kastırıcılık bakımından
fuzuli de o sınavlara girse bi
şikayetname daha yazardı diye düşündüğüm sınavlar.
e hocam öss de çıkmıyo ki bunlar
şöyle de böyle de
öyle ya da böyle
bi şekilde
sınavlar test olurdu
tabi çöm olduğumuz lise biri saymazsak
kopya çekmeden geçmenin zor olduğu sınavlar. çok pis koyar.
2 nin üzerinde not almanın çok zor olduğu sınavlar.
fen lisesi öğrencilerine çoğu zaman tübitak sınavından daha kastırıcı gelen sınavlar.(bkz.
abartmaya inanmak)
eski türkçe ile yazılmış şiirleri günümüz türkçesi ile yeniden yazmanınızın istenildiği, aruz ölçüsü sorularının bol olduğu, en abuk şiirlerden en abuk anlamları çıkarmanızın beklenildiği sınavlardır.
teşekkür veya takdir almak için çalışılması ya da kopya ile bir şekilde notun yüksek tutulması gereken ders.
ezber. ezber . ezber...
sınavlardan sonra hemen ezberledikleriniz unutmanız gerekir yoksa kafanız su kaynatır, patlarsınız
(cupid, 16.09.2005 11:52)
kastırma paragraflara, kastırma cevaplar verme furyası.
(gakko, 25.07.2007 21:14 ~ 21:17)
kazık ve saçma
sınavlarde vazgeçtim
öğrenci olmaktan
ve sıramın gözünde sakladıklarım
deste deste kopyaydı hocam...
test mantığına alıştırılan öğrencilerin klasik yazılı sonrası döküldüğü sınavlardır. öğretmen suçlu hisseder kendini, yazıktır.
(idiot, 12.12.2008 00:25)
şimdi yanlış anlaşılmak istemem ama kronik bir sayısalcı olmama rağmen bence o kadar da sert geçmezdi bu sınavlar. bizim hoca mı kolay soruyodu diyeceğim ama 3 ayrı edebiyat hocasının sınavına girdim pek bir fark göremedim. bence divan edebiyatını öğrenmek çok da zor ve kötü bir şey değil. eğer birazcık ilgi ve merak varsa içinizde bunu siz de yapabilirsiniz.
not: biliyorum biraz kalktı benimki
*(drps, 12.12.2008 00:35 ~ 00:36)
yunus emre edebiyatımızda neyin temsilcisi sayılır?
benim yanıt:garip akımı
doğru yanıt:tasavvufi edebiyat
arada yaklaşık 6 yy lık bir fark var.kendimi savunma tarzım:
-bari iyi sallasaydın evladım.
-ben yunus'un ne yaptığını biliyorum hocam, tamam ama çok acıklı dile getirmiyor mu yani üzgün adam garip,garip yani,,
(bkz:
aruz vezni)
(bkz:
kafiye)
(bkz:
edebi akımlar)
bir de dilbilgisi ve kompozisyon kısımları olurdu.
gazel yada kaside verip bunu kim yazmış hangi dönemde yazılmış diye soran doğru yanlışların bile yanıltma amaçlı konulduğuna göre cevapladığımız ve anca yarısını tutturduğumuz, sınav boyunca yazmak için ter döktüğümüz yorumlarımızın üstünün en fazla iki saniyede çizildiği hocamızın kendisini ispatlamak, namını tüm okullara duyurmak için sınıfın en başarılısına bile 2-3 zar zor verdiği sınavlar aklıma gelir.
herhangi bir ikinci yeni şairinin ilk defa gördüğüm şiirini açıklama sorusu.bi de buna cevap verirken acaba bunu yazan zat cidden anlamlı şeyler mi yazmış yoksa atmış mı diye iç geçiriyorsunuz.mesela kara trenler çikolata yemiş diye bir dize falan vardı.biz de sınıfça doğaçlama girdik ama olmadı tabi.
taaşşuk u talat ve fitnat a ''taşşakı talat la fitnat'' yazıldığı sınavlardır.
(bkz:
asıl ben bilirim çünkü gördüm)
(bkz:
bir arkadaş)
kopya dağıtmaktan kendi kağıdıma yazı yazamadığımı hatırlatır hep.buna rağmen ea okuduk iyi mi?
sayısal öğrencisi olduğum için hep soruları bilerek girdiğim sınavlardı.
özellikle bir sayısal öğrencisi için eziyet olabilecek sınavlardandır. hele bir de edebiyat hocası dünyadaki en saçma insanlardan biriyse eyvahlar olsun! vakti zamanında lisedeyken hoca(!) olan şahsiyet sınavlarda şöyle bir prosedür işlerdi;
i. sınav 15 dakikadır. (kendisi cep telefonun kronometresini kurar ve saniye şaşmazdı.)
ii. sınavda bir şiir ezberleyip yazmak zorundasın, tabi ki şiiri hoca belirler. (bir keresinde sakarya türküsü'nü ezberletmeye çalışmıştı, şaka gibi ama yaptı!)
iii. bir sırada iki kişi oturur ve arada çanta olmak zorundadır.
ey adam zaten 15 dakika neyin hesabını yapıyorsun! hatırlayıp hatırlayıp içim sızlıyor be!
aa bir de derse 5 dakika geç kalan her öğrenci insanından 10'ar lira toplardı! acımaz gözümüzün yaşına bakmaz alırdı paraları, neymiş efendim sene sonunda eğlence yapacakmış, hay ben senin eğlenceni de eğlence anlayışını da!