alper tunga öldü mü
eşsiz acun kaldı mı
emdi yürek yırtulur
doğru yazımı ve lelafuzu nümismatik olan; nümizmatik bilimi gibi yanlış bir bilim adı.
(bkz:
nümismatik)
'soygazların' bir önemi olduğu ama o önemin ne olduğunu hatırlamadığımı hatırlıyorum.
(bkz:
i hate chemistry)
en iyi sanatçı
anketi falan verilirdi. o
anketlere şahin k yazdığımız anlar.
"science is the study of the universe"
"frequency is the number of cycles per second" bir de "bodmas", yani parantezli işlemlerde bölme, çarpma, toplama, çıkarma şeklindeki işlem yapma sırası.
kör macit
q=m.c.t
anası mezar dikecekmiş
en,esi,mez,ar,dik,ecek,miş(ne .ok a yaradıklarını bile bilmiyorum)
mutlu deve
m=d.v
rusların karadeniz'e inmek istemesi
akıntının hızı..hesaplamak zevkilydi, nehir falan bariz çizilirdi problem çözülürken, akıntı yönü çizim üzerinde gösterilirdi.
nehire düşen bir yüzücü arkadaş veya yolunu kaybetmiş bir kayıkçı problemlerin başlıca kahramanları olurdu, özleniyor bazen..
yıllar geçer insan dayanamaz ufak kuzenin ev ödevini falan yapar bu konuyla ilgili olarak..
sizden adam olmaz. sizi üniversitenin kapısından içeri bile almazlar ... doğrultusunda birçok cümle.
kit
q=i.t(bu "t", "delta t" de olabilir emin değilim)
vır
v=i.r (r büyük harfle olacak diye biliyorum)
not: bana bakmayın ben tm den mezun oldum.
(kl7mu, 08.12.2007 22:38 ~ 22:38)
"burdaa.."
ders sırasında kapı çalınır ve de bir öğrenci sınıfa dalar:
- hoccam, pınar hocca(müdür yardımcısı muhtemel) ayşe nazımınıyalı çağırıyo.
(kl7mu, 08.12.2007 22:55)
(helia, 08.12.2007 23:03)
ilkokulda eksi bir sayı yok derler. gayet safsınızdır inanırsınız. sonuçta hoca bu ne diyorsa o. ortaokula geçersiniz eksi bir sayı vardır ama eksi sayının karekökü olmaz der hocalar. ona da eyvallah dersiniz ama liseye gelince eksi sayının da karekökünün alındığını görürsünüz. şöyle bir dönüp ilkokul çağlarınıza bakarsınız matematiğin zamanla ne kadar değiştiğini görürsünüz. allahtan üniversitede herhangi bir değiştirmeye gitmedi hocalar yoksa matematiğe olan inancımı sonsuza kadar kaybedebilirdim.
rusların sıcak denizlere inme politikası
yan sırada oturan güzel kız(opsiyonel)
''em eşittir emsıfır bölü kök içinde bir eksi vkare bölü ckare'' ilk duyduğumuzda lasssiktirgit diye hocaya sövmüştük..zaten bu sene össde de çıkmadı bu konu..
(bkz:
rölativistik parçacıkların hareketi)
1- bunları mutlaka dinleyin üniversitede işinize yarayacak.
2- bunları mutlaka dinler gibi yapın öss' de çıkmayacak.
sonuç;
1- onları mutlaka dinlesek de üniversitede bi bokumuza yaramadı. ( sanki herkesin bölümü aynı anasını satayım )
2- onları mutlaka dinler gibi yaptık. derslerden bize tek kalan da dinler gibi yaparken çevirdiğimiz geyiklerdi.
yararlısının olduğu gibi zararlılarının da olduğunu öğrendiğimiz cemiyetlerdi. alışkanlık gibi bişey çağrıştırırdı; '' ne sanki alışkanlık mı bu .mına koyim? zararlısı, yararlısı var ahaha! '' şeklinde koparırdı dönemi. umut sarıkaya yine yaran tespitiyle anımsatmıştı geçenlerde;
(görsel:
umut sarıkaya/19497)