun vakti gelmiştir. evet, o atraksiyon tabi ki mezuniyet balosudur ve bir lise öğrencisinin olmazsa olmazıdır.
eğer erkekseniz işiniz nispeten kolaydır. birkaç hafta öncesinden (eğer zamanınız varsa) güzel bir takım alırsınız. okulda sürekli gömlek ve kumaş pantolonla dolaşsanız bile takım elbise içinde değişik görünürsünüz. kızlar için ise durum daha zor sanırım. onlar "gece elbisesi" bulmak zorundadır, işleri bizlerden hem daha zor hem daha zahmetlidir.
neyse efendim, eğer ebeveynler götürmüyorsa (ki erkeklerde genelde böyle olur) birkaç arkadaşla sözleşilir ve merkezi bir yerde buluşulup -genellikle taksiyle- balonun yapılacağı mekana gidilir. eğer benim gibi çok nadiren şatafatlı atraksiyonlara katılan biriyseniz mekanın güzelliği karşılığında büyülenirsiniz (bizim balonun yeri de güzeldi hani). tanıdık yüzler ararsınız önce. erken geldiyseniz yapacak birşey ararsınız ki bu da genellikle ya mekanla ilgili geyikler olur ya da fotoğraf çekmek (eğer ikincisini yaparsanız ve kendi fotoğrafınızı çok az çekerseniz anneniz kızar, evet ben bunu yaşadım). dakikalar geçer, gelecek olanlar gelir, ortam kalabalıklaşır ve balo denilen olay başlar...
yemek masası... aklınızda hep bunun son geceniz olduğu vardır bir yerlerde. bol bol geyik çevirilir, belki gelmeyenlerden bahsedilir ve okul anılarından söz edilir. asla yalnız olmadığınızı anlarsınız çünkü arkadaşlarınız da bunun son geceniz olduğunun farkındadır. dakikalara geçer, tatlı servisi olur. bu dakikalarda grupta yavaş yavaş kopmalar meydana gelir çünkü insanlar sıkılmaya başlamıştır. mekanı araştırmaya başlanır. büyük ihtimalle bulunacak bir yerlerde küçük bir grup oluşturarak sohbet edilir. garip sohbetlerdir bunlar çünkü hiçbiriniz rahat değilsinizdir: alışık olmadığınız kıyafetler, bu saatlere kadar birlikte takılmaya alışık olmadığınız topluluklar, istemeden gelen bir resmiyet...
bütün bunların sonunda, dj amcalar nihayet hareketli birşeyler çalmaya başlar. yavaşca eğlenme havasına girersiniz. tahmin etmediğiniz insanları göbek atarken, oradan oraya koştururken görürsünüz ve içinizden "vay be!" dersiniz. son geceniz mükemmel gitmektedir. uzun lise yıllarını ve girdiğiniz illet sınavı çatlatırcasına eğlenirsiniz. tek düşündüğünüz budur, son gecenizde mutlu olmak. (ha bu arada eğer dans etmek için müzikten anlayışınız chemical brothers, fatboy slim ya da daft punk'sa, ıı, böyle bir beklenti içine sakın girmeyin. ben de isterim hey boy hey girl çalsınlar ama...)
derken dakikalar ilerler ve son olmazsa olmaza gelinir: tabi ki son dans. bu kısım bazıları için bulanık olabilir (benim gibi) çünkü eğer senelerdir aşık olduğunuz bir kız varsa ve bu kız da onu bilmekte ama karşılık vermemekteyse, büyük bir ikileme girersiniz. dansa kaldırmalı mı, yoksa kaldırmamalı mı? arkadaşlarınızın "sen salaksın oğlum!" cümleleri arasında şarkı biter, elinizdeki fırsat akar gider. geceniz kendini imha butonuna basmak üzeredir. ama ne olursa olsun buna izin vermezsiniz, doğa izin vermez.
gecenin sonunda arkadaşlarla vedalaşılır, herkeste tatlı bir yorgunluk ve hüzün vardır. okul atraksiyonları bitmiştir...
taksiden inip eve doğru yürürken aklınızda how to disappear completely vardır, çünkü herşey bitmiştir. istemeye istemeye evinize, annenizin, babanızın, ablanızın yanına dönersiniz. "çok eğlendik ya!" diye savuşturursunuz soruları.
artık liseden mezun olmuşsunuzdur.(noscho, 03.07.2007 16:10 ~ 20:25)
- kızların o gece takacakları bir küpe hakkında bile üç saat konuşabildikleri balodur.
|